T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2025/663 KARAR NO : 2026/234 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2020/10 Esas…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2025/663 KARAR NO : 2026/234 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2020/10 Esas - 2025/244 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 2016 yılında imzalanan sözleşme ile davacının üstlendiği işleri yaptığını, muhtelif tarih ve bedeldeki faturaları davalıya gönderdiğini, faturalarda yer alan alacakların davalı tarafından ticari defterlerine kaydedildiğini, gecikme ile ödemeler yapıldığını, ödemelerdeki gecikme nedeniyle zor durumda kalan müvekkilinin 13/07/2016 tarihinde davalıyı ödemeleri zamanında yapması konusunda ihtar ettiğini, ancak 24/09/2016 tarihinde tanzim edilip davalıya gönderilen 7.000.000,00 TL bedelli faturadaki alacağın büyük bir kısmının uzunca süre ödenmediğini, mezkur davaya konu edilen 158.856,21 TL ise hiç ödenmemiş olduğunu, bu nedenle Ankara 5. İcra Dairesinin 2019/11511 sayılı dosyası ile davalıya karşı icra takibine başlandığını, dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin 27.02.2019 tarihli anlaşmazlık ile sona erdiğini ve davalı şirket tarafından 04.09.2019 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini, kesin vadede yapılmayan ödemeler sebebiyle faiz ile karşılanamayan aşkın zararlara ve kesin vade tarihinden kısmi ödeme tarihlerine kadar işlemiş ticari temerrüt faizine ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmemiş kesin fatura bedeli 158.856,21 TL'nin 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; müvekkili şirketin ticari faaliyette bulunduğu merkez adresinin Beykoz/İstanbul olduğunu, kanunun emredici düzenlemesi karşısında işbu dava açısından yetkili mahkemenin İstanbul (anadolu) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zorunlu arabuluculuk müessesine başvurulmadan ikame edilen işbu davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, icra takibinde yetkili mahkemenin Beykoz İcra Müdürlüğü olduğunu, taraflar arasında davalının iş sahibi, davacının müteahhit sıfatıyla 21/01/2016 tarihli anahtar teslim inşaat işleri sözleşmesi akdedildiğini, ancak davacının sözleşme programına riayet etmeksizin işi tamamlayarak teslim etmediğini, eksik ve hatalı imalatlar bulunduğunu, tamamlanan işlerin bedellerinin davacıya süresinde ödendiğini, davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Taraflar arasında; mülkiyeti davalıya ait olan "... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat işi için 21/01/2016 tarihli "Anahtar Teslimi İnşaat İşleri Sözleşmesi" akdedildiği, işin geçici kabulünün 14/05/2016 tarihinde yapıldığı, taraflar arasında ihtilafa konu tutar bakımından ticari defterlerindeki farklılığın davalının ticari defter kayıtlarında yer alan; 18/02/2016 yevmiye tarihli, 185 yevmiye numaralı 0001 nolu poliçe açıklamalı 3.737,03TL tutarlı,18/02/2016 yevmiye tarihli, 186 yevmiye numaralı 0002 nolu poliçe açıklamalı 18.685,17TL tutarlı,18/02/2016 yevmiye tarihli, 187 yevmiye numaralı 0003 nolu poliçe açıklamalı 51.725,30TL tutarlı,02/01/2018 yevmiye tarihli, 15 yevmiye numaralı ... Danışmanlık A.Ş. aktarım açıklamalı 5.543,39TL tutarlı, ve 19/06/2018 yevmiye tarihli, 2159 yevmiye numaralı ENJ2018000000249 nolu fatura İade açıklamalı 79.894 ,26TL tutarlı, faturaların davacı yan defterlerinde kayıtlı olmamasından ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 218,13 TL tapu harcı ile 06/03/2017 tarihli 510,81 TL elektrik yansıtma faturasından kaynaklandığı görülmüştür. Davalı yanın eksik/kusurlu ifaya konu ettiği 2159 yevmiye numaralı ENJ2018000000249 nolu fatura İade açıklamalı 79.894 ,26TL tutarlı fatura ele alındığında faturada eksik ve ayıplı olduğu belirtilen işlerin davacıya ihbar edilmediği, faturada belirtilen işlerin eksik ve ayıplı olduğuna dair her hangi bir tespit yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı tarafından daha önce eksik işler bakımından31/12/2017 tarihli ENJ2017000000337 nolu kdv dahil 664.766,45 TL bedelli faturayı keşide ettiği ve davacının yapılmayan işlere karşılık olarak davalı firma tarafından keşide edilen işbu ENJ2017...337 nolu 664.766,45TL tutarlı faturayı kabul ettiği, ancak eksik ve kusurlu işlere karşılık olarak davalı firmaca keşide edilen 19/06/2018 tarihli ENJ2018000000249nolu KDV dahil 79.894,26TL tutarlı faturayı, eksiklikler için daha evvelce iade faturası kesildiği gerekçesiyle kabul etmediği, bahse konu faturayı Ankara 38. Noterliği 26/06/2018 tarihli 18948 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya iade ettiği ve ticari defter kayıtlarına almadığı görülmektedir.Yine her iki faturanın tetkikinde; davalı firma tarafından keşide edilen 19/06/2018 tarihli ENJ2018000000249 nolu faturadaki işlerin 31/12/2017 tarihli ENJ2017000000337 nolu fatura kalemleri arasında yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen 19/06/2018 tarihli, ENJ2018000000249 nolu,KDV dahil 79.894,26TL tutarlı fatura içeriğinde yer alan eksik ve kusurlu olduğu İleri sürülen imalatların 14/05/2016 tarihinde geçici kabul heyeti tarafından tespit edilebilecek eksiklikler olduğu değerlendirilmiş ve geçici kabul heyeti tarafından böyle bir eksik ve ayıplı imalat olduğuna dair bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. 