1. Ceza Dairesi 2023/5805 E. , 2024/3387 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/701 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme, mala zarar verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 05.02.2021 tarihli ve 2021/984 Esas, 2021/1014 Karar sayılı içtima kararı ile 49 yıl 101 ay 80 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında açık…
**1. Ceza Dairesi 2023/5805 E. , 2024/3387 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/701 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme, mala zarar verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 05.02.2021 tarihli ve 2021/984 Esas, 2021/1014 Karar sayılı içtima kararı ile 49 yıl 101 ay 80 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinde bulunması üzerine, hükümlünün yasal şartları taşımadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olmadığına dair Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 21.12.2021 tarihli ve 2021/14739 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin kabulü ile anılan kararın iptaline ilişkin Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 15.02.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/1727 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/701 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-26-16211-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/61270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/61270 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, hükümlünün 18 yaşından önce işlemiş olduğu suçlar sebebiyle çocuk eğitimevi yerine kapalı ceza infaz kurumunda cezasının infazına başlanması sebebiyle lehine hükümlerden yararlanarak açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinde bulunması üzerine, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca yapılan değerlendirme neticesinde, hükümlünün 18 yaşından sonra işlemiş olduğu suçlar sebebiyle aldığı cezalara ilişkin infazı devam eden mahkûmiyetlerinin olduğu, kapalı ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin henüz tamamlanmadığı, koşullu salıverilme tarihine beş yıldan fazla süre olduğundan bahisle açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olmadığı gerekçesi ile talebinin reddine karar verildiği, hükümlünün anılan karara yönelik şikâyeti sebebiyle Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğince yapılan inceleme sonunda, hükümlünün içtima kararı kapsamında yer alan ve 18 yaşını doldurmadan önce işlediği cezalarını açık kurumda infaz etmesi gerektiği ancak firar etmiş olması sebebi ile kapalı kuruma iade edilmesi sonrası hakkında verilen disiplin cezasının infazından sonra yasal kaldırma süresi tamamlanmasını müteakip hükümlünün yeniden firar edip etmeyeceği yönünde değerlendirme yapılarak sonucuna göre açık kuruma ayrılıp ayrılmayacağı hususunda karar alınması gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden hükümlünün açık kuruma ayrılma şartlarını taşımadığı yönünde değerlendirme yapılmasını kanuna aykırı görerek hükümlünün şikâyetinin kabulüne karar verildiği, Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 15.02.2022 tarihli kararına karşı yapılan itirazın ise mercii Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli kararı ile reddedildiğinin anlaşıldığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; "Çocuk kapalı ceza infaz kurumları" başlıklı 11 inci maddesinde "(1) Çocuk tutukluların ya da çocuk eğitimevlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz kurumlarına nakillerine karar verilen çocukların barındırıldıkları ve firara karşı engelleri olan iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, eğitim ve öğretime dayalı kurumlardır. (2) Oniki-onsekiz yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar. (3) Bu hükümlüler, kendilerine özgü kurumun bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler. Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılırlar. (4) Bu kurumlarda çocuklara eğitim ve öğretim verilmesi ilkesine tam olarak uyulur.” şeklinde, "Çocuk eğitimevleri" başlıklı 15 inci maddesinde "(1) Çocuk eğitimevleri; çocuk hükümlüler hakkında verilen cezaların, hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve yeniden toplumla bütünleştirilmeleri amaçları güdülerek yerine getirildiği tesislerdir. Bu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmaz; kurum güvenliği iç güvenlik görevlilerinin gözetim ve sorumluluğunda sağlanır. (2) Kurum içinde veya dışında herhangi bir eğitim ve öğretim programına devam eden ve onsekiz yaşını dolduran çocukların, eğitim ve öğretimlerini tamamlayabilmeleri bakımından yirmibir yaşını bitirinceye kadar bu tesislerde kalmalarına izin verilebilir. (3) Haklarında tutuklama kararı bulunanlar ile 11 inci madde kapsamına girenler hariç olmak üzere, bu tesislerde bulunan çocuk hükümlüler kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmezler." şeklinde, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin "Çocuk eğitimevinden açık kuruma ayrılacak hükümlüler" başlıklı 7 nci maddesinde "(1) Çocuk eğitimevinde cezası infaz edildiği sırada eğitime devam etmeyenler on sekiz yaşını bitirdiklerinde, eğitime devam edenler ise yirmi bir yaşını bitirdiklerinde suç türüne bakılmaksızın açık kuruma gönderilir. (Ek cümle: RG-22/8/2015-29453) Açık kuruma gönderilenlerin on sekiz yaşını doldurmadan önce işlediği diğer suçların cezaları da açık kurumlarda infaz edilir." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı, Somut olayda, hükümlü ...'