11. Ceza Dairesi 2016/4327 E. , 2016/7011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Sanık hakkında 2005, 2006, 2007, 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlendiği ve kullandığı iddiası ile açılan kamu davasında; sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığın
**11. Ceza Dairesi 2016/4327 E. , 2016/7011 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Sanık hakkında 2005, 2006, 2007, 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlendiği ve kullandığı iddiası ile açılan kamu davasında; sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de alım satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, ayrıca sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek ... ya da... olarak bildiği kişinin kendisini de dolandırdığını ve tüm sahte fatura işlemlerini onun yaptığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; suça konu fatura asıllarından her takvim yılı kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulması, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, daha sonra ise sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen ya da kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme raporları düzenlendiği görülmekle, sahte fatura düzenleyen ya da kullanan ilgili şirketler hakkında ve özellikle sanığın savunmasında beyan ettiği ... (...) ... hakkında düzenlenen raporlar getirtilerek, şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; a- Sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak fiillerinin birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, bu nedenle her takvim yılı için ayrı ayrı hem düzenlemek hem de kullanmak suçlarından hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, b- Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından dolayı verilen hapis cezasına ilişkin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmaması, diğer takvim yılları için ise TCK'nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutulmasına, 17.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.