5. Hukuk Dairesi 2025/12099 E. , 2025/17841 K. "" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/924 Esas, 2025/1140 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/372 Esas, 2025/44 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tes…
5. Hukuk Dairesi 2025/12099 E. , 2025/17841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/924 Esas, 2025/1140 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/372 Esas, 2025/44 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 27... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; irtifak bedelinin tespitinde dava konusu taşınmazın tamamında meydana gelen değer düşüklüğünün hesaplanması gerektiğini, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu ve objektif değer artışının yüksek oranda, kapitalizasyon faizinin düşük oranda uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline enflasyon oranı üzerinden faize hükmedilmesini, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmî verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, hüküm fıkrasında daimi irtifak hakkı yerine sadece irtifak hakkı ifadesinin yazılması suretiyle irtifak hakkının geçici veya daimi olduğu noktasında tereddüte sebebiyet verildiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında kaldığı, 1/25000 ölçekli ... Planında "Tarım Alanı" olarak planlı olduğu, etrafının meskun olmadığı, Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre bilirkişi kurulu tayin edilip keşif yapılmasında, dava konusu taşınmazın sulu kapama nar bahçesi olarak tespit edilip istinaf edenin sıfatına göre 2023 yılına ait (kapama nar bahçesine ilişkin .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 30.05.2024 tarihli ve 16.07.2024 tarihli müzekkere cevaplarındaki veriler arasında çelişki olmakla, bu husustaki çelişkinin Daireleri tarafından resen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılarak giderildiği, bilirkişi raporunda yazılan verilerin doğru veriler olduğunun görüldüğü, ayrıca dava tarihi 2024 yılı olmasına rağmen istinafa sadece davacı idarenin geldiği ve bu verilerin kullanılmasının davacı idarenin lehine olduğu gözetilerek bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı) yaygın ürün münavebe listesi ve ortalama maliyetlerinin kullanmasında net gelir yöntemi ile hesaplama yapılmasında taşınmazın niteliğine uygun olan %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmasında, .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak istinaf edenin sıfatına göre objektif değer artışı uygulanmamasında, sulama hattının taşınmazdan geçtiği göz önüne alındığında irtifak sebebi ile taşınmaza uygulanan değer azalışı oranında bir isabetsizlik görülmediği, davanın 22.05.2024 tarihinde açıldığı, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra hükmünün iptal edildiği ve İlk Derece Mahkemesince uygulanan faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün yerinde olduğu, ancak davacı idare lehine daimi irtifak hakkı tesisine karar verilmesi gerekirken bunun kararda belirtilmemesi, hükmün (1) numaralı bendinde irtifak hakkı tesis edilecek alanın bilirkişi raporuna atıfla infaza elverişli şekilde belirtilmesi gerekirken bunun kararda belirtilmemesi, taşınmazda hissedar üç davalı olmasına rağmen, hükmün (4) numaralı bendinde tek davalıdan bahsedilmesi, yine hükmün (5) numaralı bendinde tek davalıdan bahsedilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; kapitalizasyon faiz oranının %6 olarak kabul edilmesini ve müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kapama nar bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve sulama kanalı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.