Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/577 E. , 2024/3129 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/577 Karar No : 2024/3129 DAVACI : ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 14/11/1996 tarihinde istifa eden ve yurt dışı hizmet borçlanması yoluyla 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında 01/09/2021 tarihinden geçerli olmak üzere araştı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/577 E. , 2024/3129 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/577 Karar No : 2024/3129 DAVACI : ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 14/11/1996 tarihinde istifa eden ve yurt dışı hizmet borçlanması yoluyla 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında 01/09/2021 tarihinden geçerli olmak üzere araştırma görevlisi kadro unvanı üzerinden emekli aylığı almaya başlayan davacı tarafından; 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemeden yararlandırılması talebiyle 27/10/2022 tarihinde yaptığı başvurunun reddi üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 7. bendinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 1996 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden iç hastalıkları uzmanlığını aldığı ve uzmanlık sonrası kısa süre ile aynı kurumda araştırma görevlisi kadrosunda çalıştığı, ancak uzman olarak kurum dahilinde uygun kadro bulunmadığı için 5 yıllık Emekli Sandığına tabi hizmetini tamamladıktan sonra kurumdan ayrıldığı ve akademik yaşantısına devam edebilmek için yurtdışına (ABD’ye) gittiği; 2013 yılında yurtdışında geçen 15 yıl 3 aylık süreyi borçlanarak, emeklilik için gerekli olan 20 yıllık hizmet süresini tamamladığı; emeklilik için yaş koşulunu bekledikten sonra, 01/09/2021 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı almaya başladığı; emekli hekim arkadaşlarından daha düşük maaş aldığını fark etmesi üzerine, 5434 sayılı Kanun'un 84. maddesindeki ek ödemeden yararlanabilmek amacıyla davalı idareye başvurduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 7. bendine istinaden (yurt dışı hizmet sürelerini borçlanması nedeniyle) talebinin reddedildiği, Genel Yazı'nın (B) bölümünün 6. bendinin, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulduğu; 6. bent ile 7. bendin benzer nitelikte düzenlemeler içerdiği; dolayısıyla dava konusu 7. bendin de hukuka aykırı olduğu, hekimlerin bir kısmına farklı emeklilik hakkı verilmesinin eşitliğe aykırılık teşkil ettiği; bütün emekli hekimlerin, emekli aylıklarını iyileştiren düzenlemelerden benzer şekilde yararlandırılmaları gerekirken, dava konusu düzenleme ile bir grup emekli tabibin ilave ödemeden yararlandırılmamasının, haklı makul ve kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 84. maddesiyle, emekli tabip ve uzman tabiplere belli koşullar altında emekli aylıklarıyla birlikte "ilave ödeme" yapılmasının kurala bağlandığı; dava konusu Genel Yazı'yla da, söz konusu ödemenin kimlere ödenip ödenmeyeceği hususunda açıklamalar getirildiği; Genel Yazı'nın (B) bölümünün dava konusu edilen 7. bendinde, tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan, bilahare yurtdışında çalışanlardan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimlerinin ilave ödemeden yararlandırılmayacaklarının belirtildiği; diğer taraftan, Genel Yazının (B) bölümünün 6. bendine yönelik olarak Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verildiği; bununla birlikte, 7. bende yönelik verilmiş bir yürütmenin durdurulması veya iptal kararının bulunmadığı; araştırma görevlisi olarak çalışmakta iken 14/11/1996 tarihinde istifaen görevinden ayrılan ve yurt dışı hizmetlerini borçlanarak 01/09/2021 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmetleri üzerinden emekli aylığı bağlanan davacının, emekli aylığı bağlanmadan önce, son defa 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tabip olarak çalışırken emekli olmaması sebebiyle 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde düzenlenen ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ: 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemenin, bu Kanun'a göre (Emekli Sandığından) tabip/diş tabibi kadro veya pozisyonu esas alınarak emekli aylığı bağlananlara yönelik olduğu; açık bir yasal düzenleme olmaksızın, diğer kadro veya pozisyon unvanları üzerinden emekli aylığı almakta olanların ise söz konusu ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün olmadığı; buna göre 5434 sayılı Kanun kapsamında tabip/diş tabibi unvanı üzerinden emekli aylığı almadığı (araştırma görevlisi kadro unvanı üzerinden emekli aylığı aldığı) açık olan davacının ilave ödemeden yararlandırılmasına yasal olarak imkan bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 14/11/1996 tarihinde tıpta uzmanlık eğitimini tamamlaması nedeniyle göreviyle ilişiği kesilen ve 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yurt dışı hizmet borçlanması yoluyla 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında 01/09/2021 tarihinden geçerli olmak üzere araştırma görevlisi kadro unvanı üzerinden emekli aylığı almaya başlayan davacı tarafından; 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemeden yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 7. bendinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 08/05/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un Amaç ve Kapsam başlıklı 1. maddesinde de; (Değişik: 10/9/2014-6552/28 md.) Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir." kuralına yer verilerek, yurt dışında çalışan işçilerimiz ile ev kadınlarına hizmet borçlanması yapılmak suretiyle emekli aylığı alma imkanı tanınmıştır. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanunla eklenen Ek 84. maddesinde; "Bu Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara (26.000) gösterge rakamının, uzman olmayanlara (20.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay emekli aylıklarıyla birlikte ilave ödeme yapılacağı Birinci fıkra kapsamında yapılacak ödeme, ölenlerin mülga 67 nci maddede belirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine mülga 68 inci maddede belirtilen oranlar üzerinden ödenir..." hükmüne yer verilmiş ve söz konusu düzenlemenin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Anılan maddenin gerekçesinde de; "Tabip ve diş hekimi emeklilerinin emekli aylıkları, aldıkları eğitimlerle ve yürüttükleri hizmetle mütenasip olmaktan çok uzaktır ve muadillerinin çok gerisindedir. Örneğin, öğretim üyesi, hâkim, subay gibi meslek mensuplarının emekli aylıklarının yaklaşık yarısı kadar emekli aylığı almaktadırlar. Bu sebeplerle tabip ve diş hekimi emeklilerine, emekli aylıklarına ilaveten ek bir ödeme yapılması öngörülmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nda da, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesine göre tabiplere yapılacak ilave ödemeye ilişkin usul ve esaslara ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Genel Yazısı'nın “A-İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar” bölümünün 1. paragrafının 2. ve 3. bentlerinde, "Hizmet sınıfı veya tabi olunan personel kanunu veyahut görev yapılan kurum ve kuruluş ayrımı yapılmaksızın, kamu kurum ve kuruluşlarında tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimlerinden; ... - Son statüleri kamu görevlisi olmaları şartıyla mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden Kamu Görevlisi statüsünde emekli aylığı bağlananlar, - Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve açıkta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve/veya 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak görev yapmaksızın, emeklilik talebinde bulunanlar, ... İlave ödemeden yararlandırılacaktır.. B-İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar” bölümünün 7. bendinde, “-Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve bilahare yurtdışında çalışanlardan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlar ile bunların dul ve yetimleri, ... İlave ödemeden yararlandırılmayacaktır.” yolunda düzenleme yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu olan davacının, 01/11/1991 tarihinde Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde Araştırma Görevlisi olarak göreve başladığı, uzmanlık eğitimini tamamlaması nedeniyle 14/11/1996 tarihinde görevinden ayrıldığı, bilahare yurt dışında ev hanımı olarak yaşamına devem ettiği ve 11/10/2013 tarihinde yurt dışında geçen 15 yıl 3 aylık süreyi 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandığı, emeklilik için gereken yaş koşulunu tamamladıktan sonra, 5434 sayılı Kanuna tabi olarak geçen 5 yıl, 20 gün sigortalı hizmeti ile borçlandığı 15 yıl 3 ay olmak üzere toplam 20 yıl 3 ay 20 gün hizmet süresi ve araştırma görevlisi kadrosu üzerinden kendisine 01/09/2021 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli aylığı bağlandığı, davacının 5434 sayılı Kanunun Ek. 84. maddesinde öngörülen ilave ödemeden yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 20/12/2018 tarihli Genel Yazısının "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 7. Bendinde yer alan düzenleme nedeniyle ve son defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesi kapsamında tabip olarak çalışırken emekli olmadığından bahisle reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Genel Yazısı'nın "A- İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar" bölümünün 1. paragrafının 3. bendindeki "görev yapmaksızın" ibaresinin ve "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 6. Bendinin iptali istemiyle Danıştay Onikinci Dairesinin 2019/2160 esas sayılı dosyasında açılan davada; anılan Dairenin 14/06/2022 tarihli ve 2022/3647 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde, emekli tabiplere, ilave ödeme yapılabilmesi için, "bu Kanun'a göre tabip kadrosu esas alınarak emekli aylığı bağlanması" ve "makam tazminatından yararlanmıyor olması" koşulu aranmakta iken; dava konusu Genel Yazı'yla, bu şartlara ilave olarak, "emekli aylığı bağlanmadan önce son statülerinin kamu görevlisi olması" ve "tabip kadrosundan ayrıldıktan sonra, açıkta iken herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmaması" koşullarının da getirilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak, dava konusu edilen düzenlemelerin iptaline karar verimiştir. Genel Yazının dava konusu edilen düzenlemesiyle de; tabip kadrosunda görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve yurtdışında çalışanlardan 3201 sayılı Kanun uyarınca yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananların ilave ödemeden yararlanamayacakları öngörülmüştür. Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak tüzük ve yönetmelik dışında, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler. Normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmektedir. Bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir norm, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremez. Bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemler, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamaz veya kısıtlayamaz. Bu durumda; 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde, emekli tabiplere, ilave ödeme yapılabilmesi için, "bu Kanun'a göre tabip kadrosu esas alınarak emekli aylığı bağlanması" ve "makam tazminatından yararlanmıyor olması" koşulu aranmakta iken; dava konusu Genel Yazı'yla, bu şartları aşar şekilde "tabip kadrosundan ayrıldıktan sonra, yurtdışında çalışanlardan 3201 sayılı Kanun uyarınca yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananların ilave ödemeden yararlanmayacağı düzenlemesine yer verilerek, üst hukuk normu olan kanun hükmünü daraltacak nitelikte düzenleme yapıldığı ve bu suretle ilave ödemeden yararlanacakların sınırlandırıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede Kanunun amacına ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Diğer yandan; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemenin, bu Kanun'a göre (Emekli Sandığından) tabip/diş tabibi kadro veya pozisyonu esas alınarak emekli aylığı bağlananlara yönelik olduğu dikkate alınarak, davalı idarece davacının başvurusunun yeniden değerlendirilebileceği tabîdir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı, 05/12/1989 - 31/12/1989 tarihleri arasında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na (SSK'lı) tabi olarak özel sektörde 20 gün çalışmış, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden 31/07/1991 tarihinde mezun olmuş, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde 01/11/1991 - 14/11/1996 tarihinde arasında araştırma görevlisi (iç hastalıkları uzmanlığı) olarak 5 yıl görev yapmış ve 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında ev kadını olarak geçen 15 yıl, 3 aylık süreyi 2013 yılında borçlanmış ve emekli aylığı bağlanması için gerekli olan yaş koşulunu sağlaması üzerine, 01/09/2021 tarihinden geçerli olmak üzere (20 yıl 3 ay 20 gün) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre “araştırma görevlisi” unvanı üzerinden emekli aylığı almaya başlamıştır. Öte yandan, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun'la eklenen, Ek 84. maddesiyle, 5434 sayılı Kanun'a göre tabip kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olan tabip ve diş tabiplerine, emekli aylıklarıyla birlikte "ilave ödeme" yapılması ve bu düzenlemenin de 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe konulması öngörülmüştür. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nda da, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde düzenlenen ilave ödemeden "yararlanacak olanlar" ve "yararlanamayacak olanlar" ayrı ayrı belirlenmiştir. Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Kanun'a tabi kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan, bu görevinden ayrılarak özel sektörde 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olarak çalışmaya devam etmekte iken birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tabip kadrosu esas alınarak emekli aylığı bağlananların; 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemeden yararlandırılmamasını öngören söz konusu Genel Yazı'nın "A- İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar" bölümünün 1. paragrafının 3. bendindeki "görev yapmaksızın" ibaresinin ve "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 6. bendinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. (daha sonra Danıştay Onikinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2019/1585, K:2022/3648 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2023 tarih ve E:2023/829, K:2023/1974 sayılı kararıyla onanmıştır.) Davacı, 11/04/2022 ve 27/10/2022 tarihli dilekçelerle; 2013 yılında yurt dışı borçlanması yaptığında, kendisine uzman hekimle eş aylık alacağının söylendiği, tarafına bağlanan aylığın ise uzman hekimlerden az olduğu, gerekli düzeltmelerin yapılarak 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemeden yararlandırılması talebiyle davalı idareye başvurmuştur. Söz konusu başvuru, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle (ve bu yazının göndermede bulunduğu ... tarih ve ... işlemiyle); Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 7. bendinde tabip kadrosunda görev yapmakta iken herhangi bir nedenle bu görevinden ayrılan, daha sonra 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması yapmak suretiyle emekli aylığı bağlananların ilave ödemeden yararlanamayacağının belirtildiği ve davacının son defa 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c maddesi kapsamında tabip olarak çalışırken emekli olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma iz/ni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir." hükmüne ve 2013 yılında borçlanma tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinde, “(Ek:17/04/2008- 5754/md.79) Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. ..." ve beşinci fıkrasında, "Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. ..." hükümleri yer almıştır. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenen ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Ek 84. maddesinde; "Değişik: 16/6/2022-7411/2 md.) Bu Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara (26.000) gösterge rakamının, uzman olmayanlara (20.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay emekli aylıklarıyla birlikte ilave ödeme yapılır. Birinci fıkra kapsamında yapılacak ödeme, ölenlerin mülga 67 nci maddede belirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine mülga 68 inci maddede belirtilen oranlar üzerinden ödenir. Bu madde kapsamında yapılacak ilave ödeme tutarları, ödemeyi izleyen iki ay içinde faturası karşılığında Hazineden tahsil edilir. Bu madde uyarınca verilecek ilave ödeme, 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödemenin matrahına dâhil edilmez. Bu madde kapsamında ilave ödemeden yararlanacaklardan, sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışanlar dâhil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanların ilave ödemeleri, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren kesilir. Bu ödemeden yararlanma şartlarını kaybedenler en geç bir ay içinde durumu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdürler. Zamanında bildirimde bulunmayanlara yapılan ödemeler kanuni faiziyle birlikte geri alınır. Bu fıkra uyarınca ilave ödemeleri kesilenlerin, çalışmalarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilave ödemeleri, çalışmalarının sona erdiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeniden ödenmeye başlanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaz. (Ek fıkra: 16/6/2022-7411/2 md.) Yukarıdaki hükümler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar ile hak sahipleri hakkında ilgisine göre uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Anılan maddenin gerekçesinde; "Tabip ve diş hekimi emeklilerinin emekli aylıkları, aldıkları eğitimlerle ve yürüttükleri hizmetle mütenasip olmaktan çok uzaktır ve muadillerinin çok gerisindedir. Örneğin, öğretim üyesi, hâkim, subay gibi meslek mensuplarının emekli aylıklarının yaklaşık yarısı kadar emekli aylığı almaktadırlar. Bu sebeplerle tabip ve diş hekimi emeklilerine, emekli aylıklarına ilaveten ek bir ödeme yapılması öngörülmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemenin gerekçesinde de, "5434 sayılı Kanuna göre tabip ve diş hekimi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabipleri ile bunlardan ilgili mevzuatına göre uzman olanların emeklilik maaşlarında iyileştirme yapılmaktadır. Söz konusu ödemenin 2008 Ekim ayı başından sonra ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında sigortalı sayılan tabip ve diş tabiplerinin de yararlandırılması amaçlanmıştır." ibarelerine yer verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın “B-İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar” bölümünün 6. ve dava konusu 7. bentlerinde, “- (6. bent) Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve açıkta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve/veya 506 sayılı Kanunun geçici 29 ncu maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak görev yaptıktan sonra, mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak emekli aylığı bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimleri, ... - (7. bent) Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan, bilahare yurtdışında çalışanlardan 3201 Sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk “Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimleri, İlave ödemeden yararlandırılmayacaktır.” yolunda düzenlemeler yapılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, Emekli Sandığına tabi araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken bu görevinden ayrılan ve daha sonra 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yurtdışı hizmet borçlanması yaparak 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli aylığı bağlananların, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde öngörülen ilave ödemeden yararlandırılıp yararlandırılamayacağından kaynaklanmaktadır. Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarının (Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur) tek çatı altında birleştirilmesi amacıyla 16/05/2006 tarih ve 5502 sayılı Kanun'la Sosyal Güvenlik Kurumu kurulmuş; sosyal güvenlikle ilgili düzenlemelerin tek bir kanunla bir araya getirilerek norm ve standart birliğinin sağlanması suretiyle, sosyal güvenlik reformunun gerçekleştirilmesi amacıyla da, 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1. ve Geçici 4. maddeleriyle, 01/10/2008 tarihinden önce Emekli Sandığı iştirakçisi olanlar hakkında, bu Kanun'la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bunların aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması gibi konularda 5434 sayılı Kanun'un uygulanacağı, ayrıca 2829 sayılı Kanun'un da dikkate alınacağı belirtilmiştir. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'la, yurtdışında geçen hizmet süreleri bulunanların, bu hizmetlerinin borçlandırılması suretiyle, ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması amaçlanmıştır. Aynı Kanun'un, 2013 yılında borçlanma tarihinde yürürlükte olan 5. maddesiyle de, yurtdışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceği düzenlenmiş olup; bu düzenlemeye göre, borçlanma tarihinde Türkiye'de en son Emekli Sandığına tabi hizmeti olanların, borçlanılan yurt dışı hizmet sürelerinin Emekli Sandığına tabi hizmetlerine ekleneceği ve yasal koşulların oluşması halinde de bu kişilere 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacağı açıktır. Öte yandan, tabiplerin emekli aylıklarının iyileştirilmesi amacıyla, bu aylıklara ilaveten ek bir ödeme yapılmasını öngören 5434 sayılı Kanun'un, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun'la eklenen, Ek 84. maddesi 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe konulmuş; 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle de Ek 84. maddede birtakım değişiklikler yapılmıştır. Anılan maddeyle, ilave ödeme yapılabilmesi; "5434 sayılı Kanun'a göre veya (7411 sayılı Kanun'la 2022 yılında yapılan değişiklikle) 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesine göre tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak aylık bağlanmış olması" ve "bu tabiplerin makam tazminatından yararlanmıyor olması" koşuluna bağlanmıştır. Görüldüğü üzere, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde, "5434 sayılı Kanun'a göre veya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesine göre sadece tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli aylığı bağlananlara ödenmesi öngörülmüş olup; tabip ve diş tabibi dışındaki diğer kadro ve pozisyonlar üzerinden emekli aylığı bağlanmış olanlara, ilave ödemenin yapılmasına yönelik bir düzenleme getirilmemiştir. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nda da, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde düzenlenen ilave ödemeden "yararlanacak olanlar" ve "yararlanamayacak olanlar" ayrı ayrı belirlenmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; ülkemizde çalışanların emeklilik statülerinin, başta 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu olmak üzere çeşitli kanunlarda ayrı ayrı düzenlendiği; dolayısıyla çalışanların, emeklilik hakları yönünden farklı mevzuat ve kurallara tabi olduğu, emekli aylıklarının da tabi oldukları bu kanunlara göre belirlendiği; bu kapsamda, 5434 T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nda yer alan ödemelerden (ilave ödeme dahil) aksine bir yasal düzenleme olmadıkça, sadece bu Kanun'a göre emekli aylığı alanların, ilgili maddede yer alan koşullar çerçevesinde yararlanabileceği anlaşılmaktadır. Buna göre, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemenin, bu Kanun (Emekli Sandığı) ve 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında "tabip ve diş tabibi" kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli aylığı alanlara yönelik olduğu; açık bir yasal düzenleme olmaksızın, "tabip ve diş tabibi" dışındaki diğer kadro ve pozisyon unvanları üzerinden emekli aylığı alanların ise söz konusu ilave ödemeden yararlandırılmalarının yasal olarak mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın dava konusu edilen kısmının 5434 sayılı Kanun'a veya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesine göre "tabip ve diş tabibi" kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli aylığı alanların ilave ödemeden yararlanma koşullarına ilişkin olduğu, söz konusu Genel Yazı'da "tabip ve diş tabibi" dışındaki diğer kadro ve pozisyon unvanları üzerinden 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı alanlara yönelik herhangi bir düzenleme içermediği; buna göre, "araştırma görevlisi" kadrosu üzerinden emekli aylığı aldığı açık olan davacının ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerekmektedir. Öte yandan, her ne kadar Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 20/12/2018 tarih ve 17442701 sayılı Genel Yazısı'nın "A- İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar" bölümünün 1. paragrafının 3. bendindeki "görev yapmaksızın" ibaresinin ve "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 6. bendinin yürütmenin durdurulmasına (daha sonra iptaline) karar verilmiş ise de; söz konusu kararın, 2829 sayılı Kanun kapsamında farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi nitelikteki hizmetlerin birleştirmesi yoluyla 5434 sayılı Kanun kapsamında tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli aylığı bağlananlara yönelik olduğu, diğer kadro unvanları (araştırma görevlisi gibi) üzerinden emekli aylığı alanları kapsamadığı da açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.