12. Ceza Dairesi 2020/4900 E. , 2023/2888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/134 E., 2016/35 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükt
**12. Ceza Dairesi 2020/4900 E. , 2023/2888 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/134 E., 2016/35 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/134 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2020 tarihli ve 2016/101353 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; 1.Kararın eksik inceleme ile verildiğine, kusur tespitine, 2.Bilinçli taksirin olayda söz konusu olmadığına, 3.Tayin edilen cezaya, 4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Olay günü saat 15:15 sıralarında sanık sürücü ..., sevk ve idaresindeki 12-D-0138 plaka sayılı minibüs ile zemini karlı ve buzlu D-950-07 kod nolu devlet karayolunu takiben Bingöl ili istikametinden Genç ilçesi yönüne doğru seyirle İçmeler Kavşağına geldiğinde idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip kontrolünden çıkarak sola yönelen vasıta ile kavşak çıkışında orta refüj bördür taşlarına çarptıktan sonra refüje girerek takla atması sonucu yolcu ...'nın öldüğü, şikayeti devam eden bir kişinin hayati tehlike geçirecek şekilde, şikayeti bulunmayan müştekilerin ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır. 2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2015 tarihli olay yeri keşif ve ölü muayene tutanağında, maktulün kesin ölüm nedeninin kaza sonucu kafa travmasına bağlı olarak öldüğünün tespit edildiği görülmektedir. 3.Kaza tespit tutanağında; olay mahallinin meskun mahal dışında, 7 metre genişliğinde, tek yönlü, orta refüjle çift platforma ayrılmış olan asfalt kaplama devlet yolu olduğu, yatay güzergah virajlı, düşey güzergah eğimli, havanın sisli, zeminin karlı ve buzlu olduğu, kazanın meydana geldiği kavşağın yaklaşımında kazaya karışan ... sürücüsüne hitaben “Ana yol – Tali yol” trafik levhası mevcut olduğu, aracın refüjdeki bordür taşlarına çarptıktan 10 m sonra refüj üzeriden son konumunu aldığı, aracın sürücü yanındaki yolcu koltukları haricindeki diğer koltuklarda emniyet kemeri bulunmadığının belirlendiği, sanık yönetimindeki minibüsün arka lastiklerinin kar lastiği takılı olduğu ancak ön tekerleklerine kar lastiği takılı olmadığının tespit edildiği, kusura ilişkin olarak da, sanığın bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-b (aracın hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiğinin bildirildiği görülmektedir. 4. 08/01/2015 tarihli Olay yeri inceleme raporunda; kazanın meydana geldiği Bingöl-Genç karayolunun bölünmüş yol olduğu, yolun kısmen hafif buzla kaplı olduğu, ... isimli şahsın kullandığı bildirilen 12 D 0138 plakalı beyaz renkli Ford Transit marka minibüsün, Bingöl Genç karayolunun Genç istikametine doğru olan kısmında İçmeler Toki yol ayrımının bulunduğu noktadaki kavşakta orta refüjün içerisinde Bingöl istikametine doğru lastiklerinin üzerinde olduğu, aracın Genç istikametine doğru yolun sol kısmında bulunan refüje köşesinden çarparak refüje ait taş banketi kırmak suretiyle girdiği, refüjün köşesindeki çarpma noktasından araca olan mesafenin 10,30 metre olduğu, Genç istikametindeki yol şeridinin 3,9 metre mesafede olduğu, aracın lastiklerinin sağlam durumda olduğu, sağ tarafa ait arka cam ve kelebek tabir edilen ... camlarının kırılmış olduğu, aracın göstergelerinin sıfırda durduğu, vites kolunun boşta olduğu, yol üzerinde herhangi bir fren veya kızaklama izinin olmadığının belirlendiği görülmektedir. 5. Yargılama aşamasında yapılan keşif sonucu düzenlenen 14/08/2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda; ... şoförü ...'nın asli kusurlu, aracın bakımından sorumlu işleten Sait Kızıltan'ın 1. derece tali kusurlu, yolun bakımından sorumlu kurumun 2. derece tali kusurlu olduğu bildirilmiştir. 6. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 23/11/2015 tarihli raporda; "Bu duruma göre; 1- Sanık sürücü ..., idaresindeki ... ile karlı ve buzlu yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemiş, hızını yol şartlarına göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, hafif virajın bulunduğu kavşağa yaklaşırken hızını uygun seviyeye düşürmemiş, bu haliyle hızını zemin şartlarına göre ayarlamaması ile birlikte sevk ve idare hatasıyla vasıtanın kontrolünü kaybederek kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle asli kusurludur. 2- Mevcut veriler ışığında değerlendirme yapıldığında olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı davranışının olmadığı anlaşılan müteveffa yolcu süleymen TASALI ile yaralı yolcular, olayda, kusursuzdur. 3- Olay, sanık sürücünün yukarıda belirtilen hatalı tutum ve davranışlarından meydana gelemiştir. Yolun yapım onarım ve işaertlemesinden sorumlu Kurum ve/veya kuruluşa kusur izafe edilmesi uygun görülmemiştir..." şeklinde görüş belirtilmiştir. 7. