13. Hukuk Dairesi 2016/15921 E. , 2018/9307 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ... yanında 01/10/2006 yılından iş akdinin…
**13. Hukuk Dairesi 2016/15921 E. , 2018/9307 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ... yanında 01/10/2006 yılından iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden feshedildiği 30/09/2011 tarihine kadar hizmetli olarak çalıştığını, en son net ücretinin 1.200,00 TL olduğunu, iş yerinde çalışma süresi 08:30-18:00 olmasına rağmen davalının misafiri olduğunda 22:00’ye kadar çalışmaya devam ettiğini, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacağının ve kullandırılmayan yıllık izin alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indiriminin, kıdem ve ihbar tazminatı için en yüksek banka mevduat faizi, diğer alacaklarının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını, taraflar arasında belli şartları taşıyan iş sözleşmesinin olmadığını, hafta içi 09:00-17:30 arasında çalıştığını, fazla mesai talebinin yerinde olmadığını, iş nedeniyle kendisi ve eşinin yurt içi ve yurt dışı seyahatlere gittiğini, bu esnada davacının çoğu zaman işe gelmediğini, hafta sonu ve genel tatil günlerinde çalışmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.