Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1258 E. , 2024/6473 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1258 Karar No : 2024/6473 DAVACI : ... adına vasi ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri Başkan Vekili Dr. ... Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... DAVANIN KONUSU : 2. sınıf emniyet müdürü olan davacı tarafından; Terörle Mücadele Daire Başkanlığında M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu Daire Başkan Yardımcısı olarak görevli …
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1258 E. , 2024/6473 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1258 Karar No : 2024/6473 DAVACI : ... adına vasi ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri Başkan Vekili Dr. ... Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... DAVANIN KONUSU : 2. sınıf emniyet müdürü olan davacı tarafından; Terörle Mücadele Daire Başkanlığında M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu Daire Başkan Yardımcısı olarak görevli olduğu dönemde "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; davaya konu olaylarla bir ilişkisinin bulunmadığı, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünün Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yazmış olduğu ... günlü, ... sayılı ''Harddisk ve DVD'' konulu, ''2 adet DVD ve 5 adet hard disk içerisinde bulunan verilerin TEM Daire Başkanlığı tarafından temin edilen ... marka depolama ünitesi ile 2 adet DVD ortamında kopyalanarak asıl veriler mühürlü torba içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınıza gönderilmek üzere müdürlüğümüze teslim edilmiştir.'' şeklindeki yazıdan da anlaşılacağı üzere, dijital imaj alma işleminden söz edilmediği, yapılan işlemin, kopyalama işlemi olduğundan bahsedildiği, bu işlemin sonucundan da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi verildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla yapılan işlemin, CMK'nın 134. maddesi kapsamında bir işlem olmadığı, görevli cumhuriyet savcılarının bilgi ve talimatları doğrultusunda tesis edilen incelenmek üzere bir kopya alma işlemi olduğu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı talimatlarına istinaden adli emanetten teslim alınan torbaların mühürlerinin açılıp kapanması ve kopyalarının alınması işlemleri Diyarbakır ilinde gerçekleştirildiğinden, bu iş ve işlemlerin detayları konusunda bilgi sahibi olmadığı, yine dijital veri depolayıcıların M Şube Müdürlüğünden teslim alınmasına ilişkin iddialarla ilgili olarak anılan Müdürlük kendisine bağlı olmadığından bu hususta bilgi sahibi olmadığı, TEM Daire Başkanlığının sunucularında ... marka NAS depolama aygıtındaki verilerle ölçü ve içerik itibarıyla aynı nitelikli dosyaların, ''Tem Bölücü DYR'' isimli bir klasörde bulunduğu, söz konusu klasörün 37,5 TB boyutunda olduğu, B Şube Müdürlüğünde görevli komiser B.S. ve komiser yardımcısı G.D. adlarına Pol-Net hesaplarından yetkilendirmenin yapıldığı iddiasına ilişkin olarak, bilgi sahibi olmadığı, kendisinin soruşturmaya neden ve nasıl dahil edildiğinin anlaşılamadığı, Hard disk içerisinde ne tür bilgi ve belgelerin olduğuna ilişkin kendisine herhangi bir bilgi verilmediği, bu verilerin devlet sırrı niteliğinde olabileceği iddiasına ilişkin olarak bir bilgisinin olmadığı, Devlet sırrı niteliğinde olduğu iddia edilen belgelerin, Belçika'da PKK/KCK terör örgütüne yönelik olarak 2010 yılında yapılan operasyonda ele geçen dijital ve diğer dokümanların kopya halinde Adalet Bakanlığınca adli istinabe yoluyla ülkemize getirilen belgeler olduğu, bu belgelerin, yasal olmayan yollarla değil, adli istinabe suretiyle ülkemize getirildiği ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetinde bulunduğu, adli mercilerle yapılan resmi toplantılar ve resmi yazışmalar sonucunda TEM Daire Başkanlığına getirildiği, kopya alma ve inceleme işlemlerine ilişkin olarak görevli iki ayrı cumhuriyet savcısının talimatının bulunduğu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, ... sayılı talimatında ''inceleme işinden'' bahsedildiği, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, ... Muh sayılı inceleme konulu ''...incelenmek üzere yedeği alındıktan sonra adli emanetimize teslim edilmek üzere yazımız ekinde gönderilmiştir'' şeklindeki talimatına istinaden yedeği alınan dijital materyalin incelenebileceğinin belirtildiği, süreç içerisinde tesis edilen iş ve işlemlerin de anılan talimatlar doğrultusunda yerine getirildiği, M Şube Müdürlüğüne yönelik yaptığı denetlemenin, Üst Amirler Denetleme Formu kapsamında ve denetleme formu içeriğinde yer alan sorular doğrultusunda gerçekleştirildiği, dört sayfadan ibaret denetleme formunun, denetleme görevi veren daire başkanlığı makamına arz edildiği, kendisinden önce yapılan denetlemelerde de herhangi bir olumsuzluk