12. Ceza Dairesi 2024/2615 E. , 2024/4361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2024/9 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi
**12. Ceza Dairesi 2024/2615 E. , 2024/4361 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2024/9 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 13.10.2020 tarihli sanık hakkında basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerektiğine ilişkin bozma ilâmı üzerine yerel mahkemece basit yargılama hükümleri uygulanarak sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, karara yönelik katılan vekilinin itirazı üzerine yerel mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-d-e., 62/1, CMK'nın 251/3, TCK'nın 51/1-3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düşme kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hükmedilen cezanın usul ve Yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere, katılan vekilinin temyiz sebepleri ise; cezanın tür ve miktarının yeterli olmadığına, sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü saat 22:30 sıralarında sanığın idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, bölünmüş, iki şeritli, 8 metre genişliğinde, düz, eğimsiz, asfalt ve kuru zeminli, görüşün far ışıkları altında açık olan yolda gece vakti seyri sırasında seyir istikametine göre sol tarafından kaplamaya girerek karşıya geçmek isteyen katılan yaya ...'a çarptığı ve katılanın hayati tehlike geçirmesine, 6 derece kemik kırığı ve yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, tali kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2.b-d-e maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Tebliğname ile dosyada zamanaşımını kesen en son işlemin sanık hakkında mahkemesince verilen 29/12/2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla hükmün bozulması ile düşmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 29.12.2015 tarihli ilk mahkumiyet hükmü ile incelemeye konu 31.01.2024 tarihli hüküm arasında mahkemece sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak kurulan 01.09.2022 tarihli mahkumiyet hükmünün bulunduğu ve bu hükümle zamanaşımı süresinin kesilerek yeniden işlemeye başladığı anlaşılmakla tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.