4. Hukuk Dairesi 2012/13025 E. , 2013/12423 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar Ünallar İnş. Mak. Harfiyat Kum Çakıl Nak. Taah. Tur. Ltd. Şti. vdl. aleyhine 02/12/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Ün…
**4. Hukuk Dairesi 2012/13025 E. , 2013/12423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar Ünallar İnş. Mak. Harfiyat Kum Çakıl Nak. Taah. Tur. Ltd. Şti. vdl. aleyhine 02/12/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Ünallar İnş. Mak. Harfiyat Kum Çakıl Nak. Taah. Tur. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Davacıların temyiz itirazları yönünden: Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı Ünallar İnşaat Makine Hafriyat Kum Çakıl Nak. Taah. Tur. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalı sürücü ...'in yönetimindeki çekici ile seyir esnasında, karşı istikametten gelen desteklerinin sevk ve idaresinde bulunan araç ile kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında desteklerinin öldüğünü, davalı sürücünün olayda ağır kusurlu olduğunu, diğer davalıların da işleten ve sigortalayan olarak zarardan sorumlu olduklarını beyanla maddi ve manevi zararlarının tazminini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı sürücünün olayda % 40 oranında kusurlu olduğu esası ile, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, ilk hesap bilirkişi raporuna göre ıslah edilen maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; olay tarihi, kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekir. 2-Davalı Ünallar İnşaat Makine Hafriyat Kum Çakıl Nak. Taah. Tur. Ltd. Şti.'nin temyiz itirazları yönünden: a)Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, ölüm olayından önce inşaat ustabaşı olan desteğin gelirinin belirlenmesinde, esnaf odası tarafından bildirilen günlük kazanca göre, asgari ücretin 3.24 katı üzerinden hesaplama yapılmış, ancak desteğin yılın tamamında çalışacağı esas alınmıştır. Desteğin mesleği ve çalıştığı iş kolu göz önüne alındığında, yılın tamamında çalışamayacağı kabul edilmelidir. Eldeki davada, hükme dayanak yapılan ilk rapordaki verilere davacıların açıkça itiraz etmedikleri ve ilk rapora göre ıslah talebinde bulundukları da gözetilerek, desteğin geliri, ilk rapordaki verilere göre hesaplanmalı ancak, inşaat ustası olan desteğin yılın tamamında çalışamayacağı dikkate alınmalıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b)Davacıların destek zararı tespit edilirken, dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin usulünce güncellendikten sonra hesaplanan destek zararından mahsup edilmesi gerekir. Oysa hükme dayanak yapılan raporda, hesap bilirkişisi, sigorta şirketinin her bir davacıya ödediği miktarları, ödeme tarihinden raporun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz üzerinden güncellenmeden, destek zararından mahsup etmiştir. Şu durumda yapılması gereken sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihinden hükme esas alınan rapor tarihine kadar güncellenmesi sonucu çıkan miktarın, destek zararından mahsup edilmesidir. Mahkemece, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesi doğru bulunmamış ve kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına, (2-a-b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 27/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.