TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AHMET U ĞUR BALKANER VE YA ŞAR MESC İGİL BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/1559) Karar Tarihi: 3/2/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALRecai AKYELSelahaddin MENTE Ş Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Ahmet U ğur BALKANER Vekili : Av. Mehmet Erol ALSAN 2. Yaşar MESC İGİL Vekili : Av. Yusuf Avni KABACAO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONU
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AHMET U ĞUR BALKANER VE YA ŞAR MESC İGİL BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/1559) Karar Tarihi: 3/2/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALRecai AKYELSelahaddin MENTE Ş Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Ahmet U ğur BALKANER Vekili : Av. Mehmet Erol ALSAN 2. Yaşar MESC İGİL Vekili : Av. Yusuf Avni KABACAO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; borçlunun iflas ına karar verilmesi istemiyle aç ılan davada yarg ılaman ın durdurulmas ına karar verilmesi nedeniyle karar hakk ının, yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının, mal varl ığına ilişkin olarak uygulanan ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular 15/1/2019 ve 5/2/2019 tarihlerinde yap ılm ıştır. 3. 2019/4376 numaral ı başvuru incelenen ba şvuruyla birle ştirilmiştir. 4. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 5. Başvurucular, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 37. Başvuruculardan Ahmet U ğur Balkaner (birinci ba şvurucu) 1956 do ğumlu olup Ankara'da, Ya şar Mescigil (ikinci ba şvurucu) ise 1944 do ğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Ba şvurucular, Bakanlar Kurulunun 21/12/1999 tarihli karar ıyla Tasarru f Mevduat ı ve Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen Yurt Ticaret ve Kredi Bankas ının (Yurtbank) eski yöneticileridir. Yurtbank Balkaner Grubu olarak tabir edilen şirketler grubuna aittir. 8. Bankalar Yeminli Murak ıplar ınca haz ırlanan 19/7/1999 tarihli raporda, bankac ılık teamüllerine ayk ırı ve keyfî olarak kredi kulland ırılmas ı, banka kaynaklar ının banka sahiplerinin ç ıkarlar ı doğrultusunda sarf edilmesi sebebiyle bankan ın toplamda 313.805.000.000 TL zarara u ğrad ığı tespit edilmi ştir. Bakanlar Kurulunun 21/12/1999 tarihli karar ıyla Yurtbank ın temettü hariç ortakl ık haklar ı ile yönetim ve denetimi 18/6/1999 tarihli ve 4389 say ılı mülga Bankalar Kanunu'nun 14. maddesine dayan ılarak TMSF'ye devredilmi ştir. 9. Bankalar yeminli murak ıplar ında düzenlenen 7/3/2000 tarihli mali bünye raporunda birinci ba şvurucunun sorumlulu ğunun 313.085.000.000 TL'yi, ikinci başvurucunun sorumlulu ğunun ise 312.067.000.000 TL'yi kapsad ığı belirtilmi ştir. 10. Bankan ın TMSF'ye devrini müteakip Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi taraf ından 6/1/2000 tarihinde banka yöneticilerinin mal varl ığına ihtiyaten tedbir konulmas ına karar verilmi ştir. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/1/2000 tarihli karar ıyla da bu yöneticiler hakk ında yurt d ışı çıkış yasağı tedbirinin uygulanmas ına kara r verilmiştir. 11. TMSF taraf ından Yurtbank ın zararlar ının bankan ın başvurucular ın da aralar ında bulunduğu yöneticilerinden mü şterek ve müteselsilen tahsiline, bunun mümkün olmamas ı hâlinde 4389 say ılı Kanun'un 17. maddesi uyar ınca yöneticilerin şahsi olarak iflas ına kara r verilmesi istemiyle İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde (Mahkeme) 21/12/2000 tarihinde dava aç ılm ıştır. 12. Bu arada TMSF ile Balkaner Grubu aras ında 23/3/2010 tarihli protoko l akdedilmi ştir. Söz konusu protokole göre borçlular protokolde belirtilen borcun miktar ını kay ıtsız ve şarts ız kabul etmi ş, yine protokolde belirtilen plan çerçevesinde ödemeyi taahhüt etmiştir. Protokolün 7.1. maddesine göre birinci ba şvurucu taraf ından, 6183 say ılı Kanun uyar ınca ad ına düzenlenen/tesis edilen ödeme emri, ödemeye ça ğrı işlemi ve sat ış işleminin iptali istemiyle idare mahkemelerinde aç ılan davalar ın TMSF lehine kesinle şmesi temin edilecektir. Buna kar şılık protokolün 10.4. maddesinde TMSF'nin açt ığı şahsi iflas davalar ının -ihtiyati tedbirler baki kalmak kayd ıyla- durdurulmas ı için mahkemelerden talepte bulunaca ğı hükme ba ğlanm ıştır. 