TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/350 Esas KARAR NO : 2025/487 HAKİM : Dr. ...... KATİP : ....... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ....... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan…
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/350 Esas - 2025/487 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/350 Esas KARAR NO : 2025/487 HAKİM : Dr. ...... KATİP : ....... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ....... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2022 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu iki taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda karşı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigortacısı olduğunu ve müvekkilinin maddi manevi zararlarından poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin yaşamış olduğu kaza neticesinde hayatının tamamını yada ciddi bir kısmını başkalarının yardımıyla yapacak hale geldiğini ve ekonomik geleceğinin ciddi anlamda kayba uğradığını, bu maddi zararların yanında oluşan kaza sonucu ağır yaralanan müvekkilinin aldığı yaraların vücudunda ömrünün sonuna kadar giderilmeyecek izler bıraktığını ve sakatlığı nedeniyle yıllarca sirayet edecek acı, elem ve ızdıraplarının hiçbir telafisi olmayacağını belirterek davanın kabulüne, ZMMS limitlerini aşan sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı için şimdilik 100,00 TL'nin ve müvekkilinin yaşadığı elem ve ıztırabın bir nebze azaltılması bakımından 62.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazaya konu aracın İMMS Sigortası olup İMMS kapsamında maddi ve manevi tazminat talepleri için teminat limiti 250.000 TL ile sınırlı olup bu tutar içinde manevi taleplerin ise 62.500 TL ile sınırlı olduğunu, ZMMS teminatının tükenmiş olması halinde mağdurun maluliyetinin tespit edilmesi gerekmekte olup kazanın 24.09.2022 tarihinde meydana geldiğini, mağdur açısından 3 ay iş göremezlik süresi tanımlandığını, mağdurun alt ekstremite maluliyeti olduğu dikkate alınarak raporun düzenlenebileceği en erken tarihin 24.12.2023 olup rapor tarihinde maluliyetin tespit edilebilir durumda olmadığını, kaza tespit tutanağından görüleceği üzere davacının kaskı takılı olmamakla , koruyucu tertibat kullanmadığı açık olup tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın mahkemenin takdirinde olmakla manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını ve sigorta teminatları dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun temerrüt tarihinden başlamakta olup kazaya karışan araçların hususi olduğu dikkate alınarak kaza tarihinden avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekili 28/08/2025 tarihli dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi ile dosya kapsamındaki talepleri bakımından sulh olduklarını, karşılıklı olarak herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, ibraname gereği karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep etmiştir. HMK'unun 315.maddesinde; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir," hükmü düzenlenmiştir. Somut davada, tarafların dava konusunda uzlaştıkları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortadan kalktığı görülmekle; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; Harçlar Yasası'nın 22.maddesinde düzenlenen, "davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır," hükmü doğrultusunda, ön inceleme aşaması tamamlanmadan taraflar sulh olduğundan, karar ve ilam harcının 1/3'ünün alınmasına dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tarafların sulh olduğu cihetiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Tarafların sulh olduğu anlaşılmakla; davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 205,13 TL harcın, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile, fazla alınan 410,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Tarafların sulh dilekçesi dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan (sulh protokolünde arabuluculuk ücretinin davalı tarafça karşılanacağı beyan edilmiş olduğundan) tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde iş bu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025 Katip ..... ¸ Hakim ...... ¸