T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1501 Esas KARAR NO: 2026/307 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/06/2024 NUMARASI: 2023/349 Esas, 2024/469 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1501 Esas KARAR NO: 2026/307 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/06/2024 NUMARASI: 2023/349 Esas, 2024/469 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında geçmişte ticari taksi kiralama işi sebebiyle bir takım alışverişler olduğunu, davalı 3.şahsa ait ticari taksi plakasını alt kiracı olarak müvekkiline kiralamış ise de bu işin yıllar önce sona erdiğini, bugün için müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla başlattığı icra takibinde 15/04/2021 vade tarihli ve 150.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayalı alacak talebiyle müvekkiline icra takibi başlattığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkiline karşı haksız ve kötü niyetli olarak sahte senet düzenlemek suretiyle icra takibi başlatılması nedeniyle takip alacağının % 20'si oranında inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporda, inceleme konusu senette atılı basit tersimli borçlu imzaları ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde rapor tanzim edildiği, bu haliyle senetteki imzanın davacı eli ürünü olmadığı anlaşıldığı, bonodaki sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının davaya konu İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak teşkil eden bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle icra takibi yapıldığı kanıtlanamadığından, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, İİK md. 72/5 uyarınca takibin durduğunun tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ATK raporunun denetimden uzak ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mukayesenin neye göre, hangi imza örnekleri veya resmi belgelerdeki imza esas alınarak yapıldığının bile belli olmayıp, raporda görüntülü bir mukayese dahi olmadığını, davacının mahkeme kaleminde imza örneklerini verirken bile kötü niyetle, daha önceki imzalarından çok çok farklı tersim ve eğimde imzalar verdiğini, davacı tarafından mukayese için mahkemeye ibraz edilen Bakırköy ..... Noterliği, Bakırköy ... Noterliği ......... Noterliği belgelerindeki imzaların da basit tersimli olduğunu, davaya konu senetteki her iki imzanın da basit tersimli imzalar olduğunu, ATK’nın hangi belgedeki imzalar arasında mukayese yaptığının belirsiz olduğunu,i YHGK'nın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde ATK raporunun yetersiz ve denetimden uzak olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir."İmza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, karşılaştırmaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir." YHGK 2017/12-328 E-2019/387 K)Hükme esas alınan ATK raporunun; davacının yargılama sırasında alınan imzalarının dışında sadece üç adet mukayese imzanın incelenmesi ile hazırlandığı, bu imzaların "26/02/2018 düzenlenme tarihli, .... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi 18/02/2020 düzenlenme tarihli, ..... yevmiye numaralı vekaletname, ve ... adına düzenlenmiş kimlik kartı fotokopisi" olduğu, fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamayacağı, geriye kalan iki imzadan 18/02/2020 tarihli vekaletnamenin, davaya konu senedin düzenleme tarihi olan 10/02/2020 tarihinden sonraki tarihli olduğu, senedin düzenleme tarihinden önce tek mukayese imza ile imza incelemesi yapıldığı, dolayısıyla imza incelemesinin senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde, resmi kurumlardan davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacının imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, 2- İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ..../06/2024 gün ve 2023/....Esas, 2024/... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 238,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.407,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/02/2026