3. Hukuk Dairesi 2015/777 E. , 2015/20773 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 38. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2013 NUMARASI : 2011/372-2013/221 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G…
**3. Hukuk Dairesi 2015/777 E. , 2015/20773 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 38. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2013 NUMARASI : 2011/372-2013/221 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili davacı ile davalı arasında "ses hizmeti abonelik sözleşmesi" yapıldığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin davalıya güvenli bir hat üzerinden ses iletim hizmeti sağladığını ancak davalı tarafın aldığı hizmet karşılığı düzenlenen fatura borcunu ödememesi üzerine hakkında İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2010/17715 Esas ve 2010/18987 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını ve davalının itirazı üzerine bu takiplerin durduğunu belirterek; davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hakkında yapılan iki farklı icra takibine karşı açılan bu tek dava ile itirazın iptalinin istenemeyeceğini ve bu nedenle öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, müvekkili şirketin ticari faaliyetleri gereği yurt dışı bağlantıları bulunduğundan, yurt dışı görüşmeleri ile ilgili olarak "ses hizmetleri alımı" konusunda davacı şirket ile sözleşme akdettiğini ve yurt dışı telefon görüşmelerini, davacı tarafça şifrelenerek güvenliği sağlanan hat üzerinden gerçekleştirdiğini, bu görüşmeler karşılığı aylık olağan fatura bedelinin 377,72 TL tutarında olduğunu ancak 2010 yılı Temmuz ayında davacı şirket tarafından müvekkiline gönderilen mail ile olağan görüşme trafiğinin çok üzerinde görüşmeler kaydına rastlandığının bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerinin, bu aramaların kendileri ile ilgili olmadığını gecikmeksizin davacı şirkete bildirdikleri, yapılan görüşmelerde "fraud şüphesi" olduğunun davacı şirket maillerinde yer aldığı, davacının bu hattın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu, sistemin güvenliği aşılarak 3. kişiler tarafından yapılan görüşme bedellerinden, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; alınan ikinci bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu ses görüşmeleri ile buna göre düzenlenen fatura bedellerinin dışarıdan yapılan müdahale sonucu oluştuğu, ses hizmetleri ile ilgili hizmetlerin güvenli çalışması için gereken tedbirleri hizmeti sunan davacı tarafça alınması gerektiği ve davacının sorumluluğunda olduğu, kaçak görüşmelerin davacı tarafın sistemler üzerine geçerek yapıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.