14/05/2016 geçici kabul tarihinden sonra davalı yanca böyle bir tespit yapıldığı ve bu hususun davacı yükleniciye bildirilmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan, taraflar arasındaki mail yazışmalarının da yukarıda yapılan tespitleri doğrular nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının ENJ2018...249 nolu faturaya konu ettiği eksik/kusurlu imalat savunmasını ispatlanmadığı sonucuna varılmış ve bu doğrultuda fatura bedeli olan 79.894,26TL'nin davacı yan alacağından mahsup edilmesinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 17. Maddesi gereği sigorta bedellerinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı ancak üşç farklı poliçeye istinaden toplam 74.147,50 TL bedelin davalı tarafından ödendiği görülmüştür. Tarafların defter kayıtları da nazara alınarak tüm dosya kapsamınca bilirkişilerce tespit edilen tespit edilen 158.856,21TL'lik bakiye iş bedelinden davalı tarafından ödenen 74.147,50TL sigorta poliçe tutarlarının mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının 84.708,71 TL olduğu kanaat edilmiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında davacının 84.708,71 bakiye alacağının bulunduğu, ancak davalının takipten önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediği, yine eser sözleşmesinden kaynaklanan eldeki uyuşmazlıkta TTK'nın 1530. Maddesinin uygulanma koşullarınında bulunmadığı bu itibarla işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gözetilerek 84.708,71 asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli alacağının likit olmadığı gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmemiş ve yine davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, (kapatılan)Ankara 5. İcra Dairesi'nin 2019/11511 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 84.708,71-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; takibe konu ödenmemiş kesin fatura bedeli 158.856,21 TL'nin 13/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne ve itirazın kısmen iptaline karar verilmesinin isabetli olmadığını, yine davalının kötüniyetle hareket ettiğini, yerel mahkemece kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkiline hiç ulaşmamış bir faturaya itiraz etmesinin mümkün olmadığını, sigorta poliçelerine ilişkin olarak oluşturduğu alacak kalemlerinin gerçek dışı olduğunu, sigorta bedelinin yüklenici tarafından karşılanacağının kabulü ihtimalinde dahi, davalının müvekkilini bilgilendirmemesi ve davalı tarafça bu hususta herhangi bir belge ibraz edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafa yapılan ihtarlardan anlaşılacağı üzere davalının takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düştüğünü, 26/06/2018 tarihli ihtarname, 17/07/2018 tarihli ihtarname, 24/07/2017 tarihli ihtarname, 26/07/2018 tarihli ihtarname, 27/07/2017 tarihli ihtarname ve tebliğ şerhlerinin dosya kapsamına alınmışken, davalının temerrüde düşürülmediğine ilişkin bilirkişi tespitlerinin hatalı olduğunu, müvekkilince tanzim edilen ve davalı tarafa gönderilen faturalara itiraz edilmediğini, davalı tarafça faturalara karşı itiraz edilmediğinden faturaların kesinleştiğini, faturaya itiraz edilmemesi üzerine, işin yapıldığı yönünde aksi ispat edilebilen bir karine doğacağını ve bu durumda ispat yükünün, işin yapılmadığını iddia eden tarafa düşeceğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilince yapılan yetki itirazlarının yerel mahkemece hatalı değerlendirildiğini, taraflar arasında aktedilen sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, mahkemece dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, müvekkili aleyhine hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin davacı tarafa bir borcunun bulunmadığını, bu hususun dosya kapsamı ile sabit olmasına rağmen, mahkemece müvekkili lehine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, yine 5.543,39 TL'nin haklı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak mahsup edildiği hususunun mahkemece görmezden gelindiğini, ayrıca davacının icra takibi ile talep ettiği faiz oranı üzerinden müvekkili lehine hüküm kurulmasının da isabetli olmadığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını, icra takibinin haksız olarak girildiğinin tespit edilmesine rağmen, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraftan alınması 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-Davalı taraftan alınması gereken 5.786,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.446,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.339,85 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatıran taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-A maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır