Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/1125 E. , 2024/5711 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/1125 Karar No : 2024/5711 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ... VEKİLİLERİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bo…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/1125 E. , 2024/5711 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/1125 Karar No : 2024/5711 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ... VEKİLİLERİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Yapı İnşaat Taahhüt Gayrimenkul İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2012 ila 2015 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ortak sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ve tebliğine ilişkin evrakın Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen dosyaya ibraz edilmediği dolayısıyla usulüne uygun olarak kesinleştiği ortaya konulamayan söz konusu borcun davacıdan aranmasında hukuka uygunluk görülmediği, ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiği buna göre davacı adına düzenlenen değinilen ödeme emirlerinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri yönünden dava reddedilmiş, ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ise iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1, 2, 3, 7 ve 8. sıra numaralarında yer alan kamu alacakları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusu, sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 5 ve 6. sıra numaralarında yer alan kamu alacaklarının davacının ortaklığının sona erdiği 12/03/2015 tarihinden daha sonraki tarihlerde doğduğu buna göre davacının söz konusu borçlar nedeniyle ortak sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk görülmediği, ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak düzenlenen ihbarnameler ve ödeme emirlerinin şirkete elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edilerek şirket nezdinde kesinleştirildiği ve malvarlığı araştırmasından söz konusu borcun şirketten tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı buna göre davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 5 ve 6. sıra numaralarında yer alan kamu alacakları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusu ile ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkraları kaldırıldıktan sonra ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 5 ve 6. sıra numaralarında yer alan kamu alacakları yönünden iptal edilmiş, ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri yönünden ise dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve söz konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, 25/10/2013 ile 12/03/2015 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı, 29/05/2014 ila 12/03/2015 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin tetkikinden anlaşılmıştır. Dava konusu ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağı asıl borçlu şirkete ait 2013 ila 2015 yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının, şirkete 2018 yılı içerisinde tebliğ edilmesine karşın ibraz edilmemesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan katma değer vergisi tarhiyatından kaynaklanmaktadır. ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının mükellefin kendi beyanlarına istinaden düzenlenen tahakkuklara ait olduğu ve aynı döneme ilişkin şirketin bir başka ortağına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davaya ait Danıştay Üçüncü Dairesinin E:2024/4608 sayılı dosyasına sunulan belgelere göre asıl borçlu şirket tarafından 21/11/2016 tarihli başvuru ile 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında borçların yapılandırıldığı görülmüştür. ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının ise 2017 yılı içerisinde verilen Ba-Bs düzeltme formu üzerine 2012 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezalarına ait olduğu anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlere ilişkin "Bilgi alma ve inceleme hakkı" başlıklı 614. maddesinin 1. fıkrasında, her ortağın, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilecekleri ve belirli konularda inceleme yapabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kural altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 5 ve 6. sıra numaralarında yer alan kamu alacakları yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde gerekli kaynağın elde edilmesi amacıyla vergi ve diğer kamu alacaklarının takip ve tahsili için hukuki düzenlemeler ve ayrıcalıklı yetkilerle kolaylık ve hızlılık sağlanmasının doğal olduğu kabul edilmekle birlikte bu konuda bireylerin hakları ve hukukun genel ilkelerinin de göz önünde bulundurulması hukuk devletinin bir gereğidir. Kamu hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli düzenlemeler yapılırken elde edilmek istenen kamu yararıyla bireysel haklar arasında bir dengenin kurulması gerekir. Mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuni olması ve kamu yararına dayalı meşru bir amacının bulunması yeterli olmayıp ayrıca müdahalenin ölçülü olması da şarttır. Hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında dikkate alınacak ölçütlerden biri olan Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ölçülülük ilkesi uyarınca mülkiyet hakkının sınırlandırılması suretiyle elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir dengenin sağlanması zorunludur. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir. Limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin ortaklık sıfatından doğan ve bu dönemlere dair yapılacak bir inceleme sonrası salınacak vergi ve kesilecek cezalardan sorumlu tutulabilecekleri açıktır. Ancak, ortakların takibi aşamasında, kusursuz sorumlu olduklarından bahisle kendilerine orantısız bir külfet yüklenmemesi gerekmektedir. 6102 sayılı Kanun'un 614. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, limited şirketin bütün hesap ve işlemlerine yönelik olarak denetim ve gözetim yetkisi bulunan ortakların, şirket faaliyetlerini ve temsile yetkili kişilerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini denetleme, inceleme ve bu konularda bilgi alma hakları bulunmaktadır. Buna göre, sadece ortaklık sıfatının devam ettiği dönemlerde şirket işlemleri hakkındaki her türlü bilgiye erişme imkanı olan ortakların, paylarını devrettikten, başka bir ifadeyle şirketle bağlarının ortadan kalkmasından sonra ortaklıkları döneminde gerçekleşmeyen fiiller sonucunda ortaya çıkan kamu alacağından, salt vergilendirme dönemlerinde payları bulunduğundan bahisle sorumlu tutulmaları düşünülemez. Bu durumda, 12/03/2015 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan, şirketle hukuki ve fiili bağlantısının kalmaması nedeniyle ortaklık sıfatının kazandırdığı düzeltme beyannamesi verme ile ibraz etmeme fiillerine yönelik olarak bilgi alma ve inceleme hakkı olmayan dolayısıyla herhangi bir müdahale imkanı bulunmayan davacının, takip edilen kamu alacağına ilişkin vergilendirme dönemi ortaklık sıfatının bulunduğu döneme ilişkin olmakla birlikte yukarıda belirtildiği üzere pay devrinden sonra gerçekleşen fiiller sebebiyle salınan vergi ve kesilen cezalardan sorumlu tutulması, ortaklık sıfatından kaynaklanan kusursuz sorumluluğu aşan mahiyette ölçüsüz bir müdahale olduğundan ve kendisine orantısız bir külfet yüklediğinden gerek Ba-Bs düzeltme bildirimlerinin verildiği gerek yasal defter ve belgelerin ibrazının istendiği yılda ortaklık sıfatı bulunmayan davacının şirket tüzel kişiliği adına kesilen özel usulsüzlük cezaları ile cezalı katma değer vergilerinden ortak sıfatıyla sorumluluğundan bahisle düzenlenen ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmemiş olup Vergi Dava Dairesi kararının bu ödeme emirleri yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun düşmemiştir. Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmakta olup gerek 21/11/2016 tarihinde asıl borçlu şirket tarafından gerçekleştirilen yapılandırma gerek ihlali sırasında şirketle ilgisi bulunmayan davacının bu durumu sorumluluğunu ortadan kaldıracağından ... ve ...takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1, 2, 3, 7 ve 8. sıra numaralarında yer alan kamu alacakları nedeniyle sorumlu tutularak takibe alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararının davanın değinilen kamu alacakları yönünden reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 5 ve 6. sıra numaralarında yer alan kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Davacı temyiz isteminin kabulüne, 4. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ... takip numaralı ödeme emrinin 1, 2, 3, 7 ve 8. sıra numaralarında yer alan kamu alacakları ile ..., ... ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.