Başvuru, görülmekte olan bir ceza davasında savunma doğrultusunda delillerin toplanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının, darp eylemine maruz kalınması ve olayla ilgili kovuşturmada fail hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; görülmekte olan bir ceza davasında savunma doğrultusunda delillerin toplanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının, darp eylemine maruz kalınması ve olayla ilgili kovuşturmada fail hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/5/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelere göre olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ile ağabeyi E. 2/7/2008 tarihinde Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde tedavi olan babalarını ziyaret etmek istemiş, hastanenin güvenlik görevlilerinin buna engel olmaya çalışması üzerine taraflar arasında tartışma çıkmıştır. Güvenlik görevlilerince darbedildiğini iddia eden başvurucu, saat 30 sıralarında 155 Polis İmdat hattını arayarak (Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü Solmaz Kılıçtepe Polis Merkezi) Yüksek İhtisas Hastanesinde kavga olduğu ihbarında bulunmuştur. Başvurucu, olay yerine gelen polis memurlarının hakaret etmesi üzerine bu polislerle de tartışma yaşadığını, polislerin kendisini dövdüğünü, zorla götürüldüğü karakolda da dayak yediğini ve işkence gördüğünü, elinden ciddi şekilde yaralandığını iddia etmiştir. Yaşanan bu olaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından yürütülen soruşturma neticesinde Karakol Emniyet Amiri S.U. hakkında kasten yaralama suçundan, başvurucu hakkında ise görevli memura direnme ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır. Asliye Ceza Mahkemesi yaptığı yargılama neticesinde başvurucu ve kardeşini sanık Karakol Emniyet Amiri S.U.nun kasten yaraladığına kanaat getirmiş, S.U.nun 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB); başvurucu ve E. yönünden ise kamu görevlilerine karşı görevini yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından hapis cezası ile cezalandırılmalarına, HAGB uygulanmasını istemediklerinden bu hükmün uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucu ve kardeşinin vekili, S.U. hakkında verilen HAGB kararına itiraz etmiş; itirazı inceleyen Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 30/12/2011 tarihinde HAGB kararının usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu ve E., aleyhlerine verilen hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 1/11/2018 tarihinde başvurucu yönünden hükmün onanmasına, E. yönünden ise bozulmasına karar vermiştir. İlgili hukuk için bkz. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası, geçici maddesinin (8) numaralı fıkrası ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin beşinci ve yedinci fıkraları ve maddesinin dördüncü fıkrası.