13. TMSF bu protokolden sonra -6/12/2011 tarihinde- Mahkemeye dilekçe sunara k 19/10/2005 tarihli ve 5411 say ılı Bankac ılık Kanunu'nun 132. maddesinin onuncu f ıkras ı uyar ınca ihtiyati tedbirler baki kalmak kayd ıyla durdurma karar ı verilmesini talep etmi ştir. 14. Mahkeme 13/3/2012 tarihinde davan ın durdurulmas ına ve dosya esas ının kapat ılmas ına, başvurucular aleyhine verilen ihtiyati tedbir karar ının devam ına kara r vermiştir. Karar ın gerekçesinde, Balkaner Grubu ile TMSF aras ındaki protokole vurgu yap ılarak 5411 say ılı Kanun'un 132. maddesinin onuncu f ıkras ı uyar ınca durdurma karar ı verilmesinin ko şullar ının oluştuğu belirtilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 415. Başvurucular bu karara kar şı temyiz isteminde bulunmu ştur. Yarg ıtay 23. Hukuk Dairesi (Daire) 30/3/2017 tarihinde temyiz istemini reddederek mahkeme karar ını onam ıştır. Karar düzeltme istemi Daire taraf ından 11/12/2018 tarihinde reddedilmi ştir. Nihai karar birinci ba şvurucuya 11/1/2019, ikinci ba şvurucuya 14/1/2019 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 16. Birinci ba şvurucu 11/2/2019 tarihinde Mahkemeye dilekçe sunarak yurt d ışı çıkış yasağına ilişkin ihtiyati tedbir karar ının kald ırılmas ını talep etmi ştir. Mahkeme, yurt d ışı çıkış yasağı karar ı verilmesini gerektiren nedenlerin güncelli ğini korudu ğu gerekçesiyle talebin reddine 21/3/2019 tarihinde karar vermi ştir. IV.İLGİLİ HUKUK 17. 4389 say ılı mülga Kanun'un "Denetlemeler sonucunda al ınacak tedbirler" kenar başlıklı 14. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... 3. Kurum, bir bankan ın; a) Bu maddenin (2) numaral ı fıkras ı kapsam ında al ınmas ı istenen tedbirleri k ısmen ya da tamamen almad ığını, bu tedbirlerin k ısmen veya tamamen al ınm ış olmas ına rağmen mali bünyesinin güçlendirilmesine imkan bulunmad ığını ya da mali bünyesinin bu tedbirler alınsa dahi güçlendirilemeyecek derecede zay ıflam ış olduğunu, b) Yükümlülüklerini vadesinde yerine getiremedi ğini, c) Bu madde hükümlerinin uygulanmas ında Kurulca belirlenecek de ğerleme esaslar ı çerçevesinde yükümlülüklerinin toplam de ğerinin varl ıklar ının toplam de ğerini aştığını, d) Faaliyetine devam ının mevduat sahiplerinin haklar ı ve mali sistemin güven v e istikrar ı bak ımından tehlike arzetti ğini, tespit etti ği takdirde, Kurul, en az be ş üyesinin ayn ı yöndeki oylar ıyla al ınan kararl a temettü hariç ortakl ık haklar ı ile bankan ın yönetim ve denetimini Fona devretmeye veya bankac ılık işlemleri yapma ve/veya mevduat kabul etme iznini kald ırmaya yetkilidir. ...5...b) Fon, (4) numaral ı fıkra hükümlerine göre temettü hariç ortakl ık haklar ı ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankan ın; bc) Yönetim ve denetimini do ğrudan veya dolayl ı olarak, tek ba şına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar ının malvarl ıklar ı üzerine teminat aranmaks ızın ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz kararlar ı ile ilgililerin yurtd ışına ç ıkmas ına yasaklama dahil, alacakl ılar ın menfaati için zorunlu olan her türlü muhafaza tedbirinin al ınmas ını ilgili mahkemeden istemeye yetkilidir. Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 5..." 18. 4389 say ılı mülga Kanun'un "Tasarruf Mevduat ı ve Sigorta Fonu" başlıklı 15. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... ... Fon, bu bentte say ılan gerçek veya tüzel ki şilere ait şirket hisselerinin ve/veya ... diğer tüm hak ve varl ıklar ının ... sat ışını gerçekle ştirmeye ve bu sat ışlardan elde edilen tutarlar ı Fon alacaklar ına mahsup etmeye veya şirketlerin kamu borçlar ı ve/veya Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlar ı ile sair borçlar ını ödemede kullanmaya ... yetkilidirler. Fon alacaklar ının tahsilini teminen 6183 say ılı Amme Alacaklar ının Tahsil Usulü Hakk ında Kanun hükümleri uyar ınca haczedilen aktif de ğerler ile ... di ğer tüm hak ve varl ıklar ı bir araya getirerek ticari ve iktisadi bütünlük olu şturarak al ıcısına geçişini sağlayacak şekild e sat ışına, ... Fon Kurulu yetkilidir. ..." 19. 