olmadığının anlaşıldığı, ''Yetkili olmayan kişilere açıklama yapmak'' fiilinin, hangi ortamda, kim tarafından, kimlere karşı, ne suretle, hangi vasıta ile, hangi zaman dilimleri içerisinde yapılmış olduğunun izahının gerektiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi kapsamında eylemde bulunduğuna ilişkin herhangi bir somut tespitin olmadığı, Savunma hakkının kısıtlandığı, lehe olan delillerin toplanmadığı, usulüne uygun ismen soruşturma onayının alınmadığı, isnat edilen suçların zamanaşımına uğradığı, müfettişlerin, bağımsız ve tarafsız olmadıkları, adil yargılanma, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği, Dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin, anayasal ilkelere, 657 sayılı Kanun'a ve 3201 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, uygulayıcılara geniş bir takdir yetkisi verdiği, bu yetkinin, objektif, açık, anlaşılır bir kriter belirlenmeden kullanılmasının, Anayasa'nın 2,6, 7 ve 128. maddelerine açıkça aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün iptali istenen maddesinin ve dava konusu disiplin cezasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. İçişleri Bakanlığı tarafından; Soruşturma dosyasının incelenmesinden; davacının olayda kusurlu olduğu açık olup, mevzuatın yapılmamasını emrettiği bir fiilin yapıldığının ve davacının da sıralı yetkili amir olarak bu duruma iştirak ettiğinin anlaşıldığı, davacının savunmasının mevzuata uygun olarak alındığı, davacı hakkında usulüne uygun soruşturma başlatıldığı, soruşturma onayındaki konuya bağlı kalınarak işlem yapıldığı ve soruşturmanın tamamlandığı, davacının zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu disiplin cezasının hukuka aykırılık teşkil etmediği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün iptali istenen maddesinin, hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 2. sınıf emniyet müdürü olan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/13. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83’üncü maddesi gereğince hazırlanmış ve Danıştay incelemesinden geçirilerek 24/04/1979 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Tüzük, 08/07/2015 günlü ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kimi maddelerinde değişikliğe gidilmiş ismi de Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü olarak yeniden düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağını oluşturan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83’üncü maddesinin birinci cümlesinin, "...Yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38’inci ve 128’inci maddelerine aykırı olduğu ..." gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anılan madde, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenerek Anayasanın 121’inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4’üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılmıştır. 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1’inci maddesinin, 1’inci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verilmiştir. Bilahare 08/03/2018 günlü ve 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanunun Geçici 1’inci Maddesinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır. Davacıya atfedilen ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/13 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası öngörülen ''Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ve 7068 sayılı Kanunun 8/6-e maddesinde, yine meslekten çıkarma cezası öngörülen fiiller arasında sayılmıştır. Buna göre, davacı fiilinin karşılığı olarak tespit edilen meslekten çıkarma cezasının dayanağı olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün yukarıda gelişimi aktarılan hukuksal süreç dikkate alındığında, yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmamakta, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin işlemlerinin ise, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş olunacağı addolunarak, verilmiş idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kabul edilmiş bulunmaktadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden, hiyerarşi ve disiplinin esas olduğu emniyet teşkilatında, olay tarihinde ilgili şube müdürlüklerinin iş ve işlemlerinden sorumlu Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapan ve bu şube müdürlüklerinin iş ve işlemlerini farklı tarihlerde denetlemiş olan davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonuç ve kanatine varıldığından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, yürürlükten kaldırılarak uygulanma imkanı kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/13. