14. Hukuk Dairesi 2016/3685 E. , 2018/8313 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.06.2015 gününde verilen dilekçe ile terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi talebi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.08.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki…
**14. Hukuk Dairesi 2016/3685 E. , 2018/8313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.06.2015 gününde verilen dilekçe ile terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi talebi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.08.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi talebine ilişkindir. Davacı vekili, muris ...'in ölüm tarihinin 16.11.2013 olduğunu, geriye mirasçı olarak eşi ..., çocukları ... ve ...'in kaldığını, tüm mirasçıların ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/2053-2036 E.K. sayılı Kararı ile mirası gerçek redde bulunduklarını, murisin kredi kartı sözleşmesi sebebiyle aleyhine ... 31. İcra Dairesinin 2014/13580 sayılı icra dosyasının bulunduğunu ileri sürerek, muris ... terekesinin TMK'nin 612. maddesi gereğince iflas hükümlerine göre tasfiyesini talep etmiştir. Mahkemece, davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve hiçbir işlem yapılmadan dosya üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. ... 16.11.2013 tarihinde vefat etmiş, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından miras reddolunmuştur. TMK'nin 612. maddesi "en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini, tasfiye sonunda arta kalan bir değer varsa bunun mirasını reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğini" öngörmektedir. Buradaki "en yakın mirasçılar" kavramıyla anlatılmak istenen, murisin ölümünde ilk bakışta ve doğrudan doğruya mirasçı sıfatına sahip olan yasal mirasçılardır. Her ikisi de terekenin (mirasın) tasfiyesini amaçlamakla birlikte; "terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi" ve "terekenin resmen tasfiyesi" farklı kurumlardır. Her şeyden önce, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi İcra ve İflas Kanuna göre (İİK. m. 180; 208 vd); terekenin resmi tasfiyesi ise, Medeni Kanun hükümlerine göre (TMK m. 632-635) gerçekleştirilmek durumundadır.