4389 say ılı mülga Kanun'un "Hazine alaca ğı" başlıklı 15/a. maddesinin birinci fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Fon alacaklar ından; yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankac ılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri kald ırılan bankalar ın yönetim ve denetimini do ğrudan veya dolayl ı olarak elinde bulunduran ortaklar ının her ne ad alt ında olursa olsun kendilerine ait yurt içi ve yurt d ışı şirket, finans kurulu şu, off-shor e bankalara aktard ıklar ı banka kaynaklar ı veya bankalar ın hakim ortaklar ının iştiraklerine ve ba ğlı şirketlerine ayni bankan ın el değiştiren ortaklar ının birbirlerine verdiği krediler , bankan ın yönetim ve denetim döneminde yeterli ticari faaliyeti olmaks ızın kaynak aktar ımı amac ıyla kurulmu ş şirketlere verilen krediler , bankalar ının off-shore bankalar ındaki yarg ı kararlar ı nedeniyle ödedikleri mevduatlar ı ve off-shor e bankalar ın bankaya izinli veya izinsiz aktard ığı off-shore mevduatlar, ba şkaca bir i şleme gerek olmaks ızın Hazine alaca ğı haline gelmi ş say ılır. " 20. 4389 say ılı mülga Kanun'un "Bankac ılık işlemleri yapma ve mevduat kabu l etme izninin kald ırılmas ının sonuçlar ı" başlıklı 16. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının ilgili kısm ı şöyledir: "Fon, yönetim ve denetimi kendisine intikal eden bankada mevduat sahipleri ile di ğer alacakl ılar ın haklar ını korumaya yönelik tedbirleri al ır. Bankac ılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kald ırılan bankan ın 17 nci maddede say ılan ilgililerinin mal, hak ve alacaklar ına Fonun talebi üzerine mahkeme taraf ından teminat şart ı aranmaks ızın ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulabilir..." 21. 4389 say ılı mülga Kanun'un "Şahsi sorumluluk" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: "Bir bankan ın yönetim kurulu ve kredi komitesi ba şkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yard ımc ılar ı ve imzalar ı bankay ı ilzam eden memurlar ının kanuna ayk ırı karar ve işlemleriyle bankan ın iflas ına neden olduklar ının tespiti halinde, bankaya verdikler i zararlarla s ınırlı olarak bunlar ın şahsi sorumluluklar ı yoluna gidilerek, Fon Kurulu karar ına istinaden ve Fon'un talebi üzerine do ğrudan şahsen iflaslar ına mahkemece kara r verilebilir. Bu karar ve i şlemler bankan ın yönetim ve denetimini do ğrudan veya dolayl ı olarak tek ba şına veya birlikte elinde bulunduran ortaklara menfaat temini amac ıyla yap ıldığı takdirde, menfaat temin eden ortaklar hakk ında da temin ettikleri menfaat üzerinden ayn ı hüküm uygulan ır." Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 622. 6183 say ılı Kanun'un "Kanuni temsilcilerin sorumlulu ğu" kenar başlıklı mükerrer 35. maddesinin birinci f ıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Tüzel kişiler[in] ... mal varl ığından tamamen veya k ısmen tahsil edilemeyen veya tahsi l edilemeyece ği anlaşılan amme alacaklar ı, kanuni temsilcilerin ... şahsi mal varl ıklar ından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." 23. 5411 say ılı Kanun'un "Faaliyet izni kald ırılan veya Fona devredilen bankalara ilişkin ortak hükümler" kenar başlıklı 109. maddesinin üçüncü f ıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Fon, faaliyet izni kald ırılan veya Fona devredilen bankada mevduat ve kat ılım fonu sahipleri ile di ğer alacakl ılar ın haklar ını korumaya yönelik olarak gerekli görece ği her türlü tedbiri al ır. Faaliyet izni kald ırılan veya Fona devredilen bankan ın hâkim ortaklar ı ve tüzel kişi ortaklar ının sermayesinin yüzde onundan fazlas ına sahip gerçek ki şi hissedarlar ve yöneticilerinin mal, hak ve alacaklar ına Fonun talebi üzerine mahkeme taraf ından teminat şart ı aranmaks ızın ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz konulabilir, bu ki şilerin yurt dışına ç ıkışlar ı yasaklanabilir..." 24. 5411 say ılı Kanun'un "Fon alacaklar ının takip ve tahsiline ili şkin yetki ve usûller" kenar başlıklı 132. maddesinin onuncu f ıkras ı şöyledir: "Fon, takip etti ği alacaklar ile ilgili olarak iskonto da dâhil olmak üzere, her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, satmaya, geri almaya, alaca ğına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacaklar ı belirleyece ği koşullar ile devralmaya ve alacağın yeniden itfa plân ına bağlanmas ı da dâhil olmak üzere borçlularla anla şma yapmaya ve borçlularla yapt ığı anlaşmalar kapsam ında Fon Kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulay ıp uygulamamaya, dava aç ıp açmamaya vey a açılmış bulunan hukuk davalar ının yap ılan anlaşma süresince durdurulmas ını mahkemede n istemeye yetkilidir" V.