12. Ceza Dairesi 2022/9710 E. , 2025/1552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1997E., 2022/1969K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 2
**12. Ceza Dairesi 2022/9710 E. , 2025/1552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1997E., 2022/1969K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gölbaşı (Ankara) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/13 E., 2019/495K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde müsnet suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 Sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde 2863 sayılı Kanunun 74/1-2.cümle 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 51/1-3, 52, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 1 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanığın kendisine ait ikametinde kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yaptığına dair cezalandırmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanığın temyiz isteği; hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 06.09.2018 tarihli şikayet dilekçesi ile sanığın yeraltı şehri olduğu inancıyla ikametinin kömürlüğünde kazı yaptığına ilişkin şikayet başvurusu üzerine başlatılan soruşturma işlemleri esnasında sanığa ait ikamette yapılan arama işlemi neticesinde, ikametin kömürlük kısmında kazı yapılmış olduğu, aydınlatma kablolar ile çalışma sırasında kullanıldığı değerlendirilen iş kıyafetlerinin bulunduğu , dosya arasında bulunan olay yeri inceleme tutanağına göre kömürlük giriş kapısında toprak yığıntısı olduğu, koridor bölümünün sonunda 130-150 cm çapında, 130 cm derinliğinde çukurun olduğu, çukurun ağız kısmından binanın altına ve aşağısına doğru 8 metre uzunluğunda 130-150 cm genişliğinde tünelin kazılmış olduğunun, aşağıya inmek için ayak basamak bölümlerinin açlılmış olduğunun belirtildiği, müze müdürlüğü uzmanlarınca yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda ikametin kömürlük kısmında hilti ve benzeri aletlerle açıldığı değerlendirilen 3 metre çapında 5 metre derinliğinde kazı çukuru tespit edildiği, kazı yapılan alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır- taşınmaz kültür varlığına rastlanılmadığı ve sit tescil kaydının bulunmadığının tespit edildiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ikametinin kömürlük kısmında yaklaşık 2 ay önce göçük oluştuğunu, çukurun evin temeline zarar vermesinden korktuğu için boş toprağı açıp kazdığını, kızının doğumu nedeniyle köyde olmadığından tamamlayamadığını, define maksatlı kazı yapmadığını beyan ettiği, sanık hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 2863 sayılı Kanunun 74/1-2.cümle, 5237 sayılı TCK'nun 53.maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanığın yargılama aşamasındaki benzer savunmalarında soruşturma aşamasındaki ifadesini doğrulayarak, olay günü define maksatlı kazı yapmadığını, olay günü göçük oluştuğunu meraktan kazı yaptığını, sonrasında kızı doğum yaptığı için geri dolduramadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;"... sanığın bodrum katında kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yaptığı iddiasıyla dava açıldığı olayda, Kişinin sit alanı veya kültür varlığı niteliğinde olmayan evinin bodrumunu kazmasının amacının kültür varlığı bulmak olduğu yönünde dosyada somut şüpheden uzak bir delilin olmadığı, bu amaç dışında herhangi bir amaçla kendi mülkiyetinin bodrumunda yapılan kazı işleminin de dava konusu suça vücut vermeyeceği, ayrıca alanda herhangi bir taşınır taşınmaz kültür varlığına rastlanılmadığı" gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde kesin, şüpheden uzak bir delilin bulunmadığı kanaatiyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. [adres satırı maskelendi] Sanık savunmalarında, evine zarar gelmemesi için temeli kontrol etmek amacıyla kazı yaptığını ileri sürerek suçlamayı kabul etmese de, suça konu yerde bodrum içerisinde yaklaşık 130-150 cm genişliğinde ve 8 metre derinliğinde çukur açıldığı, kolluk tutanağına göre telefonla somut bir ihbarda bulunulması üzerine olay yerine gelindiği gözönüne alığında hayatın olağan akışına uygun düşmeyen bu savunmalara itibar edilmemiştir." gerekçesiyle ilk derece hükmü kaldırılarak sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi her hangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı ancak Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen beraat hükmünün kaldırılmasının ardından duruşma açmasına rağmen savunması alınmaksızın, ilk derece mahkemesinde alınan savunması ile yetinerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesine aykırı şekilde doğrudan mahkumiyet hükmü kurması, 2-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilmeksizin TCK'nın 53. maddesine hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.