(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/8493 E. , 2011/20770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayapılı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 8.10.2008 tarihinde davalılardan .... araç satın aldığını, çalıştığı şirket dava dışı..... adına banka kredisi çekildiği için ar
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/8493 E. , 2011/20770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayapılı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 8.10.2008 tarihinde davalılardan .... araç satın aldığını, çalıştığı şirket dava dışı..... adına banka kredisi çekildiği için aracın satış faturasının şirket adına düzenlendiğini, bir süre kullandıktan sonra boya koruma işlemi için 12.3.2009 tarihinde servise gittiğini ve serviste aracın boyasında kusur bulunduğunu tesbit edildiğini ileri sürerek aracın ayıpsız olan 0 km 2008 model ile değişimini, olmaz ise araç bedeli olan 24.431 TL’nın davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, aracın dava dışı şirkete satılması nedeniyle Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığını, araçta ayıp da bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davaya konu aracın davalı ... Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi tarafından dava dışı ....’ne 8.10.2008 tarihinde fatura kesilmek suretiyle satıldığı, davacının ise bu aracı 24.2,2009 tarihinde dava dışı Paşam Ticaret Ltd. Şti’den satın alarak adına tescil ettiği ve akabinde Tüketici Mahkemesine eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davacı her ne kadar aracın kendisinin satın aldığı ileri sürmüş ise de, dosyada bulunan belgeler karşısında bu iddianın ispat edilemediğinin ve bu bağlamda aracın ilk önce dava dışı şirketin, arcı mesleki amaç için satın aldığı ve bu haliyle 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici sayılamayacağı kabul edilmelidir. Davacı eldeki davayı, aracı ilk satın alan dava dışı şirketten satın almış olmakla halefiyet esasına dayanarak açmış olduğu içinde, ancak dava dışı şirketin sahip olduğu haklarla sınırlı olmak üzere talepte bulunma hakkına sahiptir. Aracı ilk defa satın alan ve kabinde davacıya satan dava dışı şirket, aracı ticari ve mesleki amaçlı olarak satın aldığı ve haliyle 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici olmadığı için, aracı sonradan satın alan davacının da 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici sayılamayacağı ve bu durumda davanın tüketici mahkemesinde görülemeyeceği, davanın müddeabihi itibariyle As liye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğu içinde yargılamanın her aşamasında res’en gözetilmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 362,80 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.