10. Hukuk Dairesi 2023/8507 E. , 2023/10236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/793 E., 2022/2074 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2021/400 K. Taraflar arasında asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl dava davalısı/birleşen dava
**10. Hukuk Dairesi 2023/8507 E. , 2023/10236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/793 E., 2022/2074 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2021/400 K. Taraflar arasında asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dosyasında davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.03.2007 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun kendisine aylık tahsis ettiğini, müvekkilinin yaşlılık aylığının 17.08.2012 tarihinde hizmetlerinin bir kısmının gerçeği yansıtmadığından bahisle durdurulduğunu, müvekkiline davalı kurum tarafından verilen 16.09.2015 tarihli cevabi yazıda 10.07.1988 - 31.12.1996 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... İnş. San. Tic. A.Ş Libya ... Büyükelçiliği'nden alınmış çalışma belgesinin sahte içerikli olduğu iddiasıyla müvekkilinin talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, kesin olmayan bir nedene dayanarak ve yeterli inceleme yapılmadan müvekkilinin yaşlılık aylığının durdurularak mağdur edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, yaşlılık aylığının durdurulması işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Adana 9. İş Mahkemesinin 2021/262 E. sayılı dava dosyasında davacı ... vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezinin yazısı ile Libya'daki çalışmaları iptal edilen davalının 3600 gün koşulunu yerine getirmediği tespit edildiğinden aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilmesi ve yersiz yapılan ödemelerin tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, 24.341,35-TL yersiz ödeme ve 13.302,88-TL faizi ile birlikte toplamda 37.644,23-TL borç tahakkuk ettirildiğini, bu yersiz ödemeye ilişkin Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2020/6245 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96 ncı maddesinde müvekkili Kurumun fazla veya yersiz olarak yaptığı ödemelerin geri alınması hususunun düzenlendiğini belirterek, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl dava dosyasında davalı ... vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının yersiz olduğunu, davacının 30.03.2007 tarihinde müvekkili kurumdan tahsis talebinde bulunduğunu, davacının bu tahsis talebine istinaden davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak Beyoğlu SGM'nin 25.01.2013 tarih 1602564 sayılı yazısında 10.07.1988-31.12.1996 yılları arasında ... sicil numaralı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Libya ... Büyükelçiliği'nden almış olduğu çalışma belgesinin sahte içerikli olduğu Baş Müfettiş Turgay Köse tarafından tanzim edilen 17.08.2012 tarih 01 sayılı rapor ile tespit edildiğini, bu nedenle de aylığının müvekkili kurum tarafından durdurulduğunu, davacıya 01.07.2007-24.03.2013 tarihleri arasında 62.253,59 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacının iddiasını somut belge ve delillerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkili Kurum işlemlerinin yasal ve hukuka uygun olduğunu belirterek, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Adana 9. İş Mahkemesinin 2021/262 E. sayılı dava dosyasında davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu dosyadaki dava konusu ile ilgili olarak Adana 2. İş Mahkemesinin 2019/149 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davasının devam ettiğini, ayrıca davacı kurum tarafından yersiz ödeme iddiası ile Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2014/2373 esas sayılı takip dosyası açıldığını, takip dosyasına yapılan itirazın iptali için Adana 1. İş Mahkemesinin 2018/351 Esas sayılı dosyasının da derdest olduğunu, mükerrer icra takipleri ve mükerrer davalar açılmış olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin sahte çalışmasının olmadığını, kaldı ki hizmet tespiti davasında alınan bilirkişi raporunun da beyanlarını destekler nitelikte olduğunu belirterek, bu nedenlerle davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ... A-)Mahkememizin 2019/149 E. sayılı asıl dava dosyası yönünden davanın kabulüne, 1-Davacının Libya'da geçen 10.07.1988-31.12.1996 tarihleri arasındaki çalışmalarının geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ve davacının kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, B-)Mahkememiz dava dosyası ile birleşen Adana 9. İş Mahkemesinin 2021/262 E. 2021/106 K. sayılı dava dosyası yönünden davanın reddine,..."karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili Kurum tarafından detaylı araştırma ve inceleme ile mevzuata uygun olarak işlemlerin yapıldığını, davacının çalışma olgusunu ispatlayamadığını, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunmuş, Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Asıl Davada Davalı Birleşen Davada Davacı ...'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 3. Değerlendirme Asıl davada davacı, yurtdışında (Libya) geçen hizmetlerinin geçerli olduğunun, aylığın kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiş, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosyanın incelenmesinde, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ve bir kısım yurt dışında geçen sigortalı çalışmalarının gerçek ve fiili olmadığı yönündeki tespite dayanak olan 17.08.2012 tarihli Kurum denetmen raporunda davacının Kurum denetmenine verdiği ifadesinde; Libya'da bulunan ... adlı kişiye ait lokantada çalıştığını, ... firmasında herhangi bir çalışmasının olmadığını, ancak Libya'da oturma iznini söz konusu firma aracılığı ile aldığını beyan ettiği, ... Büyükelçiliğince davacı adına düzenlenen yurt dışı çalışma belgesinde davacının 10.07.1988-31.12.1996 tarihleri arasında Libya'da ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... İnş. San Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalıştığının belirtildiği, anılan Büyükelçilikçe düzenlenen bir kısım yurt dışı hizmet belgelerinin sahte olduğu gerekçesiyle soruşturma yapıldığı, düzenlenen belgelerin mühür, imza, genel yazışma formatlarına uymadığının, bir kısım belgelerde ise imzası bulunan yetkililerin belge tarihinde ataşelik ve müşavirliklerinde görevli olmadığının tespit edildiği, davacı adına düzenlenen yurt dışı hizmet belgesinin verildiği tarih itibariyle yetkili kişi tarafından imzalanmış olmasına karşın, Libya sigorta merciine ait belge niteliğine sahip olmadığı ve Libya yaşlılık sigorta rejimine ilişkin bilgileri içermediği ayrıca davacının Kurum müfettişine verdiği ifadede sözü edilen Türk şirketinde çalışmasının bulunmadığını beyan ettiği dikkate alındığında yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı açıktır. Mahkemece öncelikle bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, re'sen araştırma ilkesine tabi olduğu, özel bir duyarlılık ve titizlikle yürütülmesi gerektiği gözetilerek davacının yurt dışında geçtiğini iddia ettiği çalışmaların hangi işverenlik nezdinde geçtiği konusunda yeterli ve gerekli araştırma yapılmalı, Trablus Büyükelçiliğinden davacıya ait yurt dışı hizmet belgesine dayanak olan tüm bilgi ve belgeler istenmeli, ayrıca Dışişleri Bakanlığından veya mümkünse Libya ülkesinde kurulu bulunan dava dışı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışan ve çalışması kayıtlara geçmiş olan sigortalılığı iptal edilmeyen çalışanlar resen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacıya Libya'daki çalışmaları sırasında ücretini nasıl aldığı ve banka kanalıyla Türkiye'ye para gönderip göndermediği sorularak gerekiyorsa banka kayıtları getirtilmeli, davacının yurt dışı hizmet belgesinin hangi gerekçeye dayalı olarak iptal edildiği hususu da Kurumdan ayrıca sorulmak suretiyle, açıklığa kavuşturulmalı, toplanan tüm deliller ışığında değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.