(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14509 E. , 2008/3862 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşma olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadğından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup dü…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14509 E. , 2008/3862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşma olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadğından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 17.9.2003 tarihinde davalıya ait mağazaya alışveriş için gittiğini, davalı şirket çalışanının yerleri temizlemek için çaliştırdığı makinanın ayağına çarpması sonucu ayağının kırıldığını,olay nedeni ile davalı şirketin sorumlu olduğunu iddia ederek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.-YTL maddi,15000 YTL1manevi zararının davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 822YTL maddi, 1.000.-TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gercek veya tüzel kisileri kapsar. Tuketici ise mal veya hizmeti ticarı veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı icerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının davalıya ait alışveriş merkezinde bulunduğu sırada şirket çalışanının kusuru nedeniyle uğradığı zararın tazminini istediği ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 Sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngormüştür. Taraflar arasındaki uyusmazlık Tuketicinin Korunması Hakkındakı Kanun kapsamında kaldıgına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.