İNCELEME VE GEREKÇE 25. Anayasa Mahkemesinin 3/2/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Karar Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1.İkinci Başvurucunun İddialar ı 26. Başvurucu; yarg ılama s ıras ında al ınan bilirki şi raporlar ında banka zarar ından sorumlu tutulamayaca ğı ve şahsi olarak iflas ının istenemeyece ği yolunda görü ş bildirildiğini, ayr ıca ceza yarg ılamas ında beraat etti ğini belirterek Mahkemenin uyu şmazl ığın esas ını karara bağlamamas ının adil yarg ılanma hakk ını ve mülkiyet hakk ını ihlal etti ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu, Mahkemenin kendisi yönünden tefrik karar ı vererek uyu şmazl ığın esas ını karara bağlamas ı gerektiğini savunmu ştur. 2. Değerlendirme 27. Anayasa'n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 7"Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 28. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu, mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmüşse de iddialar ın özü davaya konu uyu şmazl ığın esas ı hakk ında bir inceleme ve değerlendirme yap ılmadan dosyan ın esas kayd ının kapat ılmas ına yönelik oldu ğundan başvurunun karar hakk ı kapsam ında incelenmesi uygun bulunmu ştur. 29. Anayasa'n ın 36. maddesinin ikinci f ıkras ında, hiçbir mahkemenin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaç ınamayaca ğı belirtilmi ştir. Bu ba ğlamda Anayasa'n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ı, kişilere davan ın görüldü ğü mahkemeden uyuşmazl ığa ilişkin bir karar verilmesini isteme güvencesini de sa ğlar. Öte yanda n Sözleşme'yi yorumlayan A İHM de Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının mahkeme hakk ı şeklinde genel bir hakk ı düzenledi ğini kabul etmekte ve bu hakk ın karar hakk ını da içerdi ğini ifade etmektedir ( İbrahim Demiro ğlu [GK], B. No: 2017/15698, 26/7/2019, 54). 30. Karar hakk ı genel itibar ıyla mahkeme önüne getirilen uyu şmazl ığın karara bağlanmas ını isteme hakk ını ifade eder. Zira dava hakk ını kullanan bireyin as ıl amac ı uyuşmazl ık konusu etti ği talebinin esas ıyla ilgili olarak davan ın sonunda bir karar elde edebilmektir. Bir ba şka ifadeyle dava sonucunda şayet bir karar elde edilemiyorsa dav a açman ın da bir anlam ı kalmayacakt ır. Öte yandan karar hakk ı bireylerin sadece yarg ılama sonucunda şeklî anlamda bir karar elde etmelerini güvence alt ına almaz. Bu hak ayn ı zamanda dava konusu edilen uyu şmazl ığa ilişkin esasl ı taleplerin yarg ı merciince bir sonuca bağlanmas ını da gerektirir (baz ı farklarla bkz. İbrahim Demiro ğlu, 55; Emin Arda Büyük [GK], B. No: 2017/28079, 2/7/2020, 49; Berrin Baran Eker, [GK], B. No: 2018/23568, 2/7/2020, 54). 31. Bununla birlikte öngörülen yükümlülü ğün mutlak olmad ığı da belirtilmelidir. Bu bağlamda mahkeme hakk ının görülmekte olan bir davan ın yarg ılama usulü kurallar ı gereğince esas ının incelenemeyece ği durumlara özgü olarak neticelenmi ş olmas ını da (düşme, aç ılmam ış say ılma, karar verilmesine yer olmad ığı, süre aşımı vb.) yasaklamad ığı vurgulanmal ıdır. Davan ın usule ili şkin hakl ı baz ı nedenlerle reddedilmesi, karar hakk ı yönünden bir sorun olu şturmaz. Zira söz konusu hakk ın sağlad ığı güvence bak ımından önemli olan husus, aç ıldığı sırada davan ın -usule ili şkin sorunlar hariç- uyuşmazl ığın esas ını çözüme kavu şturma potansiyeline sahip olmas ıdır (baz ı farklarla bkz. İbrahim Demiro ğlu, 56; Emin Arda Büyük , 53; Berrin Baran Eker, 58). 32. Somut olayda bireysel ba şvuruya konu davan ın başvurucu taraf ından açılmad ığı, başvurucunun daval ı konumunda bulundu ğu not edilmelidir. TMSF taraf ından açılan davada Yurtbank ın borçlar ından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldu ğu ileri sürülen başvurucunun şahsi olarak iflas ına 4389 say ılı Kanun'un 17. maddesi uyar ınca karar verilmesi talep edilmi ştir. Uyuşmazl ığın özü, ba şvurucunun şahsi olarak iflas ının istenip istenemeyece ğine ilişkindir. Ba şvurucu Yurtbank ın borçlar ından sorumlu tutulamayaca ğını ve şahsi olarak iflas ının istenemeyece ğini ileri sürmü ştür. 33. Başvurucunun Yurtbank ın borçlar ından sorumlulu ğuna ilişkin süreç, 6183 say ılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyar ınca düzenlenen ödeme emriyle ba şlamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 