ın ilk defa ceza infaz kurumuna 19.04.2017 tarihinde Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na çocuk hükümlü sıfatıyla alındığı, 07.05.2017 tarihi itibarıyla Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrıldığı, hükümlünün 18 yaşını doldurmuş olduğu 08.05.2017 tarihi öncesinde "Çocuk Eğitimevi" kurumu kapsamında infaz edilen cezasının bulunmadığı, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2022 tarihli müddetnamesine göre koşullu salıverme tarihinin 16.04.2045 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 7 nci maddesine göre çocuk eğitimevinde bulunan çocuklardan eğitime devam etmeyenler on sekiz yaşını bitirdiklerinde, eğitime devam edenlerin ise yirmi bir yaşını bitirdiklerinde suç türüne bakılmaksızın açık kuruma gönderilecekleri, anılan düzenlemenin çocuk hükümlünün cezasının infazına çocuk eğitimevinde başlanması ve infazda bir kesinti olmaması hâlinde uygulanabileceği de nazara alındığında, bu yönden açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşımadığı, hükümlünün Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/7071 Esas, 2022/7047 Karar sayılı içtima kararı ile 57 yıl 110 ay 96 gün hapis cezasına hükümlü olduğu, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2021 tarihli müddetnamesine göre koşullu salıverilme tarihinin 12.04.2045 olduğu, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, " 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması şartı aranır" şeklindeki düzenlemeler de değerlendirildiğinde hükümlünün açığa ayrılma şartlarını taşımadığı anlaşılmakla hükümlü hakkında Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin, “Çocuk eğitimevinden açık kuruma ayrılacak hükümlüler” başlıklı 7 nci maddesi; (1) Çocuk eğitimevinde cezası infaz edildiği sırada eğitime devam etmeyenler on sekiz yaşını bitirdiklerinde, eğitime devam edenler ise yirmi bir yaşını bitirdiklerinde suç türüne bakılmaksızın açık kuruma gönderilir. (Ek cümle:RG-22/8/2015-29453) Açık kuruma gönderilenlerin on sekiz yaşını doldurmadan önce işlediği diğer suçların cezaları da açık kurumlarda infaz edilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 08.05.1999 doğumlu olan hükümlünün, 18 yaşından küçük olduğu dönemde ve sonrasında işlediği içtimalı 49 yıl 101 ay 80 gün hapis cezasının infazı amacıyla düzenlenen 29.03.2021 tarihli ve 2019/2-5440 sayılı müddetnameye göre 21.12.2018 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihinin 16.04.2045, bihakkın tahliye tarihinin 03.05.2059 olarak belirlendiği görülmektedir. 4. Hükümlünün işlediği bir suç nedeniyle tutuklanarak 11.03.2017 tarihinde Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, tutuklama kararının infazına devam edildiği sırada kesinleşerek gelen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının infazına aynı ceza infaz kurumunda 19.04.2017 tarihinde başlandığı, 20.04.2017 tarihli müddetnameye göre şartla tahliye tarihinin 06.09.2018, bihakkın tahliye tarihinin ise 24.01.2020 olarak tespit edildiği, 16.05.2017 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verildiği, bu kurumda cezasını infaz ettiği sırada İnfaz Hakimliğinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/1147 Esas, 2017/1143 Karar sayılı kararı ile cezasının şartla tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün işlediği başka bir suçtan tutuklanması nedeniyle 07.09.2017 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna mahkumiyet hükmünün infazı amacıyla tekrar alındığı ve 02.10.2017 tarihinde tekrar Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verildiği, bu kurumda cezasını infaz ettiği sırada İnfaz Hakimliğinin 05.10.2017 tarihli ve 2017/2162 Esas, 2017/2154 Karar sayılı kararı ile cezasının şartla tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ancak hükümlünün ikinci kez yükümlülük ihlali nedeniyle İnfaz Hakimliğinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/2162 Esas, 2017/2154 Karar sayılı ek kararı ile hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, 06.02.2018 tarihinde mahkumiyet hükmünün infazına başlandığı, kesinleşerek gelen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası nedeniyle içtima kararı alınıp, 17.09.2018 tarihinde düzenlenen müddetnameye göre şartla tahliye tarihi 13.03.2020, bihakkın tahliye tarihi 27.04.2022 olarak tespit edilen hükümlünün 02.10.2018 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verildiği, bu kurumda cezasını infaz ettiği sırada 09.12.2018 tarihinde firar ettiği, hakkında yakalama emri düzenlendiği ve 20.12.2018 tarihinde yakalanarak 21.12.2018 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna alındığı, hükümlünün firar ettiği tarihte infaza konu cezaları ile daha sonra kesinleşerek gelen cezalarının birlikte infaz edildiği sırada infaza konu tüm suçları işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğundan cezasını açık ceza infaz kurumunda çekmesi gerektiğinden bahisle Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmayı istediği, talebinin İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 21.12.2021 tarihli ve 2021/14739 sayılı kararı ile hükümlünün 18 yaşını doldurduktan sonra işlediği suçları nedeniyle kapalı ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tamamlanmadığı, infaza konu cezaları arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinden verilen mahkumiyet hükümleri bulunması nedeniyle Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma yönetmeliğinin 6. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince şartla tahliye tarihine beş yıldan az süre kalması durumunda açık ceza infaz kurumuna ayrılmayı hak edebileceği gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. 08.05.1999 doğumlu olan hükümlünün, 18 yaşını doldurmadan önce işlediği bir suç nedeniyle verilen ve kesinleşen cezasının infazı amacıyla Çocuk eğitimevinde kalmadığı, işlediği suç nedeniyle hakkında verilen tutuklama kararı bulunması nedeniyle Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada kesinleşerek gelen cezasının infazına 19.04.2017 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlandığı anlaşılmakla, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 7. maddesinin uygulanma koşullarının somut olayda gerçekleşmediği dikkate alınarak hükümlünün talebinin reddi yerine kabulüne dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/701 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2024 tarihinde karar verildi.