5. Ceza Dairesi 2006/5470 E. , 2010/2990 K. "İçtihat Metni" Reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoymak ve cinsel ilişkide bulunmak suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoymak suçundan beraetine, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunmak suçundan ise mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.07.2005 gün ve 2005/320 Esas, 2005/605 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekilli tara
**5. Ceza Dairesi 2006/5470 E. , 2010/2990 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoymak ve cinsel ilişkide bulunmak suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoymak suçundan beraetine, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunmak suçundan ise mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.07.2005 gün ve 2005/320 Esas, 2005/605 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekilli tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Kaçırıp alıkoymak suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen reşit olmayan ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma eyleminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu, kovuşturulması şikayete bağlı olmadığı ve daha fazla ceza öngördüğü için lehine olan 765 sayılı Yasanın 416/3, 418 ve 59. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 sayılı kararıyla 104. maddenin ikinci fıkrasının iptal edildiği ve bunun sonucunda fiilin birinci fıkraya uyan takibi şikayete bağlı suça dönüştüğü ve mağdurenin aşamalardaki beyanında şikayetçi olmadığını bildirdiği nazara alınarak sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.