15. Hukuk Dairesi 2014/4192 E. , 2015/2272 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talebine yönelik alacak davasıdır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici vekili, davacı…
**15. Hukuk Dairesi 2014/4192 E. , 2015/2272 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talebine yönelik alacak davasıdır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici vekili, davacı müvekkilinin davalıların binasına mermer malzemesi temin ve yapım işini üstlenip yaptığını ve iş bedelinin ödenmediğini, yaptığı işlerin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/42 D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, iş bedelinin 25.790,00 TL olduğunu, bu bedelden şimdilik 10.000,00 TL alacağın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiş, davalı iş sahipleri vekili ise; davacı ile sözleşme imzalamadıklarını, binanın başka bir kişi tarafından yapıldığını, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı taraf dava dilekçesinde ve 09.04.2012 tarihli delil dilekçesinde açıkça keşif deliline dayanmış ve davalı taraf ise 11.02.2013 tarihli beyan dilekçesinde açıkça keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunmuş olmasına rağmen, mahallinde keşif yapılmaksızın davalıdan başka üçüncü kişi aleyhine talep edilip yapılan ve bu üçüncü kişiye tebliğ dahi edilemeyen delil tespitinde rapor düzenleyen bilirkişiden alınan ek rapor hükme dayanak alınarak hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın “Hukukî Dinlenme Hakkı” başlığını taşıyan 27. maddesinde “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukukî dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” hükmü bulunmaktadır. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı; davalının, usulüne uygun olarak duruşmalara davet edilmesini, duruşmaları takip etme hakkını ve bu arada ileri sürdüğü delillerin toplanmasını ve bu delillerin hukuk kuralları içerisinde değerlendirilmesini kapsar.