İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2026 tarihli ve 2026/69 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, olmadığı takdirde şirketin genel kurula çağrılması amacıyla kayyım atanması istemine ilişkindir. İstinafa konu uyuşmazlık ise ilk derece mahkemesince davacıl…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/740 - 2026/1021 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/740 KARAR NO : 2026/1021 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/01/2026 NUMARASI : 2026/69 ESAS DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR :1- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Yönetim Kayyımı Atanması İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2026 tarihli ve 2026/69 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, olmadığı takdirde şirketin genel kurula çağrılması amacıyla kayyım atanması istemine ilişkindir. İstinafa konu uyuşmazlık ise ilk derece mahkemesince davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin murisi ... ile davalı ...'ün diğer davalı şirkette %50'şer pay ile ortak olduklarını, ancak muris ...'ün ölümünden sonra davalı ...'ün mirasçıların pay devirlerini gerçekleştirmediğini ve şirket adına kayıtları taşınmazları değerinin çok altında satarak şirketi zarara uğrattığını belirterek davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına, olmadığı takdirde şirketin genel kurula çağrılması amacıyla kayyım atanmasına karar verilmesini, ayrıca yargılama sorasında şirket mal varlığının korunması amacıyla şirkete ait tüm taşınmazlar üzerine devir ve temlikin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, yine davalı şirket yetkilisinin şirkete ait banka hesapları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanarak belirli bir tutarın üzerindeki işlemlerin denetim/onay kayyımının onayına tabi kılınmasına, şirkete ait defter, kayıt ve belgelerin zayi olmaması adına muhafaza altına alınmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, Mahkemece verilen 21/01/2026 tarihli ara karar ile işbu ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Geçici hukuki koruma türlerinden olan ihtiyati tedbir 6100 sayılı HMK’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır. Yapılan incelemede, davalı şirketin iki ortaklı limited şirket olup, her iki ortağın da münferiden şirketi temsile yetkili olduğu, davacının murisi ...'ün vefat ettiği, ancak diğer davalı ...'ün hali hazırda münferiden şirketi temsile yetkili olduğu ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı, tüzel kişi şirketlerde aslolanın şirketin yetkili organları marifetiyle yönetilmesi ve denetlenmesi olduğu, davacının varsa 6102 sayılı TTK'nın 438 vd. maddelerinde belirtilen yasal koşullara uyarak özel denetçi atanmasını talep edebileceği, somut olayda böyle bir talebin olmadığı, davalı şirkete denetim/onay kayyımı atanmasına ilişkin yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde yasal koşulların oluşmadığı, yine her ne kadar şirkete ait taşınmazların değerinin çok altında satıldığı iddia edilmiş ise de, işbu iddiaya ilişkin yaklaşık ispata yarar her hangi bir delil de sunulamadığı, dava dilekçesi ekinde sadece şirket ile dava dışı arsa sahipleri arasında imzalanan düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinin sunulduğu, ticaret sicil kayıtları ve ana sözleşme incelendiğinde şirketin zaten müteahhitlik faaliyetleri ile uğraştığı ve taşınmaz yapımı ile alım-satımının şirketin ana faaliyet alanını oluşturduğu, bu sebeple ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 28/04/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır