Başvuru, terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecbur kalınması sonucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve açılan davanın reddedilmesi ve makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecbur kalınması sonucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve açılan davanın reddedilmesi ve makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 30/10/2014 tarihinde Adana Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 4/5/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/12/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Batman ili Beşiri ilçesi Doğankavak köyünde ikamet etmekte iken 1996 yılında meydana gelen terör olayları nedeniyle köyün boşaltılması neticesinde yerleşim yerinden göç etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir. Başvurucu 23/3/2005 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararının karşılanması talebiyle Batman Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. 2/5/2008 tarihli ve 2008/4-63 sayılı Komisyon kararında; terör olayları sonucu oluşan zararın karşılanması talebiyle yapılan başvuruda Beşiri, Doğankavak köyünün boşalmadığı, kişiye yönelik bir tehdit ve saldırı olmadığından bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Belirtilen işlem aleyhine başvurucu tarafından Diyarbakır İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Diyarbakır İdare Mahkemesinin 31/7/2009 tarihli ve E.2008/1808, K.2009/1623 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:“…Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden;Doğankavak Köyü'nde 1993 yılında bir grup teröristin ortaokul binasının ek dersliğini ve lojmanını yakarak köyden ayrıldığı, 1994 yılında, teröristlerin köye gelerek köyde ikamet eden (Ş.) isimli şahsın evine düzenledikleri saldırı sonucu eveiki roket mermisinin isabet ettiği ve evin zarar gördüğü, yine 1994 yılında terör örgütünce kuşçukuru mevkiinde demir yoluna mayın döşendiği bir kişinin öldüğü üç kişinin yaralandığı, 1995 yılında (A.) isimli şahsın terör örgütünce öldürüldüğü, 1997 yılında köy içinde meydana gelen çatışmada iki askerin yaralandığı, dört teröristin öldürüldüğü, yine 1997 yılında vatandaşlar tarafından bulunan patlayıcı maddenin taşla vurulmak suretiyle infilek etmesi sonucu iki kişinin yaralandığı, 2000 yılında teröristlerce çatışmada bırakılan el bombasının çocuklarca sonradan bulunarak patması sonucu iki çocuğun öldüğü, bir çocuğun yaralandığı, yani bir çok terör ve terörden kaynaklı olay meydana geldiği görülmektedir. Jandarma tarafından düzenlenen 2006 tarihli tutanakta köyün boşaltılmadığı davacının köyü 1992-1993yılında terk ettiği ancak neden göç ettiklerinin bilinmediği belirtilmiştir. Öte yandan mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen tanıklar ifadelerinde; davacının köyde yaşadığını, çiftçilik yaparak geçimini sağladığını, 1996 yılı başlarında köyü terk ettiğini ve bir daha köye dönüş yapmadığını arazisini beş yıl boyunca ekip biçemediğini ifade etmişlerdir.Bu durumda, yaşadığı köyde 1990'lı yıllarda birçok terör olayı meydana gelen davacının bu terör olaylarından duyduğu endişe ile köyü terk etttiği sonucuna ulaşıldığından davacının köyü terk etmesi nedeniyle uğradığı zararın - ki yapılan keşif sırasında davacının malvarlıkları tespit edilmiş ve bu nedenle uğradığı zarar miktarı hesaplanmıştır. Böylelikle başvurunun kabulüne karar verilmesi gerekirken Beşiri İlçesi Doğankavak Köyünün boşalan köylerden olmadığı vekişiye yönelik bir tehdit ve saldırı olmadığı gerekçesiyle başvurununreddine karar verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır...” Kararın idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 16/5/2012 tarihli ve E.2011/8451, K.2012/3161 sayılı kararı ile bozma kararı verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın ve Dairemizin diğer esaslarına kayıtlı Doğankavak köyüne ait dosyaların birlikte incelenmesinden; anılan Köyün, boşalan köylere ilişkin listelerde yer almadığı, Köyde 1990 yılında 1794 kişi, 1997 yılında 2040 kişi, 2000 yılında ise 2132 kişinin yaşadığı, eğitime ara verilmediği, köyde değişik tarihlerde terör olayları meydana gelmiş ise de, bu olaylar sonucunda yaşanan güvenlik kaygısıyla köyün tamamen terk edilmediği veya boşaltılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Doğankavak köyü halkının bir kısmının, güvenlik kaygısıyla da olsa köyü terk etmelerinden dolayı uğradıkları zararın, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığından, davacının isteminin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemektedir. İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklama ve değinilen Kanun hükümlerine göre davanın reddi yolunda karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır..." Bozma kararı üzerine Diyarbakır İdare Mahkemesinin 13/12/2012 tarihli ve E.2012/1024, K.2012/1615 sayılı kararı ile Batman İdare Mahkemesinin faaliyete geçmesiyle yetki yönünden davanın davanın reddine karar verilmiş; dosya Batman İdare Mahkemesine devredilmiştir. Batman İdare Mahkemesinin 13/3/2013 tarihli ve E.2013/363, K.2013/364 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "Olayda, Doğankavak köyünün boşalan köylere ilişkin listede yer almadığı, köy nüfusunun 1990 yılında 1794, 1997 yılında 2040, 2000 yılında 2132 kişi olduğu, eğitime ara verilmediği, köyde değişik tarihlerde terör olayları meydana gelmiş ise de, bu olaylar sonucunda yaşanan güvenlik kaygısıyla köyün tamamen terk edilmediği veya boşaltılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda; aralarında davacının da bulunduğu Doğankavak Köyü halkının bir kısmının, güvenlik kaygısıyla da olsa köyden göç etmelerinden dolayı uğradıkları zararın, anılan köyün tamamen boşalmamış olması diğer bir ifadeyle anılan köyde nesnel güvenlik kaygısının yaşanmamış olması ve davacıya yönelik bir terör tehdidi ya da saldırısının bulunmaması nedenleriyle, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığından, davacının isteminin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Başvurucu tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 15/5/2014 tarihli ve E.2013/10349, K.2014/3783 sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek onanmasına karar verilmiştir. Ret kararının 22/10/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiği ve 30/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır.B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun’un , , , , , , geçici , geçici , geçici maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki kararın maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28).