8Dolay ısıyla başvurucunun Yurtbank ın borçlar ından sorumlu olup olmad ığı ancak 6183 say ılı Kanun uyar ınca başlatılan süreçte karara ba ğlanabilecek bir konudur. Ba şvurucu, Yurtbank ın borçlar ından dolay ı ad ına düzenlenen ödeme emriyle ilgili süreçten bahsetmemi ş, bu ödeme emrine kar şı dava aç ıp açmad ığına, dava açm ış ise davan ın nas ıl sonuçland ığına ilişkin bir açıklama yapmam ıştır. Bu durumda ba şvurucunun Yurtbank ın borçlar ından sorumlu olduğuyla ilgili olarak bir tart ışman ın bulunmad ığı ve bunun bir olgu olarak kabulü gerekti ği değerlendirilmi ştir. 34. Bireysel ba şvuruya konu davadaki esas meselenin Yurtbank ın borçlar ından sorumlu tutulan ba şvurucunun şahsi olarak iflas ının istenmesinin hukukili ği olduğu anlaşılmaktad ır. Mahkeme, ba şvurucunun şahsi olarak iflas ının istenmesinin hukuka uygun olup olmad ığını karara ba ğlamadan yarg ılaman ın durdurulmas ına ve dosyan ın esas kayd ının kapat ılmas ına karar vermi ştir. Yurtbank ın borçlar ından dolay ı başvurucunun şahsi olarak iflas ının istenmesinin hukuken mümkün olup olmad ığının karara ba ğlanmam ış olmas ının karar hakk ına yönelik bir müdahale olu şturduğu aç ıktır. Ancak Mahkemenin bu meseleyi karara ba ğlamamas ının sebebi Balkaner Grubu ile TMSF aras ında borcun kabulü ve ödenmesi yönünde protokol akdedilmi ş olmas ıdır. Mahkeme as ıl borçlular ile alacakl ının uzlaşmış olmas ını gözetmiştir. 35. Ayr ıca bu meselenin karara ba ğlanmam ış olmas ı başvurucu yönünden önemli bir risk de do ğurmamaktad ır. Öncelikle ba şvurucunun iflas ına karar verilmemi ş olmas ı başvurucu lehine bir olgu olarak de ğerlendirilmelidir. Söz konusu meselenin karara bağlanmam ış olmas ı başvurucuyu benzer bir davaya maruz kalma riskiyle kar şı karşıya bırakmakta ise de böyle bir davan ın aç ılmas ı kendi ba şına başvurucunun iflas ı sonucunu doğurmayacakt ır. Başvurucunun iflas ına ancak yarg ılaman ın sonucunda kara r verilebilece ğinden benzer iddialar ını an ılan dava sürecinde ileri sürme imkân ına kavuşacağı muhakkakt ır. Dolay ısıyla bir bütün olarak bak ıldığında başvurucu aleyhine aç ılan davada yarg ılaman ın durdurulmas ı karar ı verilmesinin ba şvurucunun karar hakk ı yönünden görünür bir ihlale yol açmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. 36. Aç ıklanan nedenlerle ikinci ba şvurucunun karar hakk ına yönelik aç ık bir ihlalin bulunmamas ı sebebiyle ba şvurunun bu k ısm ının aç ıkça dayanaktan olmas ı sebebiyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Birinci Ba şvurucunun İddialar ı 37. Birinci ba şvurucu, yarg ılaman ın uzun sürmesi sebebiyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 38. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 9b. Esas Yönünden 39. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin yarg ılaman ın süresi tespit edilirken sürenin ba şlang ıç tarihi olarak davan ın ikame edildi ği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -ço ğu zaman icra a şamas ını da kapsayacak şekilde- yarg ılaman ın sona erdiği tarih, yarg ılamas ı devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin şikâyetle ilgili karar ını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve di ğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, 50, 52). 40. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin yarg ılama süresinin makul olup olmad ığı değerlendirilirken yarg ılaman ın karmaşıklığı ve kaç dereceli oldu ğu, taraflar ın ve ilgili makamlar ın yarg ılama sürecindeki tutumu ve ba şvurucunun yarg ılaman ın süratle sonuçland ırılmas ındaki menfaatinin niteli ği gibi hususlar dikkate al ınır (Güher Ergun ve diğerleri , 41, 45). 41. An ılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer ba şvurularda verdi ği kararlar dikkate al ındığında yakla şık 18 y ıllık yarg ılama süresinin makul olmad ığı sonucuna varmak gerekir. 42. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. C. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Birinci Ba şvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 43. Başvurucu; tedbirin ancak geçici olarak uygulanabilece ğini, somut olayda ise süreklilik kazand ığını belirtmiş ve bunun ölçülü olmad ığını ileri sürmü ştür. Başvurucu; Mahkemenin 12 y ıllık bir yarg ılama sonucunda durdurma karar ı vererek tedbirle ilgili meseleyi karara ba ğlamam ış olmas ından yak ınm ış, bu durumun belirsizli ğe yol açt ığını iddia etmiştir. Başvurucu ayr ıca dosyan ın esas ı karara ba ğlanmadan esas kayd ının kapat ılmas ı sebebiyle hukuki itirazlar ını ileri sürme hakk ından mahrum kald ığını belirtmiştir. Başvurucu son olarak müdahalenin kanuni dayana ğını oluşturduğunu iddia etti ği 5411 say ılı Kanun'un geçici 16. