T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/439 Esas KARAR NO : 2025/1410 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI : 2021/354 Esas, 2023/173 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan HaklaraTecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 12/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/439 Esas KARAR NO : 2025/1410 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI : 2021/354 Esas, 2023/173 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan HaklaraTecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 12/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin müzik piyasasında "..." olarak tanındığı ve özellikle "..." isimli esere eklediği; "... da ..." dörtlüğü ile yurtdışında dahi tanındığını, şarkının %25' inin müvekkiline ait olduğuna dair tescilin bulunduğunu, ... Yayıncılık Anonim Şirketi'ne ait TV8 logolu kanalda yayınlanan "..." isimli programlarda defalarca eserin seslendirildiğini, ayrıca www.....com internet sitesinde ve Youtube'da yayınlandığını, eserin televizyon, radyo, intermet vb. ortamlarda yayınlanabilmesi için eser sahibinden izin alınması ve sözleşme yapılmasının zorunlu olduğunu, dava tarihi itibari ile linkleri verilen sitelerde yayınların halka arz edildiğini,https://www....,Youtube kanalı izlenme sayısına göre 10 milyonu aşkın video başına izlenmeler , video yayını esnasında reklam izletilmek suretiyle videoyu yayınlayan kişiye pay verildiğini ve bu sayede pek çok gelir elde edildiğini, ... YAYINCILIK A.Ş.’ye ait TV 8 televizyon kanalında FSEK ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak izin alınmaksızın eserlerin umuma iletildiğini bu nedenle müvekkilinin; FSEK' den doğan haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek Davanın kabulü ile ;5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince müvekkilin hak sahibi olduğu eserin müvekkilden izin alınmaksızın ve bedeli ödenmeksizin umuma iletilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kadıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminat verilmesine , ... YAYINCILIK A.Ş.’ ye ait TV 8 televizyon kanalında FSEK ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak izin alınmaksızın eserlerin umuma iletildiği ve bu eserlerin FSEK’ dan doğan hakların ihlal edilerek umuma iletildiği ve FSEK haklarına oluşan tecavüzün tespitine, FSEK Madde 66 gereğince maddi ve manevi haklara tecavüzün refine, FSEK Madde 69 gereğince mali haklara tecavüzün mennine, FSEK Madde 77 gereğince tecavüzlerin tv kanalında ve youtube kanalında sürmekte olması sebebiyle devam eden şekilde eserlerin kullanılması suretiyle TV 8 logolu tv kanalında ve youtube internet sitesinde ayrıca www. ....com internet sitesinde umuma iletilmesinin yasaklanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve kararın teminatsız olarak verilmesine, FSEK Madde 68 gereğince hakları saklı kalmak üzere müvekkili ile sözleşme yapılmış olsa idi ödemek ile yükümlü olduğu haklar saklı kalmak kaydıyla A-) Maddi tazminat bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL Maddi, FSEK Madde 68 uyarınca 3 katı maddi tazminatın her ihlal için ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, B-) FSEK Madde 70 uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle reeskont faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu şarkının %25 inin davacıya ait olduğunu, müvekkili şirketin yayın yaptığı TV'lerin meslek birlikleri ile her yıl yenilenen sözleşmelerinin olduğunu, dava konusu eserlerin davacının mensubu olduğu meslek birliği ile sözleşme kapsamında kullanıldığını, dava konusu ... programlarının yarışma programı olduğunu, yarışmacıların performans sergilediğini ve oylama neticelerine göre elendiğini veya yarışmaya devam ettiğini, eserler için fahiş miktarlı telif bedellerinin değil bu husustaki rayiç bedellerin dikkate alınması gerektiğini, emsal teşkil etmesi bakımından ödenen telif bedellerine ilişkin faturalar ve müzik eserleri için talep edilen telif bedellerini gösteren emsallerin celbini, " ....com" internet sitesinde dava konusu ile ilgili olarak bir yayının mevcut olmadığını, davacının bütün delillerini youtube yayınlarından sunduğunu, internet yayını ile ilgili iddiaların tespit edilmesi ve içtihatlar gereği tek tek URL'lerine yer verilmesi gerektiğini, davacının farazi sözleşme talep ettiğini ve FSEK 80. maddesine göre meydana getirilen TV programlarının hak sahibinin yapımcı sıfatı ile ... Medya olduğunu, dava konusu eserlerin bazılarının umuma iletiminin TV8'de gerçekleştiğini, Youtube da dahil olmak üzere internette yayınlandığı taktirde, TV8'in yayınlarından alınarak yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletildiğini ve böylece programın daha önce alenileştiği için yayma hakkının tükendiğini, davacının adının tüm eserlerde kullanıldığını, davacı vekilinin de dilekçesinde; müvekkilinin söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu bildirmek suretiyle programda seslendirildiğini açıkça belirttiğini, açıkladıkları nedenlerle; davanın reddine, ref ve tecavüzün meni ile ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih ve 2021/354 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararıyla; "...Bir musiki eserin; güftesi veya bestesi aynı kişiye ait olabileceği gibi, eserin güftesinin veya bestesinin farklı kişilere ait olması da mümkündür. Güftesi ve bestesi farklı kişilere ait olan musiki eserlerinin de FSEK 9.maddesi anlamında "ortak eser" durumu söz konusudur. Yani beste ve güfte kendi başına eser olma vasfını korumaktadır. Zira, güfte bağımsız bir ilim ve edebiyat eseri iken, beste bağımsız bir müzik eseridir ve sahipleri bunlar üzerinde münferiden tasarrufta bulunabilirler. 