T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1023 - 2026/561 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1023 KARAR NO : 2026/561 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2022/429 Esas 2023/593 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 03/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1023 - 2026/561 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1023 KARAR NO : 2026/561 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2022/429 Esas 2023/593 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 03/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23/04/2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.11.2014 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki araçı ile davacıların murisi ...’a çarparak ölümüne sebep olduğunu, olayın davalı ...'in kusurundan kaynaklandığını ve Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1687 Esas 2015/1143 Karar sayılı dosyası ile davalı ...’in ölüme neden olma suçu işlediğinin sabit olduğunu, davacı ...'nin ölenin eşi, diğerler davacıların çocukları olduğunu belirterek, meydana gelen ölüm sebebiyle, davacı eş ... için 20.000,00 TL, diğer davacılar için 10.000,00 er TL manevi tazminatın davalı ...'ten, ayrıca davacı ...'ın destekten mahrum kaldığını ve cenaze giderleri için masraf yaptığını belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 800,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 200,00 TL cenaze defin giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında destekten yoksun kalma tazminatı talebini 61.792,17 TL olarak belirlemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde: davacıların davalı sigorta şirketine herhangi bir başvurusu bulunmadığını, sorumluluklarının sigorta limiti ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru ve zararını kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu kazanın yaşandığı yerde trafik akışının çok hızlı olduğunu ve bu sebeple otobüs durağına ve olay yerine çok yakın yaya geçidi bulunduğunu, kazanın oluşumunda müteveffanın asli kusurlu olduğunu, Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1687 Esas 2015/1143 Karar sayılı dosyasının Yargıtay aşamasında olduğunu ve bu dosyada davalının tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu olduğu yönünde hüküm kurulduğunu, davacıların rücuya tabi gelir elde edip etmediklerinin tespit edilmesi ve AGİ’nin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından, daha önce verilen 23/09/2019 tarihli 2017/754 Esas 2019/632 Karar sayılı kararın davacı ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi üzerine, 08/04/2022 tarihli 2019/3204 Esas, 2022/956 Karar Sayılı karar ile eksik inceleme nedeniyle kaldlrılması sonrasında, yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece; Davanın trafik kazası neticesinde vefat nedeniyle, vefat edenin mirasçıları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; tüm dosya kapsamına göre; 13.11.2014 tarihinde davalı ...'in kendi sevk ve idaresindeki aracı ile davacıların murisi ...’a çarpması neticesinde, davacıların desteğinin vefat ettiği, kusur raporunda davacılar murisinin 100 metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayaların taşıt trafiği için engel teşkil etmemek şartı ile yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilecekleri kuralına riayet etmediği, bu nedenle gerçekleşen kazada %80 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in ise aracı görüş, yol, ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun sevk etmemesi nedeniyle %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, maddi tazminatın ve manevi tazminat tutarının tayininde bu oran esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı, davacı ... yönünden maddi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; davacı vekilince dava dilekçesi ile; davacılar desteğinin vefat öncesinde emekli olmak ile birlikte kendisine ait olan ticari taksiyi kullanarak gelir elde ettiğini iddia ettikleri, nitekim BAM kararı ilamı ile de bu hususa işaret edilmek suretiyle delillerin toplanmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, aracın trafik tescil kayıtlarının getirildiği, müteveffa tarafından aracın vefat etmeden evvel işletildiğinin saptandığı, buna göre aktüer bilirkişiden (TRH2010 Yaşam tablosuna göre ) rapor alındığı, aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere müteveffanın ölümü ile birlikte davacı ... bakımından (davacı ...'a dava tarihinden sonra yapılan 20.823,40 TL ödeme mahsup edilmek suretiyle) bakiye destekten yoksun kalma zararının 61.792,17 TL belirlenmiş olmakla bu tutar üzerinden tazminata hükmetmek gerektiği, davacı tarafça talep edilen cenaze giderinin tespiti bakımından Delice Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevap ile ''vatandaşlardan defin gideri talep edilmediği'' belirtilmiş ise de TBK 53.maddesinde ifade edilen 'Cenaze giderinin' doktrinde ve yerleşik yargısal içtihatlarda da ifade edildiği üzere yalnızca defin giderini kapsamadığı, ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsadığı (Yargıtay 17. HD. 2014/11067 E., 2016/11150 K., 05.12.2016 T.) davacı vekilince dava dilekçesi ile talep edilen ve ıslaha/talep artırıma konu edilmeyen tutarın 200,00 TL olup, hayatın olağan akışına göre bu tutarda bir giderin yapıldığının kanıtlanmasına da gerek bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki talebin kabulüne dair karar vermek gerektiği, davacılar yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "Davacı ...'ın maddi tazminat talebi bakımından; davanın kabulüne, 61.792,17 TL destek yoksun kalma tazminatı ile 200,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 61.992,17 TL'nin davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'ten müşterek ve müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine, hükmedilen tutarın, davalı ... yönünden; kaza tarihi olan 13.11.2014 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden; dava tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için takdir edilen 3.000,00 TL, davacılar ...) için ayrı ayrı takdir edilen 1.500,00'er TL manevi tazminatın 13.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Hükmedilen manevi tazminatın çok düşük takdir edildiğini, belirterek, kararın kaldırılarak manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporunda aleyhe olan tüm hususları kabul etmediklerini, tüm tespitlere itiraz ettiklerini, davacılar rücuya tabi gelir elde etmişler ise indirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacıların zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, bilirkişinin hesaplamasında hukuki değerlendirme de bulunduğundan raporu kabul etmediklerini, raporda tamamen kişisel ve hukuki değerlendirmeler yapıldığını,, mahkemece eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, yargılama giderinde davacı lehine olacak şekilde hata yapıldığını, belirterek kararın kaldlrılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davalının sevk ve idaresindeki araç ile taşıt yolundan yaya olarak geçen ...'a çarpması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, müteveffanın davacıların eşi ve babası olduğunu, kazanın meydana gelmesinde, vefat eden ...'