12. Ceza Dairesi 2021/1139 E. , 2025/5418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/158 E., 2016/476 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mah
**12. Ceza Dairesi 2021/1139 E. , 2025/5418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/158 E., 2016/476 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca sanık ... 'ın 15.200,00 TL adli para cezası ile, sanık ...'in 30.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; gerekçeli kararın hatalı olduğuna, bilirkişi raporunda değerlendirme eksikliği olduğuna, sanığın kusurunun bedelini ödemek için elinden geleni yaptığına, hagb uygulanmamasına, savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ...'in yetkilisi olduğu ... inşaat firması tarafından ... sitesi inşaatının üstlenildiği, kaza sonucu ölen ...'ın bu inşaatın dış cephe sıva işini yaptığı, toplanan kanıtlara göre sıva işinin sanık ... tarafından taşeron sıfatıyla üstlenildiği ve ...'ın da bu şahsın işçisi olarak çalıştığı, bu işle ilgili olarak bir protokol düzenlendiği, (temyiz dışı) ...'in ise anlatımlara göre şantiye alanından sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, sıva işi için elektrikli bir iskele kurulduğu, iskelenin zeminden 18,72 metre yükseklikte olduğu ve bina ile arasında bir boşluk olması nedeniyle bu boşluğa iki adet metal uzantı yapıldığı, üzerinde sıva aletlerinin olduğu, iskelede emniyet kemeri ve diğer güvenlik malzemelerinin bulunmadığı, iskele ile bina arasında oluşan boşluğa uzatılmış olan metal uzantılara kalas konulduğu ve bunlardan birinin kırıldığı, ölen ...' ın bu kırılma sonucu zemine düşerek öldüğü kabul edilen olayda, gerekçeleri itibariyle karar vermeye yeterli görülen inşaat mühendisi, iş güvenliği uzmanı ve avukat olan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiş 25/08/2015 tarihli raporda belirtildiği gibi; ... Mimarlık Mühendislik Proje İnş. Tic. Ltd. yetkilisi olan sanık ...'in iş veren olarak A sınıfı belgeye sahip iş sağlığı ve güvenliği uzmanı çalıştırmadığı, iş yerinde risk analizi yaptırmadığı, işçiye iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermediği, iskelenin işin yapılmasına uygun bir şekilde oluşturulmasını sağlamadığı gibi ölen işçiye iş güvenliği ile ilgili koruyucu ekipman vermeme ve verilmiş ise bu ekipmanların kullanılmasını sağlama konusundaki önerilerini yerine getirmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanık ... 'ın sıva işini taşeron olarak üstlendiği ve ölen işçinin işvereni olduğu, işveren sıfatıyla asıl işveren ... ile pozisyonunun aynı olduğu ve bir önceki paragrafta açıklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanıkların TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiytlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanıklar hakkında TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının 760 gün yerine 960 gün olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "2" nolu fıkrasının ikinci paragrafında yer alan "960 gün" ibaresi çıkarılarak yerine "760 gün" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.