Başvuru, tutuklama koruma tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama koruma tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu ile A.Y. hakkında 14 yaşındaki mağdur İ.A.ya yönelik olarak çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından soruşturma yürütülmüştür. Mağdur İ.A. alınan ifadesinde, olay günü davet üzerine A.Y.nin evine gittiğini, A.Y. ve başvurucunun ısrarı üzerine önce A.Y. ile, sonrasında başvurucu ile ilişkiye girdiğini, başvurucu ile sürtünme şeklinde birlikte olduğunu beyan etmiştir. Kolluk görevlileri tarafından üçüncü kişilerden temin edilen ve başvurucu tarafından çekildiği ileri sürülen cinsel ilişki görüntüleri soruşturma dosyasına eklenmiştir. Olay tarihi itibarıyla 12 yaşında olan başvurucu 20/5/2022 tarihli savcılık ifadesinde, A.Y.nin tehdidi üzerine cinsel ilişkiyi kaydettiğini, mağdurun cinsel ilişki teklifini kabul ettikten sonra isnat edilen eylemi sadece sürtünme şeklinde gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Başsavcılık, başvurucuyu çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tutuklanması talebiyle Malatya Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. Hâkimlik, sorgunun ardından 20/5/2022 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz Malatya Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 26/5/2022 tarihinde reddedilmiştir. Başsavcılık tarafından başvurucunun çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle 3/6/2022 tarihli iddianame düzenlenmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava çocuk mahkemesi sıfatıyla Malatya Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülmüştür. Başvurucu, tutukluluğa itirazın reddi kararını 3/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra 20/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme, duruşmanın 28/6/2022 tarihli ilk oturumunda başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Yargılama neticesinde Mahkeme, başvurucunun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve sonuçlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğine dair rapora dayanarak 29/9/2022 tarihinde ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. İstinaf incelemesinden geçen hüküm 22/11/2023 tarihinde kesinleşmiştir. Komisyon, adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.