Başvuru, sözleşmenin feshinin iptali istemiyle açılan davada silahların eşitliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, sözleşmenin feshinin iptali istemiyle açılan davada silahların eşitliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Başvurucunun Sözleşmesinin Feshine İlişkin Süreç Başvurucu, Lefkoşa Büyükelçiliğinde 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli personel olarak görev yapmaktayken başvurucunun sözleşmesi diplomatik muafiyet kapsamında gümrüksüz sigara alımları ile katma değer vergisi (KDV) iadelerine ilişkin beyannamelerde usulsüzlükler yaptığı gerekçesiyle 31/5/2012 tarihi itibarıyla feshedilmiştir. Başvurucu bu işlemin iptali ve mahrum kaldığı parasal hakların kendisine ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 30/10/2014 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Mahkemenin ret kararının gerekçesinde:i. Gümrüksüz içki ve sigara siparişleri için aylık dönemler hâlinde düzenlenen takrir belgeleri üzerinde tahrifat suretiyle ilaveler yapılarak yetkililerin bilgisi dışında alım yapıldığı, bu konudaki sorumluluğun başvurucuda olduğu,ii. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile KDV beyannamesi iadesi alanların yazılı ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinden, hesap işlemlerinden sorumlu büyükelçilik görevlisine yardımcı olmakla yükümlü olan ve vergi iadesi işlemlerini yürüten başvurucunun ilgili kişilerin taleplerine bilgileri dışında eklemeler yaptığı, hak sahiplerine beyanları kadar ödemede bulunduğu, bu amaçla belgelerde tahrifat yaptığı, dolayısıyla KDV iade beyannamelerine ilişkin söz konusu usulsüzlüklerinin sübuta erdiği,iii. Başvurucu hakkında yürütülen araştırma ve inceleme neticesinde yapılan saptamalar değerlendirildiğinde, başvurucunun belirtilen hâllerinin hizmet sözleşmesinin maddesi kapsamında sözleşmenin feshini gerektirdiğinin anlaşıldığı, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiştir. Başvurucu Mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Danıştay Onikinci Dairesi 21/3/2018 tarihli kararıyla Mahkeme kararını onamıştır. Başvurucu karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Başvurucunun talebi aynı Dairenin 8/10/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 31/10/2019 tarihinde öğrenmiştir. Başvurucu 27/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Başvurucu Hakkındaki Ceza Soruşturmasına İlişkin Süreç Başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik, resmî belgeyi ve suç delillerini yok etmek suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/65535 numaralı soruşturma başlatılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 12/6/2013 tarihli ve 2013/29601 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde: i. Hak sahiplerinin vergi iadesi işlemlerini gerek istek üzerine gerek kendi arzusu ile yürütürken, kişilerin taleplerine bilgileri dışında eklemeler yaptığı, hak sahiplerine beyanları kadar ödemede bulunduğu ve bu amaçla belgelerde tahrifat yaptığı iddiası ile ilgili olarak belge asıllarının bulunamaması nedeniyle gerekli incelemenin yapılmasının mümkün olmadığı,ii. Vergi iadesi işlemleri ile ilgili olarak 2009 ve 2010 yıllarına ait hiç bir belgenin başvurucunun sorumluluğundaki dosyalarda bulunmadığı, iii. Başvurucunun tahrif ettiği belgeleri, suç delillerini yok etmiş veya gizlemiş olacağı intibası uyandırdığı iddiası ile ilgili olarak ise şüphelinin beyanına göregörevine son verildiği 2010 yılı Kasım ayında belgelerin yerinde olduğu ve konumuyla ilgili olarak ispat değeri taşıyan evrakları almak için gittiğinde belgelerin olmadığının ve evrakların hepsinin kayıp olduğunun kendisine beyan edildiği, bahse konu odanın herkese açık olduğu ve herkesin girebildiği hususlarının iddia edilmiş olması karşısında, belgelerin asıllarının bulunmaması ve şüpheli tarafından yok edildiğine ilişkin de kamu davası açmayı gerektirecek nitelikte yeterli şüphe oluşturan delil elde edilemediği, iv. Ancak konu ile ilgili olarak şüpheli açısından bağlı olduğu kurumca disiplin yönünden inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Dışişleri Bakanlığının kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yaptığı itiraz Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin23/7/2013 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. A. İlgili Kanun 657sayılı Kanun'un "İstihdam şekilleri" kenar başlıklı maddesinin "Sözleşmeli personel" başlıklı (B)bendinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan hâli şöyledir: "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir."B. Tip Sözleşme Mahkeme kararında ve başvuru formunda yer verilen şekliyle, Dışişleri Bakanlığı ile davacı arasında 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında imzalanan Tip Hizmet Sözleşmesi'nin "Sözleşmenin feshi" başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Sözleşmeli Personel; (...)b) Kendisine verilen işleri yürürlükteki kanun, tüzük, yönetmelik, genelgelere ve verilecek emirlere uygun olarak yapmaması, (...)g) Kurumun itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunması, (...)p) Rüşvet alması veya sahte belge tanzim etmesi, (...)s) Yapmakla görevli bulunduğu görevlerini kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ya da noksan veya kusurlu yapması, (...) hal ve hallerinde işverenin ihbarda bulunmaksızın sözleşmeyi feshedeceğini peşinen kabul eder."