T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1466 KARAR NO : 2026/604 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2024/1664 2025/746 DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALILAR : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 16/12/2024 tarihli …
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1466 KARAR NO : 2026/604 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2024/1664 2025/746 DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALILAR : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 16/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı .... arasında akdedilen kredi sözleşmesini diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ödemelerin zamanında yapılmadığından bahisle hesabın kat edilerek davalılar aleyhine Samsun İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davalıların itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmıştır. Davalılar vekili 24/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; .... aleyhine icra takibi yapılamayacağını, mahkememizin .... esas sayılı dava dosyası ile 09/10/2024 tarihinde 3 aylık geçici konkordato mühleti verildiğini, diğer davalıların kredi sözleşmesinde kefaletlerinin ancak asıl borçlunun borcunun doğumu ile gerçekleşeceğinden takip tarihi itibariyle doğmuş bir borcun bulunmadığını, davalıların iş bu gayri nakit krediden kaynaklı riskinin oluşmadığını, tüm borca ve ferilerine faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde " 2-Dosya kapsamına göre davacı ile asıl borçlu .... arasında 14.12.2023 ve 17/06/2021 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedilmiş, davalılar müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Dava dışı asıl borçlu şirket lehine mahkememizin .... esas sayılı dosyası ile 09/10/2024 tarihinde konkordato talebi sebebiyle takip yapılmaması yönünde tedbir kararları verilmiştir. Davacı banka hesabı 08/11/2024 tarihli ihtarname ile kat etmiş olup takip dayanağı olarak; 17/06/2021 ve 14/12/2023 tarihli .... 'ler ve ekleri, 08/11/2024 tarihli ihtarname, hesap özeti ve banka kayıtları gösterilmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere asıl borçlu şirket lehine verilen tedbir kararı öncesi muaccel olmuş borcunun varlığı ileri sürülmemiş, herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. 3-Dava itirazın iptaline ilişkin olduğundan, takip tarihi itibariyle değerlendirme yapılmalı ve bu tarih itibariyle davalılardan alacağın talep edilip edilmeyeceği tespit edilmelidir. Davalılar kefil olup kefaletin geçerliliği TBK 583 ve 584.maddedeki şartların varlığına bağlıdır. Bu yönden yapılan incelemede kefaletin usulüne uygun olduğu, davalıların şirket ortağı olması sebebiyle eş rızalarının gerekmediği tespit edilmiştir. Öte yandan asıl borçlu dava dışı şirket olup davalı vekillere başvurulabilmesi için ayrıca TBK 586.maddesindeki şartların gerçekleşmesi gerekir. TBK 586.maddesine göre kefillere müracaat edilebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması gerekir. 4-Dava dışı asıl borçlu şirket hakkında 09/10/2024 tarihinde 3 aylık konkordato mehli verilmiş olup, takip ve dava tarihi itibariyle mehil ve tedbirler devam etmektedir. Davacı ise 08/11/2024 tarihinde hesabı kat etmiş, verilen 1 günlük ödeme süresi ve yapılan tebligata göre bu tarihten sonra temerrüt oluşmuştur. Davacı tarafından hesabın geçici mühlet tedbir tarihinden önce kat edildiğine dair herhangi bir iddia ileri sürülmemiş, bilgi/belge sunulmamıştır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 25/04/2025 tarihli raporda takip ve dava tarihi itibariyle borcun varlığına ilişkin hesaplamalar yapılmış ise de bilirkişinin 02/05/2025 tarihli ek raporundan konkordato geçici mühlet tarihi olan 09/10/2024 tarihi itibariyle asıl borçlu dava dışı şirketin taksit ödemelerinde herhangi bir aksama, gecikme olmadığı anlaşılmaktadır. Yani asıl borçlu şirketin konkordato mehli ve takip tarihi itibariyle muaccel olmuş borcu bulunmamaktadır. 