9. Ceza Dairesi 2023/10306 E. , 2023/7200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/442 E., 2023/415 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları
**9. Ceza Dairesi 2023/10306 E. , 2023/7200 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/442 E., 2023/415 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılan değerlendirmede, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2022/352 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2022/352 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/442 Esas, 2023/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden esastan reddi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sadece sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden temyiz haklarını kullandıklarına, sanığın alt hadden uzaklaşılarak cezalandırılmasına, katılan kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık müdafii mağdurenin kemik yaşının tespit edilmemiş olmasına, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; ''Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yazılan müzekkere cevabında, katılan ...'ün annesi olan ...'ün 20/09/2007 tarihinde kız çocuğu doğurduğuna dair doğum kayıt defterinin dosya arasına gönderildiği anlaşılmıştır. Kırşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 14/09/2022 tarih, 2022/321 sayılı raporunda, katılan ...'ün yapılan iç beden muayenesinde; kızlık zarında yırtık saptandığının, bu durumun vajinal yolla organ sokulmuş olduğunun öyküsüyle uyumlu bulunduğunun, yırtığın muayene tarihinden on günden daha eski bir zamana ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan uzmanlık raporunda, katılan ...'e ait eşofman altı, külot ve sütyeninde sanık ...'a ait genotipe rastlanıldığı bildirildiği anlaşıldı. Her ne kadar sanık aşamalarda mağdurenin yaşının 15'den küçük olduğunu bilmediğini savunmuş ve hata hükümlerinden faydalanmak istemiş ise de; 20/02/2023 tarihli Veri Çıkarım Raporunda, katılan ... ile sanık ...'ın 26/08/2022 tarihli konuşmalarında, katılanın sanığa 'bütün bu hayallere 16 yaşında başlamalıyız inşallah' şeklinde mesaj gönderdiği, sanığın da katılana 'sen yaşını büyüttür' şeklinde mesaj gönderdiği, sanık ile mağdur çocuğun ilişki sürelerinin uzun sürdüğü, olayın anlık yaşanmadığı, sanığın mağdurun okulu bildiği, yine mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanlarında doğum gününün konuşulduğu ve 15 yaşına gireceğini sanığa söylediğine yönelik şikayet etmemesine rağmen ısrarlı beyanları, mağdurun hastane doğumlu olması, nüfustaki yaşının bununla uyumlu olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mağdurun yaşı hususunda veri inceleme raporunda belirtildiği üzere 'yaşını annen büyütsün, bu yaş da anne mi olunur' gibi ifadelerle mağdurenin bu ısrarlı beyanlarını doğruladığı, yine doğum gününe dair yapılan yazışmalarında mağdurenin sanığa 15 yaşından küçük olduğunu söylediği hususunundaki beyanlarını doğruladığı dikkate alındığında, sanığın mağduru yaşı noktasında hataya düşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varılarak suçtan kurtulmaya yönelik bu savunmalara itibar edilmemiştir. Sanık ...'ın gönül ilişkisi yaşadığı on beş yaşından küçük mağdure ...'le cinsel ilişkiye girmek suretiyle bir kez mağdurenin evinde bir kez okulda olmak üzere zincirleme şekilde üzerine atılı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçunu işlediği, sanığın on beş yaşından küçük mağdure ...'ü ... su deposuna götürmesi nedeniyle sanığın üzerine atılı mağdue ...'ü cinsel amaçlı olarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma suçunu işlediği, sanığın mağdure ...'ün anne ve babasının rızası olmadan meşru olmayan bir amaçla ikamette bulunarak üzerine atılı Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme suçunu işlediği anlaşılmakla; Sanık ...'ın üzerine atılı katılan ...'e yönelik 'Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı' suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nın 103/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu ve güttüğü amaç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu aynı mağdura karşı farklı zamanlarda birden fazla kez işlediği sabit olduğundan TCK'nın 43/1 maddesi gereğince cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki saygılı tutumu, sosyal ilişkisi, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak sanığa verilen cezadan TCK’nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak cezalandırılmasına, Sanık ...'ın üzerine atılı katılan ...'e yönelik 'Kişiyi Hürriyetinden Alıkoyma' suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nın 109/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu ve güttüğü amaç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçu çocuğa karşı işlediği anlaşıldığından TCK'nın 109/3-f maddesi gereğince sanığa verilecek cezada kanunen bir kat artırım yapılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçu cinsel amaç ile işlediği anlaşıldığından TCK'nın 109/5 maddesi gereğince sanığa verilecek cezada kanunen yarı oranında artırım yapılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 hükmüne göre takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın cezalandırılmasına, Sanık ...'ın üzerine atılı katılan ...'e yönelik 'Konut Dokunulmazlığını İhlal ' suçunu işlediği sabit olduğundan suçun önemi ve ağırlığı, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun işleniş şekli göz önünde bulundurularak suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK.’nun 116/1-4 üncü maddesi gereğince takdiren cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 hükmüne göre takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın cezalandırılmasına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkememizce sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, mağdurun somut, belirlenebilir bir zararının bulunmaması ve sanığın HAGB hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 231/5 vd hükümleri gereğince sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanığın cinsel istismar suçu yönünden atılı suçu işlediği noktasında tam bir kanaate ulaşılması, atılı suçun katalog suçlardan olması dolayısıyla kaçma ihtimalinin varlığı, kanunda ön görülen azami tutululuk süreleri ile sanığın tutuklu kaldığı sürenin orantılı oluşu bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın tutukluk halinin devamına karar verilmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin bozması sonrası kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin anılan hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/442 Esas, 2023/415 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.