8. Hukuk Dairesi 2012/3851 E. , 2012/5404 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve yıkım Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve yıkım davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.04.2011 gün ve 141/100 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 1603 ada 17 parsel…
**8. Hukuk Dairesi 2012/3851 E. , 2012/5404 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve yıkım Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve yıkım davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.04.2011 gün ve 141/100 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 1603 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptalini ve üzerinde bulunan binanın yıkımına karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili, taşınmazın öncesinde tapulu olduğunu, bir kısım maliklerin de tapu kaydına güvenerek taşınmazı iyiniyetle satın aldıklarını, kıyı kenar çizgisinin iptali için dava açacaklarını belirtip davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.12.2009 tarih, 2009/11370-12754 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “...3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddine, ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu, taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kalması halinde dava tarihinde dava açmakta haklı olacağı, bu durumda yerinde uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile keşif yapılarak taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi ve oluşacak haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekeceği..." gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, davacı Hazinenin karar düzeltme isteği de Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.04.2010 tarih 2010/4170-4868 Esas ve Karar sayılı kararıyla reddedilmiş ve mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma öncesi işin esası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kesinleştiğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına 19.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.