7. Ceza Dairesi 2021/18901 E. , 2024/8447 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/667 E., 2016/212 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmek…
**7. Ceza Dairesi 2021/18901 E. , 2024/8447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/667 E., 2016/212 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, aracı ile taşıdığı emvalin bahçesinden kestiği meyve ağaçları olduğuna, gereği gibi tespit yapılmadan hazırlanan rapora itibar edilerek verilen cezanın haksız olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Kaçak orman emvali taşındığı ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesinde ihbar edilen araca uygun ve sanığa ait olduğu düşünülen traktörün römorkunda emval yüklü olduğunun görüldüğü, çevre ormanlarda yapılan araştırmada yerdeki traktör izleri takip edildiğinde bir gün önce motorlu testereyle kesilmiş kayın ve gürgen ağacı köklerine rastlandığı, kökler ile römork üzerinde görülen emvallerin cins ve boy olarak uyuştuğu tespit edilerek sanık hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. 20.10.2014 tarihli kamera izleme ve teşhis tutanağına göre, muhtarlığa ait güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesinde emval yüklü römork takılı traktörü kullanan kişinin sanık olduğu muhtar tarafından teşhis edilmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, suçlamayı kabul etmediğini, traktördeki ağaçların meyve ağacı olduğunu, bahçesinden kestiğini, kayın ve gürgen ağacı kesmediğini beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, devlet ormanı sınırları içinde yapacak ve yakacak nitelikte kayın ve gürgen ağaçlarının motorlu testereyle kesildiği, CD görüntülerinin incelenmesinde römork üzerinde istiflenmiş kayın ve gürgen emvali olduğu tespit edilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.24.11.2015 tarihili 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci madddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (12) numaralı bentte yer alan "cezanın" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin hükme eklenmesi ve hükümden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine gelmek üzere "24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.