Başvuru, bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın delillerin hatalı değerlendirilerek reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ve uzun süren yargılama nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın delillerin hatalı değerlendirilerek reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ve uzun süren yargılama nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, Bursa Su Kanalizasyon Genel Müdürlüğüne (BUSKİ) bağlı işyerinde temizlikçi ve evrak görevlisi olarak 18/5/1995-15/9/2010 tarihleri arasında çalışmıştır. Başvurucu 8/10/2010 tarihinde Bursa İş Mahkemesinde (Mahkeme) iş sözleşmesinin 15/9/2010 tarihinde haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle BUSKİ aleyhine dava açmıştır. Mahkeme 7/3/2012 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar vermiştir. Karar gerekçesinde; başvurucunun on altı yıllık işçi olduğu ve bu çalışma süresi içinde hiçbir disiplin cezası almadığı vurgulanmıştır. Gerekçede yapılan keşfe göre özel kullanıma ait olmayan, herkesin izinsiz olarak rahatlıkla girip çıktığı, elektrik süpürgesi, kablo, poşet vb. gibi malzemelerin konulduğu yere bırakılan, dolu veya boş olduğu dahi şüpheli olan bir çikolata kutusunu, dikiş kutusu yapmak amacıyla alan başvurucunun tazminatsız olarak işten çıkartılmasının hakkaniyet ve ölçülülük kurallarına uymayan ağır bir yaptırım olduğu, haklı feshin şartlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı BUSKİ temyiz talebinde bulunmuş, Yargıtay Hukuk Dairesi 13/12/2012 tarihinde bozma kararı vermiştir. Karar gerekçesinde; başvurucudan işverene ait tüm eşyaları muhafaza ederek temizlik işini ifa etmesi beklendiği hâlde başvurucunun kimsenin bulunmadığı bir sırada başkasına ait çikolata kutusunu alarak kendisine mal etmesinin sadakat yükümlülüğüyle bağdaşmadığı, dolayısıyla sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı vurgulanarak kıdem tazminatı isteğinin reddi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme bozma sonrası yeniden yaptığı yargılamada direnme kararı vermiştir. Kararı inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) 7/2/2018 tarihli kararıyla, direnme kararını bozmuştur. Kararda; başvurucunun temizlik işçisi olduğu, işyerinde kimsenin olmadığı zaman dilimlerinde temizlik işini ifa eden temizlik görevlilerine işyerindeki tüm eşyaların emanet edildiği, işçilerden tüm bu malzemeleri muhafaza ederek çalışmalarının beklendiği ifade edilmiştir. Bozma kararında, Mahkemece paketin dolu olması hâlinde dahi maddi değerinin azlığına vurgu yapıldığı ancak izinsizce sahiplenilen eşyanın ekonomik değerinin az olmasının eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağının açık olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun on beş yıllık bir kıdeme sahip olduğu ve daha önce hiç uyarı cezası dahi almamasının sonucu değiştirecek mahiyette olmadığı vurgulanmıştır. Başvurucunun başkasına ait olan ve dolu olduğu anlaşılan bir çikolata paketini alarak kendisine mal ettiği, bu eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış niteliğinde olduğu, güven sarsıcı bu eylemi nedeniyle iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işverenden beklenemeyeceği belirtilmiştir. Bu defa ilk derece mahkemesi bozma ilamına uyarak 10/9/2018 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesince 28/3/2019 tarihinde onanmıştır. Yargıtayın onama kararı başvurucuya 18/4/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 14/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.