Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacının-------hissesinin sahibi olduğunu, davalıların aynı şirketin büyük hakim ortakları ve şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, --------- yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında maliki bulunduğu ------ bölünme yoluyla -------- devrettiğini, bu şekilde bu iki şirketin kısmi bölünme yoluyla kurulduğunu, sonrasında davacıya ait hisselerin davalı----- satıldığını, ancak davalıların hissedarın bilgi alma hakkını ortadan kaldırarak finansal tablol
davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı ... Matbaacılık Yayıncılık San.ve Tic.A.Ş.nin ortakları olduğunu, şirket ortaklarının uzun yıllar birlikte çalıştıklarını, müvekkilinin Ağustos 2016 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunduğunu, 2016 yılı Ağustos ayında istifa ederek yönetim kurulu başkanlığından ayrıldığını, ortakların ortaklığı tasfiye ederek tasfiye kararı aldıklarını, müvekkili ile diğer ortak ...'ın ABD'de matbaacılık faaliyeti için yeni bir şirket kurduklarını, daha sonra ...'in bu şirketten payını alarak 2017 tarihinde ayrıldığını, sonrasında şirkette diğer ortakların müvekkilinin yokluğunda karar almak suretiyle tasfiye kararını kaldırdıklarını, 17/04/2017 tarihinde ise şirket ile aynı adreste .... Matbaacılık San.ve Tic.A.Ş.ünvanlı yeni bir şirket kurduklarını, kurulan bu şirketin davalı şirket ile aynı faaliyette bulunduğunu, davalı ... ...'nin bu şirketin de yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin tüm personel ve işletmesini yeni şirkete aktardıklarını, şirketi pasif hale getirdiklerini, davalı şirketin sadece makine parkurunun yaklaşık 15 milyon USD değerinde olduğunu, örtülü sermaye aktarımı yapıldığını, davalı şirket tasfiye halinde iken 2016 yılı sonunda stok affından faydalanmak suretiyle şirketin içinden 10 milyon TL hakim hissedarlar adına sermaye dağılımı yapıldığını, 8 milyon TL'sinin davalı ... adına kalan 2 milyon TL'sinin davalı ... adına çıkarıldığını, bu sermaye aktarımı yapıldıktan sonra tasfiyeden vazgeçildiğini ve davalıların yeni şirket kurduklarını, davalıların TTK 395-396 maddeleri gereğince işlem yapmak üzere kendilerine yetki vermek için genel kurul kararı aldıkarını, hatta müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması hususunun görüşülmesi için gündem hazırladıklarını, müvekkilinin ayrıca şirketin feshi için dava açtığını, şirketin tasfiye sürecinde olduğu dönemde tasfiye memurunun yaptığı işlemlerin mahkemeye bildirilmesi gerektiğini, davalıların ortak oldukları şirket ile aynı adreste açtıkları ve şirketin tüm aktiflerini yeni şirkete fiilen devretmiş olmaları sebebiyle yapılan sözleşmelerin piyasa şartlarında olup olmadığı, şirketin makina parkurunun yeni kurulan şirkete devredilmesiyle oluşan kâr kaybının hesaplanması gerektiğini, TTK.nun 553 maddesi uyarınca davalıların yönetim kurulu üyeleri olarak kusurlu davranışları ile şirketi tamamen pasif hale getirerek kendi adlarına kurdukları başka bir şirketin örtülü olarak devretmek suretiyle şirkete verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, yönetim kurulunun sermayeyi ve kârlılığı korumakla mükellef olduğunu ileri sürerek öncelikle davalıların şirketi zarara uğratıcı eylem ve işlemlerine engel olunması için belli hukuki işlemlerin yapılmasının yasaklanması, şirket mal varlığının muhafazası için aktiflerinin ve demirbaşlarının satışının, şirketi borçlandırıcı hukuki işlemlerin yapılmasının yasaklanması, pay devir yasağı ve temsil yetkisinin geçici olarak alınarak şirketin aktiflerinin korunması amacı ile şirkete yönetim kayyımı atanması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK 107 maddesi kapsamında tespit edilecek kâr kaybının ve zararının şimdilik 10.000,00-TL'lik kısmının zarar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.