8. Hukuk Dairesi 2020/2411 E. , 2021/2151 K. "İçtihat Metni" DAVA TÜRÜ : Genel Kurul İptali MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2017/42 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istin
**8. Hukuk Dairesi 2020/2411 E. , 2021/2151 K.** **"İçtihat Metni"** DAVA TÜRÜ : Genel Kurul İptali MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2017/42 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'in davalı Federasyon Başkanlığına adaylığının üye sayısının %15'inin yazılı desteğini sağlayamadığı ve gerekli ücreti yatırmadığı gerekçeleri ile haksız olarak kabul edilmediğinden 30.10.2016 tarihli Türkiye Cimnastik Federasyonun 4. Olağan Genel Kurulu'nun ve bu genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, genel kurulun yasa, yönetmelik ve ana statü hükümleri çerçevesinde mevzuata uygun olarak yapıldığını, yönetim, denetim ve disiplin kurulları seçiminde hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, davanın husumet ve hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddi savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, federasyon başkan adaylığı için 3289 sayılı Kanun'da herhangi bir kısıtlama olmadığı, davacının adaylığının kabul edilmemesine dayanak yönetmeliğin 11.maddesinin 2.ve 3. fıkralarının Danıştay 10. Dairesinin 07.03.2016 tarihli ve 2012/9445-2016/1132 sayılı kararı ile iptal edildiği, kanunda düzenlenmeyen şartların yönetmelik ile düzenlenmesinin "Hukuk Devleti İlkesi"ne aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, Danıştay tarafından yönetmeliğin ilgili maddesinin kısmen iptali, Türkiye Cimnastik Federasyonu Ana statünün de iptali olarak değerlendirilemeyeceği, Ana statünün yürürlükte olduğu için seçimde başkanlık aday başvurularının ana statüye göre belirlenmesi gerekeceği, buna göre başkan adaylığı için üye sayısının %15'inin yazılı desteği ile gerekli ücreti yatırılması gerektiği, davacının bu şartları yerine getirmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, federasyon başkanlık seçiminin de yapıldığı 30.10.2016 tarihli Türkiye Cimnastik Federasyonun 4. Olağan Genel Kurulunun ve bu genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkindir. 3289 sayılı Gençlik Ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun "Bağımsız spor federasyonları" başlığı ile Kanuna 04.03.2004 tarihli ve 5105 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile eklenen ek 9. maddeye 29.03.2011 tarihli ve 6215 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile eklenen ek fıkrası; "Spor federasyonları ile ilgili olarak bu Kanun'da hüküm bulunmayan konularda 04.11.2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır." hükmünü içerdiği, dolayısı ile 3289 sayılı Kanunda hüküm bulunan hallerde Dernekler Kanunu ile Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulama yeri olmadığı, yani federasyon genel kurulunun iptali yönünden 4721 sayılı TMK'nin 83.maddesinde düzenlenen dernek genel kurul kararlarının iptali için toplantıda hazır bulunanlar için karar, hazır bulunmayanlar için kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay ve herhalde toplantıdan itibaren üç ay içerisine dava açılabileceğine dair düzenleme somut uyuşmazlıkta uygulanmayacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 114 ve devamı maddelerinde dava şartları düzenlenmiş olup, aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Dava şartları mahkemece, davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Hak düşürücü süre, özel kanun olan 3289 sayılı Gençlik Ve Spor Hizmetleri Kanunu'nda düzenlenmiştir. Gençlik Ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun Ek 9.maddesinin değişik (3.) fıkrası uyarınca, Gençlik ve Spor Bakanlığının genel kurul toplantılarında bulundurması gereken gözlemcinin, genel kurul çalışmalarının bu Kanun ile ana statüye uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyerek, raporunu Gençlik ve Spor Bakanlığına sunulmak üzere onbeş gün içerisinde Gençlik ve Spor Bakanlığına vereceği, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın, raporun verildiği, ilgililer in ise genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde asliye hukuk mahkemesinde genel kurulun iptalini isteyebilecekleri düzenlenmiş olup, (aynı düzenlemeye yönetmeliğin 10/8.maddesi ile Ana Statünün 20/4.maddesinde de yer verilmiştir.) iş bu süre genel kurulun iptali için düzenlenmiş hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süreye ilişkin dava şartını mahkemenin kendiliğinden araştırması gerekli olup, bu dava şartının bulunmadığı hallerde mahkemece öncelikli olarak dava şartlarının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden davanın esası incelenmeden önce davanın kanunda öngörülen süre içerisinde açılıp açılmadığı üzerinde durulması gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, iptali istenilen genel kurulun 30.10.2016 tarihinde yapıldığı, genel kurulun iptaline dair eldeki davanın ise başkan adaylığı kabul edilmeyen davacı tarafından 27.01.2017 tarihinde açıldığı, buna göre de 3289 sayılı Gençlik Ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun Ek 9. maddenin değişik 3 fıkrası, yönetmeliğin 10/8.maddesi ile Ana Statünün 20/4.maddesine göre ilgililerin genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde Asliye Hukuk Mahkemesinde genel kurulun iptalini isteyebilecekleri hükmü karşısında iptali istenilen genel kurul tarihi üzerinden otuz geçtikten sonra incelemeye konu davanın açılmış olduğu anlaşıldığından; davanın hak düşürücü sürenin geçmesi gerekçesi ile reddi yerine işin esası incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden bozma nedeni yapılmayarak 6100 sayılı HMK'nin 370/4. maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesi'nin 03.10.2019 tarihli ve 2018/1283 Esas, 2019/1116 Karar sayılı hükmünün yukarıda açıklanan şekilde gerekçesi değiştirilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nin 370/4. Maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.