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmi ş olmas ının müdahaleyi dayanaks ız b ırakt ığını iddia etmi ştir. 44. Bakanl ık görüşünde, tedbir karar ının kanuni dayana ğının ve meşru amac ının bulunduğu belirtilmi ştir. Bakanl ık, tedbir karar ının başvurucunun sebep oldu ğu zarar ın karşılanmas ına teminen uyguland ığı gözetildiğinde ölçülü oldu ğunu ifade etmi ştir. 45. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında başvuru formundaki iddialar ı tekrarlam ıştır. 2. Değerlendirme 46. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , 16). Ba şvurucunun tüm iddialar ının mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesi uygun görülmüştür. Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 1047. Anayasa'n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 48. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Mülkün Varl ığı 49. Tedbire konu mal varl ığının başvurucuya ait oldu ğu konusunda tereddüt bulunmamaktad ır. ii. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 50. Başvurucunun mal varl ığına tedbir uygulanmas ının mülkiyet hakk ına müdahale teşkil ettiği kuşkusuzdur. Müdahalenin türünün ise yol açt ığı sonuçlar ın yan ında amac ı da gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda tedbirinin uygulanmas ıyla başvurucu, mülkünden bütünüyle yoksun b ırak ılm ış değildir. Başvurucunun kamu borcunun güvence altına al ınmas ı amac ıyla mal varl ığına tedbir uygulanm ıştır. Kamu alaca ğının güvenceye bağlanmas ı amaçland ığına göre ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin mülkten bar ışçıl yararlanmaya ili şkin birinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir. iii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 51. Anayasa'n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 52. Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 62). Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 11(1) Kanunilik 53. Başvurucunun mal varl ığına, 4389 say ılı mülga Kanun'un ilgili maddeleri uyar ınca ihtiyati tedbir uygulanm ış ve 5411 say ılı Kanun'un ilgili hükümleri uyar ınca da bu ihtiyati tedbir devam ettirilmi ştir. 4389 ve 5411 say ılı Kanunlar' ın ilgili hükümlerinin Yurtbank ın kanuni temsilcisi olan ba şvurucunun mal varl ığına ihtiyati tedbir uygulanmas ı ve bu tedbirin devam ettirilmesi için yeterli düzeyde kanuni temel olu şturduğu değerlendirilmi ştir. Dolay ısıyla başvurucunun mal varl ığına tedbir uygulanmas ının kanuni dayanağının bulundu ğu sonucuna ula şılm ıştır. 54. Başvurucu 5411 say ılı Kanun'un geçici 16. maddesinde yer alan "zamanaşımı" sözcüğünün Anayasa Mahkemesince 4/6/2014 tarihli ve E.2014/85, K.2014/103 say ılı kararla iptal edilmi ş olmas ının müdahaleyi dayanaks ız b ırakt ığını iddia edilmi ş ise de eldeki bireysel başvurunun konusunu ihtiyati tedbir karar ı oluşturmaktad ır. 5411 say ılı Kanun'un geçici 16. maddesinde sorumlulu ğun esas ıyla ilgili bir hüküm olup mevcut bireysel ba şvurudaki müdahalenin kanunili ğini etkilememektedir. (2) Meşru Amaç 55. Olayda Yurtbank ın zarar ından sorumlu tutulan ba şvurucunun mal varl ığına el konulmas ının kamu alaca ğının güvence alt ına al ınmas ı amac ına yönelik oldu ğu anlaşılmaktad ır. Kamu alaca ğının tahsilinin güvenceye ba ğlanmas ında ve tahsil imkân ının art ırılmas ında kamu yarar ının bulundu ğu tart ışmas ızdır (AYM, E.1992/29, K.1993/23, 24/6/1993; E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; E.2012/87, K.2014/41, 27/2/2014; E.2014/144, K.2015/29, 19/3/2015; E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015). (3) Ölçülülük 56. Mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin genel ilkeleri D.C. (B. No: 2018/13863, 16/6/2021, 46-54) karar ında belirlenmi ştir. 57. Olayda TMSF'ye devredilen ve zararlar ı Hazine alaca ğına dönüşen Yurtbank ın bu zarar ından sorumlu tutulan ve ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu yöneticilerinin mal varl ığına 6/1/2000 tarihinde ihtiyati