3. Hukuk Dairesi 2010/17705 E. , 2011/1033 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 23.126,00 TL alacağın istirdadı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı Sarıyer il…
**3. Hukuk Dairesi 2010/17705 E. , 2011/1033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 23.126,00 TL alacağın istirdadı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı Sarıyer ilçesi ... 1425 ada, 26 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın intikali sırasında üzerinde ... ... Vakfı şerhi nedeni ile davalı idare tarafından vakıf ilişiğinin kesilmesi için 23.126,00 TL taviz bedeli ödemek zorunda kaldıklarını, dava konusu Vakfın gayri sahih vakıflardan olduğu ve taviz bedeline tabi olmadığını, bu nedenle 23.126,00 TL taviz bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; istirdadı talep edilen bedelin halen yürürlükte olan 5737 sayılı Kanunun 18. maddesine göre tahsil edildiğini, taşınmazın mukataalı olarak vakfedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; dava konusu taşınmaz üzerindeki ... ... Vakfının gayr-i sahih vakıf türünden olduğundan taviz bedeline tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, BK. nun 62. maddesine dayanan taviz bedelinin istirdadı talebinden ibarettir. Dosya içeriğine göre; bilirkişi ...' ün dosyaya ibraz ettiği raporda; bölgenin vakfedildiği, dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazın sahih vakfedilmiş sayılması için, eski bir yerleşim yerinde bulunup bulunmadığının tespiti ve nısıf dönümlü olması gerektiği, bu husus ispat edilemediğinden bulunduğu yer ve yüzölçümü sebebiyle gayri sahih olarak vakfedildiği sonucuna varılarak taviz bedeline tabi bulunmadığı belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın tüm tedavülü ile tapu kaydı istenilmiş, dosyaya gelen bir kısım kayıtlar Arapça yazılı olduğu halde, Türkçeye tercüme ettirilmediği gibi, arsa niteliğinde olan taşınmazın eski yerleşim yeri ve mülk arazi olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi de dinlenmeden, bulunduğu yer ve yüzölçümü sebebiyle varsayımla gayri sahih olarak vakfedildiği sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.