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul ettiği ve savunmasında özetle; "...Olay tarihinde sevk ve idaremdeki yolcu minibüsüyle Bingöl - Genç istikametinde seyir halindeydim, kazanın meydana geldiği TOKİ İçmeler mevkiine geldiğimde yol çalışması vardı, gidiş - gelişli yoldan bölünmüş yola girdim, yolun sol şeridinde devam ederken yolda meydana gelen çökmeyi farkedemedim, bir an ... basamaktan düşer gibi oldu, zemin de buzluymuş aracın kontrolünü kaybettim, orta refüje çarptım, ... yan yatarak refüjün içerisine düştü, araçta bulunan şahıslardan biri açılan kapıdan düştüğü için vefat etti, diğerleri de yaralandı, kazanın meydana gelmesinde benim bir kusurum yoktur, kaza esnasında aracın hızı yaklaşık 65-70 km/h civarındaydı..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 8. Kazada ölen ...'nın mirasçılarının ve nitelikli şekilde yaralanan Hasip Kaplan'ın da sanıktan şikayetçi oldukları ve Mahkemece 11/06/2015 ve 08/10/2015 tarihlerinde haklarında katılma kararı verildiği, kazada basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanan ...'ın ise soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığını beyan etmesine, şikayetten vazgeçmeden vazgeçme mümkün olmadığı halde yargılama aşamasında hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir. 9. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ...'nın minübüs şoförü olarak çalıştığı, olay tarihinde sevk ve idaresindeki 12 D 0138 plaka sayılı araçla Bingöl ili Genç ilçesine doğru yola çıktığı; havanın sisli, zeminin karlı ve buzlu olduğu; tek yönlü, asfalt kaplama yolda Bingöl Merkez İçmeler Toki Mahallesi mevkiine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması sonucu; yolculardan ...'nın öldüğü, şikayeti devam etmekte olan katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde, şikayeti bulunmayan diğer müştekilerin ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olaya ilişkin Mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A. Tebliğname Görüşü Yönünden; Tamamen kusurlu sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 ücü maddesinin altıncı maddesi uyarınca sürücü belgesinin 3 yıl süreyle geri alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. B.Sanık ve Sanık Müdafinin Temyiz Sebebi Yönünden; 1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden Oluş, dosya kapsamı, sanığın ikrarı, ölen ve yaralananlar hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Kusur Durumu Yönünden Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 23/11/2015 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, buna göre sanık sürücü ..., idaresindeki ... ile karlı ve buzlu yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemiş, hızını yol şartlarına göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, hafif virajın bulunduğu kavşağa yaklaşırken hızını uygun seviyeye düşürmemiş, bu haliyle hızını zemin şartlarına göre ayarlamaması ile birlikte sevk ve idare hatasıyla vasıtanın kontrolünü kaybederek kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle tamamen kusurlu olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ve sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3. Bilinçli Taksir Hükümleri Yönünden; Sanığın münibüs şoförlüğü yaptığı ve münibüslerin de ticari araçlardan sayıldığı dolayısıyla yolcu taşıyan bu münibüsün kış ayında kar lastiği takma zorunluluğunun bulunduğu, buna rağmen kazanın meydana geldiği ayın kış mevsimi aylarından olan ocak ayı olduğu, münibüsün arka lastiklerinde kar lastiği olduğu halde ön lastiklerinde kar lastiği takılı olmadığı, sanığın olay günü kar lastiği olmadan yola çıktığında aracın kayma ihtimalinin yüksek oluşunu ön görebilir olması gerektiği, kazanın meydana geldiği gün de yolların karlı olduğu halde yolcu taşımaya devam edip, Bingöl ilinde Genç istikametine doğru yola çıktığı, Bingöl Merkez çıkışında münibüsün yolda bulunan kar ve hızı sebebiyle kayarak takla attığı, hayati tehlike geçirecek derecede yaralanan katılan ...'ın; aracın çok süratli olduğu, yaklaşık 140 km/s hızla buzlu yolda seyrettiği, kazadan hemen önce bir yolcunun ''yavaş ol'' diye şoförü uyardığını daha sonra aracın kontrolünü kaybettiğini ve kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, müşteki ...'ın da şoförün aracı oldukça süratli kullandığını beyan ettiği dikkate alındığında; 27 Kasım 2012 tarihli Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2012/KDGM-07/DENETİM sayılı Genelgesi, ile yolcu ve yük taşıyan ticari araçların 1 Aralık - 1 Nisan tarihleri arasında kış lastiği kullanmalarının zorunlu olduğu, aylık ücret karşılığı ile yolcu minibüsünün şoförlüğünü yapan sanığın aracın dört lastiğinin de kış lastiği olması gerektiği halde, aracın ön iki lastiği kış lastiği olmadan Bingöl ili istikametinden Genç ilçesi yönüne doğru çetin kış şartlarında buzlu kaygan yolda yolcu taşımacılığı yaparak eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiği, sonuç olarak sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin suç vasfına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ve sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 5. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, tamamen kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca üst hadden olacak şekilde 3 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmesi sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanık ve sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür. C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/134 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.