4. Hukuk Dairesi 2022/15188 E. , 2023/1955 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : İHK-2020/21611 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine/Davanın kabulü SAYISI : K-2020/61330 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz e…
**4. Hukuk Dairesi 2022/15188 E. , 2023/1955 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : İHK-2020/21611 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine/Davanın kabulü SAYISI : K-2020/61330 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı madencilik şirketine ait çalışma sahasında, davalı ... şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın malzeme boşaltım sonrasında aynı iş yerinde çalışan destek ... Türkmen'e çarparak ölümüne neden olduğunu, bu nedenle davacının ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek 50.998,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında talebini 77.963,37 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın karayolunda gerçekleşmediğini, bu nedenle sigorta şirketinin zarardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kazanın meydana geldiği yerin karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olduğu, bu nedenle zararın teminat kapsamında olduğu, alınan kusur raporunda desteğin meydana gelen kaza nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esasına göre davacı için 77.963.37 TL destek tazminatı hesaplandığı, alınan raporun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve açıklayıcı olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 77.963,37 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu kazanın karayolunda gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kazanın karayolunda meydana gelip gelmediğine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken işbu hususta herhangi bir inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının mezkur kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu gösterdiğini ve davacı lehine AAÜT hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve açıklayıcı olduğu, mevzuata ve dosya kapsamına uygun raporla belirlenen kusur oranına göre karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, kazanın meydana geldiği maden ocağı trafiğe kapalı olmakla birlikte iş makinalarının ve kamyonların giriş-çıkışına açık bir alan olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2/2 inci maddesinde belirtilen "kamuya açık alan" ibaresinin özel mülkiyet olmayan alan anlamında olduğu, şantiye ve inşaat alanlarının karayolu sayılan yerlerden olduğu ve bu yerlerde meydana gelen kazalarla ilgili olarak Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunun Yargıtay'ın uzun yıllardır yerleşik hal almış istikrarlı kararlarında da yer aldığı, kazanın meydana geldiği yerin karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanması ve meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararın da Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatı altında olduğu ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrasının Sigortacılık Kanunu ve Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğu, Danıştay uygulamalarına göre kanuna aykırı yönetmeliklerin iptal edilmemiş olsalar bile yargı mercileri tarafından uygulanmaması gerektiği gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporu ile davacı eş ve dava dışı desteğin çocukları tarafından, işleten ve sürücü aleyhine Tarsus İş Mahkemesi'nde açılan davada alınan kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu kazanın karayolunda gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kazanın karayolunda meydana gelip gelmediğine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken işbu hususta herhangi bir inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının mezkur kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu gösterdiğini ve davacı lehine AAÜT hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının (3) nolu bendinde yer alan “10.935,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “3.400,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.