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, dava konusu işlemin iptali istemi yönünden ise davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla davacının, Terörle Mücadele Daire Başkanlığında M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu Daire Başkan Yardımcısı olarak görevli olduğu dönemde "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinde yer alan, "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..."; "Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 8/6-e. maddesinde de "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I - DAVA KONUSU DÜZENLEMENİN İNCELENMESİ : Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 8/13. maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu, ayrıca personel ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün de bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 8/13. maddesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmakla birlikte; Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "...disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin kuralları hükme bağlanmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir. 23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. II - DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMİN İNCELENMESİ : Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde; Dosyanın incelenmesinden; 05/11/2013 günlü Emniyet Genel Müdür Yardımcısı İ.İ. ile haklarında disiplin soruşturması yürütülen TEM Daire Başkanına vekaleten davacı ..., Başkan Yardımcısı D.M.N., B Şube Müdürü K.Ö., Büro Amir Vekili B.S. tarafından imzalı/paraflı TEM Daire Başkanlığı çıkışlı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (TMK 10. maddesi ile görevli) hitaplı bir yazı ile; Adalet Bakanlığı tarafından istinabe yoluyla Belçika adli makamlarından talep edilen ve Belçika'da 2010 yılında PKK/KCK terör örgütüne yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda ele geçirilerek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen, dijital veri ve dokümanlar üzerinde yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda; adı geçen terör örgütünün yapılanmalarının deşifre edilmesi, terör örgütüne yönelik devam eden soruşturmalara ilişkin delillerin tespit edilmesi, yeni delil elde edildiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi amacıyla Belçika'da 2010 yılında PKK/KCK terör örgütüne yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda ele geçirilen ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dijital veri ve dokümanlar üzerinde gerekli incelemenin yapılabilmesi amacıyla bir kopyasının, TEM Daire Başkanlığı B Şube Müdürlüğünde görevli komiser yardımcısı G.D.'ye elden teslim edilmesinin belirtildiği, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Hazırlık Bürosu çıkışlı, Emanet Memurluğu hitaplı ... günlü, ... sayılı yazısıyla; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetinde olan 2 adet DVD ve 5 adet hard diskin, Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen emniyet yetkililerine teslim edilerek, inceleme işi bittikten sonra tekrar iade edileceğinin Cumhuriyet Savcısı U.K. tarafından belirtildiği, bunun üzerine, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğunun ... günlü, ... Muh. sayılı TEM Daire Başkanlığı hitaplı yazısıyla; 1 adet ağzı kapalı mum mührü ile mühürlenmiş bez çuval içerisinde ve üzerindeki etikette belirtildiğine göre 2 adet DVD ve 5 adet hard diskin, incelenmek üzere yedeği alındıktan sonrasında adli emanete tesliminin Cumhuriyet Savcısı H.Ö. tarafından ifade edildiği, Diyarbakır adli emanetindeki 2 adet DVD ve 5 adet hard diskin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca incelenmek üzere Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğüne teslimi üzerine, yargı kararı ve istemi olmaksızın 5 adet hard diskin, Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca temin edilen, ancak Daire envanterine kayıtlı olmayan ... marka NAS depolama aygıtına Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğünde yedeklenerek B Şube Müdürlüğünde görevli komiser yardımcısı G.D. tarafından TEM Dairesine getirildiği, -Asıl verilerin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Adli Emanet Memurluğuna teslim edildiğine dair teslim ve tesellüm tutanağı bulunmaktadır- alınan imajlar üzerinde ''verilerin imaj içerisinden kurtarılarak export edilmesi, adli bilişim yazılımları ile detaylı olarak inceleme'' talebinin N Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları A.A. ve H.G. tarafından ''yetkili yargı mercii talebi olmadığı'' gerekçesiyle reddedilmesine rağmen, M Şube Müdürlüğü sistem yöneticisi olarak görev yapan polis memuru M.S.A. tarafından, ... marka NAS depolama aygıtının Pol-Net bağlantısının yapıldığı, Pass Mark 0SF Mount isimli yazılımın B Şube Büro Amiri Komiser B.S.'nin şubedeki bilgisayarına kurulduğu, adı geçen cihazın içerisinde, bölücü terör örgütü PKK/KCK yapılanmasında bulunduğu değerlendirilen kişilere ait resim ve video görüntülerinin, ABD