tedbir uygulanm ıştır. Ayr ıca TMSF taraf ından başvurucu da dâhil tüm yöneticilerin şahsi olarak iflas ına karar verilmesi istemiyle 21/12/2000 tarihinde açılan davada, TMSF ile Balkaner Grubu aras ında 23/3/2010 tarihinde akdedilen protokol gözetilerek davan ın durmas ına ve dosya esas kayd ının kapat ılmas ına 13/3/2012 tarihinde karar verilmi ştir. 58. Başvurucunun yönetici olmad ığına ve borçtan sorumlu bulunmad ığına yönelik bir şikâyeti bulunmamaktad ır. Başvurucunun şikâyeti dava dosyas ı kapat ıldığı hâlde ihtiyati tedbirin devam ına karar verilmesine yöneliktir. Kamu alaca ğının güvence alt ına al ınmas ı amac ıyla borçlular ın mal varl ığına ihtiyati tedbir uygulanmas ının elverişli bir araç oldu ğu açıktır. 59. Öte yandan kamu makamlar ı mülkiyet hakk ına müdahale ederken Anayasa'n ın 35. maddesi gere ğince takip edilen kamu yarar ı amac ını gerçekle ştirmeye en uygun arac ı seçmek durumundad ır (Hanife Ensaro ğlu, B. No: 2014/14195, 20/9/2017, 77). İhtiyati tedbir malikin mal varl ığı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisini k ısıtlamas ı itibar ıyla nispeten a ğır bir tedbir olsa da kamu alaca ğının tahsilinin sa ğlanmas ındaki kamusal Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 12yarar ın derecesi dikkate al ındığında bu arac ın tercih edilmi ş olmas ının kamu makamlar ının takdir yetkisi kapsam ında kald ığı değerlendirilmi ştir. Ayr ıca başvurucu, sorumlu tutuldu ğu toplam 313.085.000.000 TL borcun güvence alt ına al ınmas ı için ihtiyati tedbir kadar a ğır olmayan ancak ayn ı amac ı sağlayan alternatif bir tedbirin varl ığını da ileri sürmemi ştir. Tüm bu koşullar gözetildi ğinde ihtiyati tedbirin gereklili ği bağlam ında kamu makamlar ının değerlendirmelerinden ayr ılmay ı gerektiren bir yön bulunmamaktad ır. 60. Son olarak müdahalenin orant ılı olup olmad ığı incelenmelidir. Bu bağlamd a öncelikle ba şvurucunun söz konusu tedbire kar şı iddia ve savunmalar ını etkin bir biçimde ileri sürebilme f ırsat ı elde etti ğinin alt ı çizilmelidir. Ba şvurucu, dosyan ın esas ının kapat ılmas ına karar verilmesi sebebiyle ileride ortaya ç ıkabilecek şikâyetlerini ileri sürme imkân ından mahrum kald ığını belirtmekte ise de ba şvurucunun yeni geli şmelerin ortaya çıkmas ı hâlinde ihtiyati tedbirin gözden geçirilmesini Mahkemeden talep etme olana ğının bulunduğunu not etmek gerekir. Nitekim ba şvurucu, yurt d ışı çıkış yasağına ilişkin ihtiyati tedbirin kald ırılmas ı istemiyle -dosyan ın esas kayd ının kapat ılmas ından sonra- 11/2/2019 tarihinde Mahkemeye ba şvurmuş ve Mahkemece ba şvurucunun talebinin esas ı incelenerek reddedilmi ştir. Dolay ısıyla Mahkemenin iflas istemiyle ilgili davada yarg ılaman ın durdurulmas ı karar ı vererek dosyan ın esas kayd ını kapatmas ı başvurucunun devam eden tedbire ili şkin savunma hakk ında herhangi bir k ısıtlamaya yol açmamaktad ır. 61. Müdahalenin orant ılı olup olmad ığı değerlendirilirken dikkate al ınacak unsurlardan biri de malikin davran ışlar ıdır. Bu ba ğlamda ihtiyati tedbirin ba şvurucunun sorumlu oldu ğu borç nedeniyle uyguland ığını hat ırlamak gerekir. Ba şvurucunun borcu ödemesi hâlinde tedbirin kalkaca ğı aç ıktır. Dolay ısıyla başvurucunun borcu ödeme sorumlulu ğunu ifa etmemi ş olmas ının tedbirin uzamas ındaki katk ısı gözard ı edilmemelidir. 62. Nihai olarak tedbirin süresinin müdahaleyi orant ısız k ılıp k ılmad ığı incelenmelidir. Ba şvurucunun mal varl ığına 6/1/2000 tarihinde uygulanan ihtiyati tedbir bireysel ba şvurunun incelendi ği tarihe kadar kald ırılmam ıştır. Dolay ısıyla ihtiyati tedbirin yaklaşık 22 y ıldır devam etti ği anlaşılmaktad ır. Anayasa Mahkemesi malikin mülkü üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin geçici bir tedbir olarak s ınırland ırılmas ı sonucunu do ğuran koruma tedbirlerinin uzun sürmesinin mülkiyet hakk ını ihlal edece ğine yönelik kararlar vermiştir (Hesna Funda Baltal ı ve Baltal ı G ıda Hayvanc ılık San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/17196, 25/10/2018, 78; İhsan Metin , B. No: 2015/7044, 23/1/2019, 27; Şeyhmus Terece [GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020, 46). 