11. Ceza Dairesi 2024/5285 E. , 2025/1967 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/401 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ŞÜPHELİ : ... SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2022 takvim yılı, 28.02.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yar
**11. Ceza Dairesi 2024/5285 E. , 2025/1967 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/401 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ŞÜPHELİ : ... SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2022 takvim yılı, 28.02.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.02.2024 tarihli ve 2023/222986 Soruşturma, 2024/16607 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/189 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2024 tarihli ve 2024/401 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18168 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96583 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96583 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2024 tarihli kararında yer alan ".1- Şüphelinin hedef gösterdiği ve kimlik bilgilerini paylaştığı ... , ... ,... , ... isimli kişiler yönünden hiçbir araştırma yapılmamış, şüpheli ifadeleri yok sayılmış, bu kişilerin beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınmadığı, 2- Şüphelinin alınan yazı ve imza örneklerinin suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 3- ... isimli kişinin beyanları ile yazı imza örnekleri alınarak suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 4- Tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, 5- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 6- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 7- Faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, 8- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 9 Fiili temsilin tespiti maksatlı şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmediği gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan..,." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 26/07/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun, 25/08/2023 tarihli vergi inceleme tutanağı ile mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/189 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1- Şüphelinin hedef gösterdiği ve kimlik bilgilerini paylaştığı ... , ... ,... , ... isimli kişiler yönünden hiçbir araştırma yapılmamış, şüpheli ifadeleri yok sayılmış, bu kişilerin beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınmadığı, 2- Şüphelinin alınan yazı ve imza örneklerinin suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 3- ... isimli kişinin beyanları ile yazı imza örnekleri alınarak suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 4- Tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, 5- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 6- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 7- Faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, 8- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı,9- Fiili temsilin tespiti maksatlı şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmediği..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, "suçun sübûtuna doğrudan etki edecek birçok delil toplanmadan düzenlendiği" belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2024 tarihli ve 2023/222986 Soruşturma, 2024/16607 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b. maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 293 108 9738 vergi kimlik numaralı mükellefi olup cerrahi, tıbbi ve ortopedik alet ve cihazların toptan ticareti alanında faaliyet gösteren Derman Global Medikal Sağlık Ürünleri Tekstil Boya Kimya Ambalaj Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 26.07.2023 tarihli ve 2023-(2014-1-381)/29 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığına yönelik açıklamalara yer verildiği, soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan şüphelinin gerçekte peynir ticareti ile uğraşmasına karşın, Fikret Kireççi aracılığıyla tanıştığı ... ve ... tarafından adına 3 adet farklı alanlarda faaliyet gösteren şirket kurulduğunu, kendisine bu amaçla toplam 6.500,00 TL para verildiğini, beyannamelerin bu kişiler tarafından verildiğini, defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını bildirdiği anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/189 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen deliller ile şüphelinin savunmasında dile getirdiği hususlara yönelik diğer delillerin yargılama sırasında Mahkemece de toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2024 tarihli ve 2024/401 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.