8. Hukuk Dairesi 2013/547 E. , 2013/4257 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile ..., ... Köyü Tüzel Kişiliği ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.10.2012 gün ve 62/494 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, mevkii ve sınırlarını açıkladığı…
**8. Hukuk Dairesi 2013/547 E. , 2013/4257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile ..., ... Köyü Tüzel Kişiliği ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.10.2012 gün ve 62/494 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazların 20 yılı aşkın bir süreden beri vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, 60-70 dönüm miktarında olduğunu açıklayarak dava konusu yerin vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili 22.02.2010 havale tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın taşlık ve kayalık niteliğinde bulunduğunu, imar ve ihyaya kazanılacak yerlerden olmadığını açıklayarak davacının davasının esastan reddine, dava konusu yerin ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davaya dahil edilen ... Köyü Temsilcisine yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, Teknik Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 30.06.2011 havale tarihli rapora ekli krokide A harfiyle gösterilen 47649,42 m² yüzölçümle taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemede hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan ... Kadastro Müdürlüğü'nün 30.12.2009 tarih ve 3402 sayılı karşılık yazılarında; dava konusu yerin tapulama çalışmaları sırasında kayalık ve taşlık vasfı ile tapulama harici bırakıldığı açıklandığına göre, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle imar ve ihyanın tüm koşullarının araştırılıp belirlenmesi zorunludur. Dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmadığına göre teknik bilirkişinin rapor ve krokisi sunulmak üzere çifte tapunun önlenmesi açısından tesciline karar verilen taşınmaz bölümünün tapuda kayıtlı bulunup bulunmadığının sorulması, davanın açıldığı 22.01.2008 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1978-1988 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, keşif gününün belirlendiği ara kararında tanıkların ne şekilde keşif yerine çağrılıp dinlenileceği konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, davacının 8 tanığından sadece 2 sinin dinlenildiği, bu tanıklardan vazgeçme olmadığı halde mahkemece de herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin tanıkların dinlenilmemesi ve yerel bilirkişi listesinde beş ismin yer almasına karşın sadece keşif yerinde hazır bulunan bir yerel bilirkişinin dinlenilmesiyle yetinilmesi ve tanıklarda olduğu gibi kalan yerel bilirkişilerin de herhangi bir gerekçe gösterilmeden dinlenilmemiş olması gözetilerek yeniden yapılacak keşifte tüm yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlık taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenenlerin arasında çelişki çıktığı takdirdi yüzleştirmek suretiyle HUMK'nun 261. maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, dava konusu yerin davacı tarafından hangi tarihte imar ve ihyaya başlanıldığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdüğü, hangi tarihte tamamlandığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, hava fotoğraflarının jeodeji ve fotogrametri uzmanı mühendis aracılığıyla paftalarla birlikte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere ve kadastro paftalarının düzenlendiği tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı yada hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişiler gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, daha önceki götürülmeyen üç uzman bilirkişi, üç ... mühendisi veya yüksek mühendisi aracılığıyla yada ... Fakültesinin toprak bölümünde uzman akademisyenler aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle dava konusu yerin imar ve ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda kendilerinden gerekçeli ve denetime açık rapor istenilmesi, tesciline karar verilen yer ve çevresini gösterir biçimde HMK'nun 290. maddesi uyarınca birlikte götürülecek konunun uzmanı bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik resimleri çektirilip onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/13 Esas sayılı dosyasının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde yer alan sınırlamalar bakımından değerlendirilmek üzere mahkemesinden getirtilmesi, her iki dosya arasındaki hukuki bağlantı nedeniyle birleştirilip birleştirilmeyeceği konusunda mahkemece değerlendirmeye alınması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.