63. Ne var ki somut olay ın koşullar ı Anayasa Mahkemesinin tedbirin uzun sürmesi nedeniyle ihlal buldu ğu olaylardan farkl ıdır. Somut olaydaki tedbir, ba şvurucunun iflas ına karar verilmesinin ve tüm mallar ının sat ılarak kamu alaca ğının bu suretle tahsil edilmesinin alternatifi olarak uygulanm ıştır. Kamu otoriteleri ba şvurucunun iflas ına karar verme, akabinde de tüm mallar ını satma biçiminde oldukça a ğır olan bir yöntem yerine nispeten daha hafif olan ihtiyati tedbir şeklindeki arac ı tercih etmi ştir. Kamu otoriteleri ihtiyati tedbir yerine başvurucunun iflas ına karar verilmesi ve mallar ının sat ılmas ı şeklindeki arac ı tercih etmesinin ba şvurucunun daha aleyhine olaca ğı aç ıktır. Kamu otoriteleri TMSF ve Balkaner Grubu aras ındaki protokolü gözeterek borcun belirlenen ödeme takvimi çerçevesinde r ızaen ödenmesi f ırsat ını borçlulara tan ımış, bu suretle borçlu şirket ve ki şilerin ticari faaliyetlerine devam edebilme imkân ını bunlara sa ğlam ıştır. 64. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin tedbirin uzun sürmesi nedeniyle ihlal bulduğu olaylarda mahkemelerin davan ın/borcun esas ını makul bir sürede karara bağlama Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 13yükümlülü ğünü gözetti ği anlaşılmaktad ır. Diğer bir ifadeyle Anayasa Mahkemesi tedbir karar ı verilen uyu şmazl ığın esas ının makul bir sürede karara ba ğlanmas ı yükümlülü ğünün ifas ındaki başarısızlığın tedbirin uzamas ına sebebiyet verdi ğini dikkate alm ıştır. Oysa somut olayda ba şvurucunun Yurtbank ın borçlar ından sorumlu olup olmad ığıyla ilgili bir uyu şmazl ık bulunmamaktad ır. Başvurucunun Yurtbank ın borçlar ından sorumlulu ğu kesinle şmiş bir vak ıaya dönü şmüştür. Bireysel ba şvuruya konu dava, borcun tespitine de ğil tahsiline ilişkindir. Tahsilat ın gecikmesi ise mahkemelere veya di ğer kamu otoritelerine atfedilebilir bir kusur de ğildir. Gecikmenin tüm sorumlulu ğu başvurucuya aittir. Dolay ısıyla ihtiyati tedbirin ba şvurucunun ödeme yükümlülü ğünü yerine getirmedeki gecikmesinden kaynakland ığı gözetildi ğinde tedbirin davan ın/borcun esas ının karara ba ğlanmas ındaki gecikmeye ba ğlı olarak uzad ığı ve somut olay ın, bu sebeple Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı verdiği olaylardan farkl ı olduğu anlaşılmaktad ır. 65. Bu olgular gözetildi ğinde ihtiyati tedbirin yakla şık 22 y ıl sürmesini n başvurucuya a şırı bir külfet yüklemedi ği ve kamu alaca ğının güvence alt ına al ınmas ındaki kamusal yarar ile ba şvurucunun mülkiyet hakk ından doğan yetkileri kullanmas ındaki bireysel yarar aras ındaki adil dengenin bozulmad ığı sonucuna ula şılmaktad ır. Bu itibarla başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin ölçülü oldu ğu değerlendirilmi ştir. 66. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekir. D. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 67. Somut olayda makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında -talebi de dikkate al ınarak- birinci ba şvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1.İkinci başvurucunun adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki karar hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddias ının açıkça dayanaktan olmas ınedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDUĞUNA, 2. Birinci ba şvurucunun adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddias ının KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, 3. Birinci ba şvurucunun mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddias ının KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. 1. Birinci ba şvurucunun Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki makul sürede yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, 2. Birinci ba şvurucunun Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL ED İLMEDİĞİNE, C. Birinci ba şvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, Başvuru Numaras ı: 2019/1559 Karar Tarihi : 3/2/2022 14D. 1.İkinci başvurucu taraf ından yap ılan yarg ılama giderlerinin ikinci ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA, 2. 364,60 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.864,60 TL yarg ılama giderinin birinci ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben birinci ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin bilgi için İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesine (E.2000/734, K.2012/60) GÖNDER İLMESİNE, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 3/2/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.