3. Hukuk Dairesi 2023/3010 E. , 2024/1150 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/140 E., 2022/613 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Dosya içeriğine göre, Mahkemece verilen kararda kabul edilen ve temyize ko…
**3. Hukuk Dairesi 2023/3010 E. , 2024/1150 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/140 E., 2022/613 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Dosya içeriğine göre, Mahkemece verilen kararda kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 4.733,54 TL olup karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında kaldığından, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalılara ait taşınmaz müvekkillerinin kendilerine ait olduğunu sanarak ve tamamen iyi niyetli olarak taşınmazın üzerine ağaçlar dikip yetiştirdiklerini, davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere, 25.000,00 TL'nin (ıslahla 73.109,00 TL'nin) ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili; davacılar ile müvekkilleri arasında bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkillerinin murislerinin yıllar önce kendilerine ait bir kısım yerleri ayrı ayrı kişilere sattığını, bu şekilde satış yapılan şahıslardan birinin de Portakal soyadını taşıdığını, davacılarında imar uygulaması ile oluşan parselasyon sonucu 2 nolu parsel sınırları içerisinde kalan yerleri Portakal soyadlı kişilerden satın aldıklarını, davalılar adına kayıtlı 27 nolu parselin ise hiç bir zaman satışa çıkarılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.09.2012 tarihli ve 2008/330 E., 2012/351 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 73.109,00 TL'nin davalılardan tapu kaydındaki hisseleri oranında sorumlu olacak şekilde tahsiline, 25.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, ıslah ile artırılan kısma ilişkin faiz talebi bulunmadığından bu kısma yönelik faiz yürütülmemesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 16.12.2013 tarihli ve 2013/11737 E., 2013/17999 K. sayılı ilamıyla; "...davalılardan ...'ın 19/11/2007 tarihinde vefat ettiği, davanın ise 12/08/2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı yanın sağ olup olmadığını araştırmaksızın, ölü kişiye açtığı davada anılan davalının mirasçılarının davaya dahil edilerek, aleyhlerine hüküm oluşturulması isabetli bulunmamıştır.