5-Konkordato mehli ve tedbirlere hükmedilmesi maddi anlamda hesabın kat edilmesini engellemez ise de, asıl borçlunun konkordato geçici mühlet kararından önce vadesinde ödenmeyen bir borç bulunmadığından davacı bankanın hesap kat tarihinde alacağının muaccel hale gelmemiş, yasal anlamda alacağın kat edilmesinin koşullarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Bu halde TBK 586.maddesi kapsamında asıl borçlunun ifada geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davalı kefillere de başvuru şartları gerçekleşmemiş olup, netice olarak takip tarihi itibariyle asıl borçlunun muaccel borcu bulunmadığından kefillere takip başlatılması mümkün değildir.(Yargıtay 11 HD'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamı) Aksinin kabulü halinde konkordato müessesine aykırılık söz konusu olur. Zira asıl borçludan alacağın tedbir yoluyla tahsil edemeyen alacaklı konkordato hükümlerini bu şekilde dolanmış ve kanun koyucunun amacına aykırı hareket etmiş olur. 6-Açıklanan bu gerekçeye göre yani takip tarihi öncesi davalı asıl borçlunun muaccel olan borcu bulunmadığından davalı kefillere başvuru şartının gerçekleşmediği " şeklindeki gerekçe ile "DAVANIN REDDİNE", dair karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, konkordato başvurusunda bulunmuş geçici mühlet almış borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğunu, asıl borçlunun ihtar edilmiş olmasının şart olmadığını, konkordato süreci içerisinde alacaklının doğrudan müteselsil kefile başvurabilmesinin mümkün olmadığını, alacağın usulü dairesinde katedilerek icra takibine başlanılması, kredi sözleşmesine , usul ve yasaya uygun olduğunu, borçluların müvekkili bankaya borçlu olmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, muteriz borçluların itirazlarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalının gayrinakdi alacağına yönelik itirazlarının da yerinde olmadığını, arabulucuya başvurduklarını, tutanağın yerel mahkemeye iletildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece "DAVANIN REDDİNE", dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 2004 sayılı İİK'nun 288/1. maddesi "Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur." hükmünü, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi "1-Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3-Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4-Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır." hükmünü içermektedir. Konkordato (geçici veya kesin) mühletinin sonuçları, yalnızca alacaklı ve borçlu bakımından geçerli olup, borçtan birlikte sorumlu olan kefiller bakımından geçerli değildir. Buna göre, konkordato geçici mühleti kararından konkordatonun tasdik edilmesine kadarki süreçte borçtan birlikte sorumlu olan kefillere karşı alacağın tamamı hakkında alacaklıların başvuru (müracaat) hakkı vardır; alacaklı bu süreç içerisinde kefile karşı icra takibi yapılmasını veya başlamış olan icra takibine devam edilmesini sağlayabilir. Ancak, kefile karşı icra takibi başlatılabilmesi için, konkordato geçici mühlet kararından önce vadesinde ödenmeyen kredi taksiti bulunması yani, geçici mühlet kararından önce hesabın kat edilme koşullarının oluşması, diğer bir anlatımla alacağın muaccel olması gerekir. Takip tarihi itibarıyla alacak muaccel değilse , kefil aleyhine de icra takibi başlatılamayacaktır. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı, .... esas,.... karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında dava dışı asıl borçlu .... hakkında 09/10/2024 tarihinde "geçici mühlet" kararı verildiği, davacı bankanın 08/11/2024 tarihinde hesabı kat ederek davalılara ve dava dışı asıl borçluya ihtarname gönderdiği, 1 günlük süre verildiği, davacı tarafından hesabın geçici mühlet tedbir tarihinden önce kat edildiğine ve alacağın geçici mühlet kararından önce muaccel olduğuna dair bilgi ve belge sunulmadığı, dolayısı ile TBK 586.maddesi kapsamında borçlunun ifada geciktiğinden ve ödeme güçsüzlüğü içerisinde bulunduğundan söz edilemeyeceği,bu halde kefillere de başvuru şartları gerçekleşmediği, takip tarihi itibariyle asıl borçlunun muaccel alacağı bulunmadığından kefillere de takip başlatılamayacağına yönelik mahkememe gerekçesinde ve davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2.Davacı taraftan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026 .... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 26/03/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!