09/11/2012 tarihli Müzik Eseri Kayıt Tescil Belgesinde; "..." isimli müzik eserinin söz yazarı olarak davacı belirtilmiştir. Ancak davacı sözlerin sadece %25'lik kısmının kendisinin yazdığını belirtmiş ve söz konusu müzik eserinin diğer sözlerinin anonim olması dikkate alındığında, dava konusu müzik eserinin; "... ..." isimli sözlerinin FSEK 11.maddesindeki karine çerçevesinde davacının eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır... FSEK 25.maddede düzenlenen "umuma iletim hakkı" FSEK 24. maddesindeki "temsil hakkından" farklı bir mali hak türü olup, anılan sözleşmede temsil hakkının da devredildiğine dair bir hüküm olmadığından, televizyon kanalındaki yayınlarda musiki eserinin başka bir kişi tarafından seslendirilebilmesi, başka bir deyişle eserinin, dinleyici veya seyircilere okumak, suretiyle sunulması yani doğrudan temsil için, eser sahibi veya mirasçılarından izin alınması gereklidir. Bu hususa ilişkin herhangi bir izin bulunmadığından ihlal edilen mali hakkın FSEK 24. maddesi çerçevesinde temsil hakkı olduğu kanaatine varıldığından, FSEK 24. maddesi kapsamında; davacının mali haklarından temsil hakkının ve FSEK 15.maddesi kapsamında; davacının dava konusu eserin sözlerinin bir kısmının eser sahibi olduğu halde anonim olarak belirtilmesi nedeniyle manevi hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir... FSEK 68. maddesi kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir...FSEK 68 ve 70 maddeleri kapsamında tazminat talep edildiği takdirde; en fazla bedele hükmedilmesi gerektiği, ancak davacının maddi tazminat talebini FSEK 68. maddesine göre talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Davacının izinsiz kullanım nedeniyle davalılardan talep edebileceği telif bedelinin 5.400 TL olduğu ve bu bedelin 3 katı talep edilebileceğinden, maddi tazminat talebinin kabulüne; FSEK 68.maddesi gereğince belirlenen rayiç bedel 5.400 TL nin 3 katı olan 16.200 TL nin, dava tarihi olan 30/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir...Davacının; dava konusu "..." isimli müzik eserinin %25'lik kısmını yazdığını beyan ettiği, söz konusu müzik eserinin diğer sözlerinin anonim olması dikkate alındığında, davacının dava konusu müzik eserinin "... ..." isimli sözlerinin bir kısmının eser sahibi olduğu halde anonim olarak belirtilmesinin FSEK 15 kapsamında manevi hak ihlali sayıldığı kanaatine varıldığından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 30/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere; hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinde, taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda davalılarının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden, davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın menini, refini isteyemeyeceğinden, ref ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere DAVANIN KISMEN KABULÜNE,1-FSEK 24.maddesi kapsamında; davacının mali haklarından temsil hakkının ve FSEK 15.maddesi kapsamında; davacının dava konusu eserin sözlerinin bir kısmının eser sahibi olduğu halde, anonim olarak belirtilmesi nedeniyle manevi hakkının ihlal edildiğinin tespitine, 2-Taleple bağlı kalınarak FSEK 68.maddesi gereğince belirlenen rayiç bedel 5.400 TL nin 3 katı olan 16.200 TL nin, dava tarihi olan 30/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 30/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4- Ref ve diğer taleplerin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanları tekrar ile eser kullanımına ilişkin olarak kurumlardan gelen cevabi yazılar yerine bilirkişilerin kendilerinin taktir ettiği rakamlar üzerinden değerlendirme yapıldığını, cevaplardan eser hak ihlallerinin 1.800.00 TL + KDV ile 2.400 TL + KDV olarak bildirilmesine rağmen bilirkişiler tarafından eserin değerinin 900.00 TL olduğunun belirtildiğini, eserin söz yazarı ve aynı zamanda bestecisi olduğu değerlendirilmediğini, eserin yayınlandığı tarih ve saatlerin prime time yahut off prime time olup olmadığı da raporda değerlendirilmediğini, eser hak ihlallerinin yayınladığı tarih ve saate göre 1.800,00 TL yahut 2.400 TL + kdv olarak değerlendirilmesi gerekirken bu durum müvekkil açısından değerlendirilmediğini ve bu yöndeki tüm itirazlarının değerlendirilmediğini, eser her ne kadar anonim olsa dahi asıl eseri herkesin dinlemesine ve seslendirmesine sebep olan kısmı ise “Ankara’ nın bağları da ... “ verilen tescil belgesi %25 olarak değerlendirilse dahi eserin anonim olması ve aranjesinin de müvekkil tarafından hareketli bir hale getirilmesi ve eserin müvekkil harici bir hak sahipliğinin de bulunmaması sebebiyle tüm hak sahipliğinin ve hak ihlali hesaplanmasının lehe değerlendirilmesi gerektiğini, youtube ve internet sitesinden kazanılan parasal değerler hesaplanmadığını, davacının aynı zamanda FSEK 70 kapsamında kârın iadesini talep ettiğini, Ticari defterlerin incelenmesi sırasında davalının elde ettiği karın tespiti davaya konu uyuşmazlıktaki kullanımın defterlerde ayrıştırılmasının mümkün olmaması nedeniyle tespit edilememiştir denilmiş ise de youtube ve davalıların internet sitesi reklam kazançları ile bu durumun tespiti mümkün iken bu durum yerine getirilmediğini, şu an ....com internet sitesinde eserin videosuna girmek istendiğinde öncelikle reklam girdiğini, davalılar her reklam için ayrı ücret aldıklarını, davalıların müvekkilllerinin haklarını tv de oynatarak 1 kere ihlal ettiklerini ayrıca internet sitesinde halen yayınlamaya da devam etmekte olduğunu, bu ihlallerin değeri hesaplanmadığını, davalıların ticari defterlerinin incelenmesi kararı verilmediğini, eserin tüm ülkede bilindiği herkes tarafından dinlendiği ve seçim kampanyalarında dahi kullandığı açık bir şekilde ortada olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Davaya konu eserlerin 10 yıllık genel zamanaşımı hükümleri geçerli olduğunu, davacının ıslah harcını 16.03.2023 tarihinde yatırdığını, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, dava dışı besteci ve diğer söz yazarı ile davacı arasında birlikte eser sahipliği söz konusu olup, eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi olduğundan, FSEK 10/2. madde gereği, davacının tek başına tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, MESAM Kayıtlarına Göre "..." şarkısının 6 versiyonu mevcut olup davacı 2012'de 2 adetinde kayıt olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, iki cümlenin % 25 oluşturmasının mümkün olmadığını, Dava konusu şarkıların 2013-2015 yılları arasında olduğunu, raporda bu durumun dikkate alınmadığını ve 2021 emsalinin dikkate alındığı, kullanım yılındaki emsalin değerlendirilmesi gerektiğini, Ref talebi yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini, iki adet maddi tazminat talep edildiği halde biri hakkında karar verilmediğini, "Mali Haklara Tecavüzün Meni" Hakkında karar verilmediğini, farazi Sözleşmeye karar verildiğinden, Mali ve Manevi Hakların İhlalinin Tespiti talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Maddi tazminat bakımından 10 yıllık zamanaşımı, manevi tazminat için 2 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğunu, manevi tazminatta yasal faiz uygulanması gerektiğini, tazminatın 3 katı manevi tazminatın fahiş olduğunu, acunn.com internet sitesinden hiçbir eserin yayını söz konusu olmadığını, youtube yayınlarından hukuken sorumluluk mümkün olmadığını, Dava konusu programın... A.Ş tarafından TV 8'de yayınlanmak üzere yapımı gerçekleştirilmiş ve ...'de yayınlanmıştır. Dolayısıyla .. İnternet ve Bil.Tekn.A.Ş'nin www.....com sitesinin yapım ve yayın ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, farazi sözleşme nedeniyle internet’teki kullanımdan tazminata hükmedilemeyeceğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK'ten doğan haklara tecavüzün tespiti, men'i, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, taraf vekillerince yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; Davacıya ait eserlerin umuma iletilmesi nedeni ile oluşan tecavüzün tespiti , men'i, refi ile maddi ve manevi tazminat istemi ile davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüş ise de dava dilekçesi sonuç bölümü 1. Numaralı bendinde davacı tarafından istemlerine konu ettiği 5.000,00 TL maddi tazminat talebinin yasal dayanağı gösterilmediği, ilk derece mahkemesince de talebin açıklattırılmaksızın sonuca gidildiği görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK 31. Madde kapsamında hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, dava dilekçesi sonuç bölümü 1. Numaralı bendine konu maddi tazminat isteminin davacı tarafa açıklattırılmak suretiyle hasıl olacak neticesine göre inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden, davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksikliğin giderilerek inceleme yapmak ve kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin, karar kaldırma sebep ve şekline göre incelenmesine yer olmadığına , 2-Davalılar vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,3-İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2023 Tarih 2021/354 Esas 2023/173 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,5-Davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin karar kaldırma sebep ve şekline göre incelenmesine yer olmadığına, 6-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 7-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 180,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/11/2025