ın %80 oranında, davalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine, alınan aktüer raporuna ve toplanan delillere göre, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulüne, davacıların manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1-Davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı vekili tarafından genel ifadeler ile ilk derece mahkemesi kararında maddi tazminata yönelik olarak aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, belirterek maddi tazminat hesaplamasına AGİ dahil edilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda vefat edenin kaza tarihi itibariyle fiili çalışması nazara alınarak, adına kayıtlı ticari taksisi bulunan ve fiilen şoförlük yaptığı kanıtlanan vefat edenin, pasif dönem içerisinde olsa dahi aktif çalışması nazara alınarak, TRH 2010 yaşam tablosuna göre vefat edenin ve davacının muhtemel yaşam süreleri tespit edilerek, vefat edenin yaşam süresinin sonuna kadar eşine destek olacağı, 03.07.2018 tarihine kadar aktif çalışmasının devam edeceği, bu tarihe kadar olan geliri, asgari ücretin 1,54 katı olacağı, bu tarihten sonra ise asgari ücret düzeyindeki geliri olacağı, eşin destek payı oranında, eşine destek olacağı kabul edilerek, tazminat hesabının yapıldığı, bilinmeyen dönem hesabının da asgari ücretin vergi istinasına tabi olması nedeniyle, rapor tarihinde geçerli olan asgari ücret üzerinden "progresif rant" yöntemi uygulanarak hesaplandığı görülmüştür. Desteğin, vefat tarihinde pasif dönem içerisinde olmasına rağmen fiili çalışması kanıtlanmış olduğundan, aktif dönem içerisinde kalan süre yönünden, gelirinin AGİ dahil belirlenmiş olmasında ve bilinmeyen dönem hesabında, rapor tarihi itibariyle asgari ücretin 7349 Sayılı Yasa ile gelir ve damga vergisinden istisna tutulmuş olması nedeniyle, pasif dönem hesabında AGİ yahut vergi indirimi yapılarak açıklanan asgari ücretin altında bir gelirin nazara alınamayacak olmasına göre, davalının gelire ve genel olarak rapora yapmış olduğu itirazlar yerinde görülmemiştir. Buna göre; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere, manevi tazminatın fahiş olmamasına ve yargılama giderinde de tespit edilebilen bir hata olmamasına göre, davalı vekilinin , istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesinde; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'', aynı Yasanın 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4. maddesi, kanunun hakime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir. Belirtilen bu hususlar, kazanın oluş şekli, kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, davacıların ölen ile yakınlığı dikkate alındığında; davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, ölenin eşi için 10.000,00 TL, çocukları için ayrı ayı 5.000,00'er TL, manevi tazminata karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından davacılar vekilinin buna yönelik istinaf sebeplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarında açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın, davacılar lehine olacak şekilde HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesinde takdir edilen manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan şekilde davacılar lehine düzeltilerek, ayrıca manevi tazminatın kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmeksizin, HMK'nın 326. Maddesinde, manevi tazminata yönelik AYM'in kısmi iptal kararı gereğince, kısmen kabul edilen manevi tazminata ilişkin tüm yargılama giderinden davacının sorumlu olacağından, yargılama gideri de buna göre düzeltilereki ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak davanın esası hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-Davacı ...'ın maddi tazminat talebi bakımından; Davanın KABULÜNE, 61.792,17 TL destek yoksun kalma tazminatı ile 200,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 61.992,17 TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'ten müşterek ve müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine, hükmedilen tutarın, davalı ... yönünden; kaza tarihi olan 13.11.2014 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden; dava tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsiline, a)Harçlar Kanunu gereğince hükmedilen maddi tazminat tutarı olan 61.992,17 TL üzerinden hesaplanan 4.234,69 TL harçtan davacılar tarafından peşin yatırılan 208,35 + ikmal harcı 270,00 TL olmak üzere toplam 478,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.756,34 TL'nin davalılar ... ve davalı ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacılar tarafından yapılan 478,35 TL harç giderinin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'ten müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara /(...'a) verilmesine, c-Hükmedilen maddi tazminat talebi bakımından; 61.992,17 TL üzerinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL'nin davalılar ... ve davalı ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat talebi bakımından ; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davacı ... için 10.000,00 TL davacılar ...) için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın 13/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcının davalı ...'ten tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Hükmedilen manevi tazminat talebi bakımından (ilk derece mahkemesi kararı ve istinaf sebepleri nazara alınarak) ; manevi tazminat toplamı olan 30.000,00 TL üzerinden AAÜT 13/2, maddesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL'nin davalı ...'ten tahsili ile davacılara verilmesine, c-Manevi tazminat talebinin kısmen reddedilmiş olmasına göre, Davalı yararın vekalet ücreti taksirine yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan 31,40 TL peşin harç, tebligat-müzekkere ücreti, bilirkişi ücreti, 2.991,50 TL olmak üzere toplam 3.022,90 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi yalnızca 1.538,65 TL'den sorumlu olmak üzere) davalardan alınarak, davacıya verilmesine; 4-HMK'nın 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gerekli, 4.849,48 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan1.212,37 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.637,11 TL'nin davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına, 2-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf başvurusu kabul edilen davacılar tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan 260,00 TL posta giderinin ve 1169,40 TL istinaf başvurma harcının kararın manevi tazminata yönelik olarak kaldırılmış olması nedeniyle, davalı ...'ten alınarak, davacılara verilmesine, 5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, 6- Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 03.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan- Üye- Üye- Katip- * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n