Başkanlarına hitaben yazıłmış mektupların/dokümanların, OSLO X Mutabakat Taslagi. Doc isimli bir belgenin bulunduğu, söz konusu belgenin imzasız olmasına rağmen devlet sırrı nitelikli olabileceği, TEM Daire Başkanlığına ait sunuculardan (server bilgisayarlar) Tem-Evrak isimli sunucuda ''Tem Bölücü Diyarbakır İmajları'' ismi ve ''B5_2'' ismi ile ayrı ayrı 2 adet klasörün 13/11/2013 tarihinde komiser B.S. tarafından oluşturulduğu ve aynı veri içeriklerinin 3 kopya olarak çoğaltılmış olduğu, ancak sonrasında PKK/KCK terör örgütünün mali kaynakları ile ilgili hiçbir değerlendirme ya da raporlamanın yapılmadığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ya da başka bir merciye herhangi bir bilgilendirmede bulunulmadığı iddiası ile ilgili yapılan disiplin soruşturmasında; anılan depolama aygıtının, M Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru M.S.A. tarafından Pol-Net network bağlantısı yapılmak suretiyle bahse konu dijital verilerin, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı U.K. tarafından görevlendirilen emniyet mensuplarınca incelemesinin yapılması izin ve talimatına rağmen, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı U.K. tarafından görevlendirildiğine dair hiçbir görev yazısı olmaksızın TEM Daire Başkanlığında yetkisiz ve görevsiz birçok emniyet mensubunun görmesine, incelemesine uygun hale getirildiği, bu suretle gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgelerin görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklanmış olduğu gerekçesiyle davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; davacıya isnat edilen eylemin, ''Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli ve yetkili olmayan kişilere açıklamak'' olduğu, bu eylemin de ''T.C. Devleti ile Kurumları aleyhine hazırlanmış muhtelif dokümanların, OSLO X Mutabakat Taslagi.Doc isimli bir belgenin bulunduğu, söz konusu belgenin imzasız olmasına rağmen Devlet sırrı nitelikli birçok belgenin açığa çıkacak olması ile mevcut haliyle de yetkili yargı merci kararı ve talebi olmaksızın yani yasal olmayan yollardan elde edilen içeriği itibarıyla gizli nitelikli olan PKK/KCK terör örgütünün para kaynaklarının belirlenmesi ve gereğinin yapılmasına yönelik yetkili yargı merci olan Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı U.K.'nın kendisi tarafından görevlendirilen emniyet mensuplarınca incelemesinin yapılması izin ve talimatına rağmen, kendisi tarafından görevlendirildiğine dair hiçbir görev yazısı talimatı olmaksızın TEM dairesinde yetkisiz ve görevsiz birçok emniyet mensubunun görmesine, incelemesine uygun hale getirilmesi olgusu hakkında disiplin soruşturması yapılan davacı ve birçok emniyet mensubunca müştereken ve iştirak halinde yapılmış olduğu'' kanaatiyle davalı idare tarafından davacıya disiplin cezası verildiği, soruşturma raporunda da ''... ...'ın 09.07.2013 tarihinden itibaren M ve N Şube Müdürlüğü iş ve işlemlerinden sorumlu Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olması, ayrıca 06.12.2013 tarihinde B Şube Müdürlüğü iş ve işlemlerini, 17.06.2013 tarihinde M Şube Müdürlüğü iş ve işlemlerini, 27.12.2013 tarihinde N Şube Müdürlüğü iş ve işlemlerini denetlemiş olması nedeniyle, disiplin soruşturmasına esas konudan haberinin olmaması mümkün görülmemektedir. Eğer gerçekten disiplin soruşturmasına esas konudan haberi yok ise, bu durumda gözetim ve denetim görevini gereği gibi yerine getirmemiş olmasından söz edilebilir ...'' denilerek eylemin, davacının bilgisi ve emriyle işlendiği konusunda net bir kanıya varılamadığı görülmüş olup, söz konusu fiillerin işlenmesinde davacının M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu Daire Başkan Yardımcısı sıfatıyla iştirakinin bulunması hali ile gözetim ve denetimde ihmalinin bulunması halinin farklı disiplin cezalarını gerektirdiği dikkate alındığında, soruşturmanın bu bakımdan eksik yapıldığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, disiplin cezasına konu gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgelerin görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklanması eyleminin gerçekleşmesinde, davacının ne tür bir kusurunun (kasıt/ihmal) bulunduğu hususlarının kesin, net ve hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekmekte iken, bu hususları içermeyen eksik soruşturma raporuna dayalı olarak davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 2. Davacının, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının İPTALİNE oybirliğiyle, 3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, eksik yatırılan ...-TL posta ücretinin davacıya tamamlattırılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu edilen Tüzük maddesinin dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması, davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.