Başvuru, beraat kararıyla neticelenen ceza yargılaması sırasında avukata ödenen ücretin tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, avukatlık giderlerinin tazmini için Hazine aleyhine açılan davada yerleşik içtihada aykırı karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; beraat kararıyla neticelenen ceza yargılaması sırasında avukata ödenen ücretin tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, avukatlık giderlerinin tazmini için Hazine aleyhine açılan davada yerleşik içtihada aykırı karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1978 doğumlu olup Kayseri'de ikamet etmektedir. Başvurucu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması üyesi olma suçlamasıyla 19/10/2018 tarihinde gözaltına alınmış; bir gün gözaltında kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Başsavcılık 9/2/2019 tarihli iddianameyle terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilmesi talebiyle başvurucu aleyhine kamu davası açmıştır. İddianamede başvurucuya yöneltilen suçlamanın dayanağı olarak Bank Asyaya para yatırmış olması ve sosyal medya paylaşımları gösterilmiştir. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesince 29/3/2019 tarihli duruşmada, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, Bank Asya hesabında bulunan ve 668,05 TL'ye ulaşan paranın cüzi ve olağan bankacılık işlemlerine ilişkin olduğunun anlaşıldığı belirtilmiş; ayrıca başvurucunun sosyal medya paylaşımlarını örgütü dinî bir yapı olarak görmesi sebebiyle yaptığına yönelik beyanının itibar edilebilir bulunduğu ifade edilmiştir. Ceza soruşturması sürecinde kendisini avukat ile temsil ettiren başvurucunun lehine 450 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Beraat kararı, kanun yollarına başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Başvurucu 30/5/2019 tarihinde Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) Hazine aleyhine tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde, haksız gözaltı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebinin yanında ceza soruşturması sürecinde avukata ödediğini ileri sürdüğü toplam 000 TL ücretin de tazminini talep etmiştir. Başvurucu, ceza soruşturması sürecinde kendisini temsil eden avukatı tarafından düzenlenmiş 26/3/2019 tarihli 000 TL tutarlı serbest meslek makbuzunu da dava dilekçesine eklemiştir. Hazinenin savunma yazısında, başvurucunun kendi fiiliyle gözaltına alınmasına sebebiyet verdiği, dolayısıyla gözaltının haksız sayılamayacağı ileri sürülmüştür. Mahkemece 12/9/2019 tarihinde, başvurucunun maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul edilerek başvurucu lehine 53,43 TL maddi, 100 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun beraat ettiği davada avukata ödediği vekâlet ücretinin tazmini talebinin Yargıtay Ceza Dairesinin 18/2/2019 tarihli ve E.2018/8525, K.2019/2137 sayılı kararı dikkate alınarak reddi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtayın söz konusu kararla içtihat değişikliğine gittiği ve başvurucunun ceza davasında avukatla temsil edilmiş olması sebebiyle avukata ödediği ücretin lehine hükmedilen maktu vekâlet ücretini aşan kısmının başvurucu ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir. Başvurucu bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde başvurucu; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/1/2019 tarihli ve E.2017/12-769, K.2019/48 sayılı kararında 5271 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında tazmini gereken zararlar arasında avukatlık ücretinin de sayıldığını belirtmiştir. Ayrıca Yargıtay Ceza Dairesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun oybirliğiyle verdiği karardan hiçbir gerekçe belirtmeden farklı karar vermesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu ifade etmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 28/10/2019 tarihinde istinaf talebini esastan ve kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar 31/10/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/1/2019 tarihli ve E.2017/12-769, K.2019/48 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...5271 sayılı CMK'nın 'Tazminat istemi' başlıklı maddesinin birinci fıkrası davacının tutuklandığı tarih itibarıyla;'(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.'Şeklinde düzenlenmiş, koruma tedbirleri nedeniyle tazminatın hangi hâllerde isteneceği on bent hâlinde sayılmış, 2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un maddesiyle anılan fıkraya 'k) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,' bendi eklenmiş, fıkranın son cümlesinde de kişilerin koruma tedbirleri nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten talep edebilecekleri belirtilmiştir. Maddi tazminat ile davacının malvarlığında meydana gelen somut bir azalma ya da kazanç kaybı, ödediği avukatlık ücreti gibi masrafların karşılanması amaçlanırken, manevi tazminat kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden mahrum kalması nedeniyle duyduğu elem, keder, ıstırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yöneliktir. ..." Yargıtay Ceza Dairesinin 17/12/2018 tarihli ve E.2018/6834, K.2018/12190 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Beraat hükmünün verildiği tarihten önce düzenlenen ve avukatlık ücreti olarak ödendiği iddia edilen bedelin geçerli bir belge ile ispatlanması halinde maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınabileceği, incelenen dosya kapsamında, ceza davasına esas Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasına ilişkin ödendiği belirtilen 331,93 TL ye ilişkin banka dekontlarında, bu paranın ne için gönderildiğine dair bir açıklamanın bulunmadığı, diğer yandan, davacının tazminat davasına esas dosyada kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca lehine 000 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, bu dosyada davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş ise de, ceza dosyasına ilişkin yasa yollarına müracaat edilerek giderilebilecek olan bu hukuka aykırılıktan kaynaklı uğranılan 000 TL tutarındaki zararın tazminat davasında ileri sürülemeyeceği, davacının ancak bu miktarı geçen ve serbest meslek makbuzu ya da muadili bir belge ile ispatlanan vekalet ücretinden kaynaklı zararının maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınabileceği hususu gözetilmeden, davacının vekalet ücretinden kaynaklı maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yerine, kabulüne dair yazılı şekilde hüküm tesisi,...Kanuna aykırı olup ... hükmün bu sebeplerden dolayı ... BOZULMASINA," Yargıtay Ceza Dairesinin 18/2/2019 tarihli ve E.2018/8525, K.2019/2137 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"... Dairemizce gidilen görüş değişikliğine göre; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı olup, ... BOZULMASINA," Benzer yöndeki birçok karar arasından bkz. aynı Dairenin 18/3/2019 tarihli ve E.2018/8541 K.2019/3660 sayılı; 17/6/2019 tarihli ve E.2019/2447, K.2019/7317 sayılı; 13/11/2019 tarihli ve E.2019/714, K.2019/10830 sayılı; 1/2/2021 tarihli ve E.2019/2214, K.2021/934 sayılı; 26/12/2022 tarihli ve E.2022/2068, K.2022/10607 sayılı kararları.