10. Hukuk Dairesi 2024/7496 E. , 2024/10352 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2534 E., 2023/1884 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/313 E., 2021/304 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, B…
**10. Hukuk Dairesi 2024/7496 E. , 2024/10352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2534 E., 2023/1884 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/313 E., 2021/304 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eski eşi ...'in Tarsus 2.Aile Mahkemesinin 2013/127 Esas 2013/187 Karar sayılı ilamı ile açmış olduğu boşanma davasının 19.03.2013 tarihli kararı ile kabul edildiğini, o tarihten itibaren de fiili olarak ayrı yaşadıklarını, eşinin sürekli olarak yurt dışında çalışması ve eşini evini ihmal ederek sadakatsiz bir yaşam sürmesi nedeni ile tarafların boşandığını, 1990 yılında yapılan evlilikten sonra sürekli olarak taraflar arasında bu tartışmaların yapıldığını, ancak düzelir beklentisi ve sosyal çevre baskısı nedeni ile evliliğin 2013 yılına kadar sürdüğünü, çocukların da ... olması ile artık hiçbir anlamı kalmayan bu evliliğin hukuken bitirildiğini, davacının boşandıktan sonra herhangi bir gelir getirici iş yapmadığından dolayı ölmüş annesinin emekliliği nedeniyle kendisine 3421439425 tahsis numarası ile aylık bağlandığını, aldığı bu aylık ile geçimini sağlayan ve sosyal güvenlik hizmetlerinden faydalanan davacının, 12.04.2013 tarihi itibari ile eşi ile birlikte yaşadığı iddiası ile aldığı maaşın kesildiğini, davacının boşandığı eşi ile boşandıktan sonra asla bir arada yaşamadığını, davacının 2013 yılından beri gecekonduda çocukları ile birlikte ikamet ettiklerini, ...'in ise ortak ikameti terk ettikten sonra Cezayir'e gittiğini ve halen orada yaşadığını iddia etmiş, bu nedenle davasının kabul edilerek almış olduğu maaşının yeniden kendisine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; husumet, derdestlik, hak düşürücü süre ve zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, Kurum işleminin doğru olduğunu, davanın yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve dava dışı eski eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettikleri denetmen raporuyla sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut belgeler ile dinlenen tanıkların davacı lehine olduğunu, tarafların boşandıktan sonra birlikte yaşamadıklarının sabit olduğunu, Mahkemece hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu savunarak Mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.10.1990 tarihinde evlenen davacı ve eski eşi ...'in 12.04.2013 tarihinde boşandıkları, davalı Kurum tarafından davacıya, 16.05.2013 tarihli tahsis talebine istinaden 26.09.2010 tarihinde vefat eden babasından dolayı aylık bağlandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu denetmeni tarafından düzenlenen 10.07.2018 tarih AKESKİN/036 sayılı rapora istinaden davacı ve eski eşinin boşandıkları dönemde birlikte yaşadıkları gerekçesiyle aylığın durdurularak 12.04.2013-18.10.2018 tarihleri arasında ödenen aylıkların yersiz ödendiği iddiası ile borç çıkartıldığı, gerek adres kayıtları gerekse tanık beyanları ile dosya kapsamından davacının boşandıktan sonra adresini değiştirmediği, halen eski eşin aile apartmanında oturduğu, MEDULA kayıtlarında davacı ve eski eşinin 24.10.2013 ve 11.01.2017 tarihlerinde aynı gün aynı hastanede muayene oldukları, davacının adresindeki su aboneliğinin eski eş adına olduğu,davacı ve eski eşi adına elektrik ve sabit telefon aboneliklerinin bulunmadığı, dosya kapsamına göre müfettiş raporunun aksinin ispatlanamadığı, davacı ve eski eşinin boşandıkları dönemde birlikte yaşamaya devam ettikleri, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, davacı ile tanık beyanları, MEDULA kaydına göre, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.