21. Hukuk Dairesi 2011/10209 E. , 2012/15166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle kesilen emekli aylıklarının yeniden bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundukta
**21. Hukuk Dairesi 2011/10209 E. , 2012/15166 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle kesilen emekli aylıklarının yeniden bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacının vergi kaydının bulunmadığı gerekçesiyle sigortalılık süresinin yeterli olmaması nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 21.12.1989 tarihli bildirgeye göre 06.05.1988 tarihli vergi kaydı nedeniyle 06.05.1988 tarihi itibariyle tescil edildiği, daha sonra ibraz edilen 01.01.1981-24.05.1988 tarihleri arasını kapsayan vergi kaydı nedeniyle tescil tarihinin 20.04.1982 tarihine çekildiği, bu kaydın hatalı olduğunun anlaşılması üzerine tescil tarihinin 25.12.1987 olarak düzeltildiği,davacının 01.01.1981 - 31.12.1981, 25.12.1987 - 24.05.1988, 06.05.1988 - 01.02.1993, 20.05.1998 - 28.04.2006, 12.05.2006 - 31.08.2007 tarihleri arasında vergi kaydının, 21.10.1986-devam şeklinde ve 20.02.1989-15.03.1994 tarihleri arasında esnaf ve sanatkarlar odası kaydının, 07.02.1989-31.03.1994 ve 15.08.1989-devam şeklinde sicil memurluğu kaydının bulunduğu başkaca bir kaydın bulunmadığı, 01.01.1981-24.05.1988 tarihleri arasındaki vergi kaydının hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1989 yılında geriye yönelik olarak yapılmış olmakla, 1985 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Ne var ki, uyuşmazlık konusu dönem olan 20.04.1982-25.12.1987 tarihleri arasına ilişkin primleri 1992 ve 2003 yılındaki af kapsamında tahsil edilmiş ve davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan Kurumun bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Yapılacak iş; davacının primleri af kapsamında tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 20.04.1982-25.12.1987 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu kabul etmek ve sonucuna göre davacının talebi ile ilgili bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.09.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.