1. Ceza Dairesi 2019/3367 E. , 2020/71 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralamak HÜKÜM : TCK.nin 87/4, 62, 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası. TÜRK MİLLETİ ADINA 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin takdiren reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında, maktul ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama su
**1. Ceza Dairesi 2019/3367 E. , 2020/71 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralamak HÜKÜM : TCK.nin 87/4, 62, 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası. TÜRK MİLLETİ ADINA 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin takdiren reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında, maktul ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.01.2019 tarih, 2018/1960 E. 2019/75 Karar sayılı bozma üzerine verilen kararında bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, TCK'nin 25, 27, 29. maddelerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; sanık ile maktul arasında trafikte yaşanan tartışma sonucunda kavga meydana geldiği, sanığın mağduru darp ederek kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyon sonucunda ölümüne sebep olduğu anlaşılan olayda; 04/01/2017 tarihli 1. Adli Tıp İhtisas kurulu raporunda belirtildiği üzere, ölüme neden olan yaralanmanın düşme/düşürülme sonucu başın sert ve künt bir zemine çarpılması ile mümkün görüldüğü ve bu itibarla sanığın olayda silah kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, sanık hakkında TCK’nin 87/4. maddesinin uygulanmasında; TCK’nin 86/1. fıkradan hüküm kurulması gerekirken yanlış değerlendirme sonucunda TCK’nin 86/3. fıkradan hüküm kurularak 16 yıl hapis cezası ile fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek dosyanın takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, hükmolunan ceza miktarı ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre gözetilerek sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 14/01/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.