TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR OĞUZ DURGUT BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/34754) Karar Tarihi: 18/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/34754 Karar Tarihi : 18/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba TUNA IŞIK Başvurucu : Oğuz DURGUT Vekili : Av. Esra AKÖZEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, hukuk davasında delillerin değerlendirilmesi ve huku k kurallarının uygula
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR OĞUZ DURGUT BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/34754) Karar Tarihi: 18/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/34754 Karar Tarihi : 18/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba TUNA IŞIK Başvurucu : Oğuz DURGUT Vekili : Av. Esra AKÖZEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, hukuk davasında delillerin değerlendirilmesi ve huku k kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi ve u zun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 23/11/2018 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili ola ylar özetle şöyledir: 8. Başvurucunun 14/3/2012 tarihinde açtığı işe iade davasında ya rgısal süreç Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 24/9/2018 tarihli onama kararıyla sona ermiştir. Başvuru Numarası : 2018/34754 Karar Tarihi : 18/11/2020 39. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi ve yargılamanın uzu n sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine 23/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur . IV. İNCELEME VE GEREKÇE 10. Mahkemenin 18/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İdd ia 1. Başvurucunun İddiaları11. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede yargı lanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sür ede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna kar ar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden 13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şe kilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anaya sa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle i lgili kararını verdiği tarih esas alınır ( Güher Ergun ve di ğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, 50, 52). 14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin ya rgılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığ ı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususl ar dikkate alınır ( Güher Ergun ve diğerleri , 41, 45). 15. İşe iade davalarında yargılamanın uzaması her iki taraf için de hukuki belirsizliğin devamına sebep olduğundan bu davaların ivedilikle sonuçlandırılması ayrı bir öneme sahiptir. Bu durum iş sözleşmesi feshedilen fakat bir an önce eski işine dönme beklentisi taşıyan ve bu yüzden yeni bir işe başlamakta tereddü t eden işçi açısından önemli olduğu gibi sözleşmesini feshettiği işçi yerine yeni bir işçi i stihdam ederek iş organizasyonunu tamamlamak isteyen işveren açısından da önemlid ir. Dolayısıyla iş sözleşmesinin feshine ilişkin uyuşmazlıkların kısa sürede sonuç landırılması hem çalışanın hem de işverenin yararınadır ( Nesrin K ılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013, 60). 16. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu nun 20. maddesind eki sürelerin düzenleyici nitelikte süreler olduğu, yapılması gereken duruşma lar ve duruşma aralıkları, bilirkişi raporlarının beklenmesi, şahitlerin dinlenmesiyle teb ligat işlemleri gözönünde Başvuru Numarası : 2018/34754 Karar Tarihi : 18/11/2020 4bulundurulduğunda bu sürelerin aşılabileceği görülmektedir. Bu nedenle öngörülen süreyi aşan her yargılamanın süresinin makul olmadığı ve adil yargılan ma hakkını ihlal ettiği söylenemez. Bununla birlikte işe iade davalarının başvurucu açı sından taşıdığı değer ile davanın kısa sürede bitirilmesindeki başvurucunun kişisel yarar ı gözönüne alındığında bu davaların süre yönünden diğer davalarla aynı nitelikte olduğu d a söylenemez ( Nesrin K ılıç, 67). 17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda v erdiği kararlar dikkate alındığında 6 yıl 6 aylık yargılama süresinin makul olm adığı sonucuna varmak gerekir. 18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 36. maddesinde güvence al tına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilme si gerekir. B. Diğer İhlal İddiaları 19. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarını n uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu nun belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin bulunmadığı değerlendirildiğinden baş vurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 21. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 50.000 TL maddi, 20.000 TL ma nevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. 23. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığ ında başvurucuya net 16.000 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin r eddine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2018/34754 Karar Tarihi : 18/11/2020 524. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için baş vurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal ara sında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması neden iyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 25. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin i ddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Başvurucuya net 16.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazmina ta ilişkin diğer taleplerin REDDİNE, D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .294,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, F. Kararın bir örneğinin bilgi için Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İ ş) Mahkemesine (E.2016/311, K.2018/193) GÖNDERİLMESİNE, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/11 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selaha ddin MENTEŞ