12. Ceza Dairesi 2020/9214 E. , 2023/5004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/384 E. 2016/39 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde
**12. Ceza Dairesi 2020/9214 E. , 2023/5004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/384 E. 2016/39 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/384 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2020 tarihli ve 2016/148016 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, 3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın arkadaşı ile şakalaşırken arkadaşının sanığa ait şapkayı havaya atması sonucu şapkasının (Türk İslam Eserleri ve Etnoğrafya müzesi olarak kullanılan 1310 yılında İlhanlı'lar tarafından yapılmış olan 2863 sayılı Yasa kapsamında bulunan) Yakutiye Medresesinin çatısına düştüğü, sanığın şapkayı bulunduğu yerden almak için medrese tırmandığı, tırmanma neticesinde mederese üzerindeki taşların dökülmesine sebebiyet verdiği bu nedenle sanık hakkında tarihi yapıya zarar vermekten dolayı 2863 sayılı Yasanın 65/a ve TCK'nın 21/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, sanık savunmasında suçlamayı kabul etmediği, yapıya bilerek zarar vermediğini, şapkasını almak maksadıyla yapıya tırmandığını kabul ettiği, sanığın zarar verme kastı ile hareket ettiğinin sabit olmadığı, şapkasını almak maksadıyla tırmandığı, yapıya tırmanmasının doğru bir hareket olmadığı, ancak bu hareketi neticesinde yapının zarar göreceğini bilmesinin mümkün olmadığı, suçun olası kastla işlenebilmesi için hareketin bilerek ve istenerek yapılması, neticenin öngörülmesi ve buna rağmen fiilin işlenmesi gerektiği, sanığın eyleminin değerlendirilmesinde eylemin basit bir tırmanmadan ibaret olduğu, zarar verici başkaca bir maddi olgunun bulunmadığı, sanığın yapıya zarar verme hususunda bilinçli bir hareketinin olmadığı, olayın meydana geliş şekli, sanık savunması nazara alındığında sanığın yüklenen fiil açısında kasten ya da olası kastla hareket ettiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar vermek gerektiği sonucuna varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " denilmektedir. 2. Sanık savunmasında; "Ben bu konuda daha önce ifade verdim o ifadelerim doğrudur aynen tekrar ederim. Bana hediye edilen eşyayı arkadaşım fırlattı ben de almak için tırmandım geri inerken o esnada ayağım kaydı ayağımın kayması üzerine kopan parça yere düştü, ben çok pişmanım suç işleme kastım yoktu, ben suçsuzum öncelikle beraatimi talep ederim." demiştir. IV. GEREKÇE 1.Olay günü saat 23.40 sıralarında Yakutiye Medresesi girişine zarar verildiği yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, sanığın arkadaşı ile şakalaşırken şapkasının çatıya düştüğünü, onu almak için girişte bulunan kolona tırmandığını, dengesini kaybederek yere atladığı esnada kolondaki taşların bir kısmının düştüğünü beyan ettiği hususunun tutanak altına alındığı, Müze Müdürlüğü raporunda Türk-İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak kullanılan, Yakutiye Medresesinin tescilli olduğu, medresenin giriş kapısının sağ tarafında bulunan sütunun incelenmesinde kopan parçaların küçük olması nedeniyle tam yerinin tespit edilemediği, daha önceden iklim şartları nedeniyle yıprandığı ve çatladığı, olay sırasında da üzerine binen basınçla koptuğunun düşünüldüğü, tarihi yapıya az da olsa zarar verildiğinin belirtildiği, sanığın savunmasında, olay günü arkadaşı Emrullah ile şakalaşırken şapkasını arkadaşının çatıya fırlattığını, kendisinin de almak için medrese girişindeki kolona çıktığını, dengesini kaybedip atladığını, tarihi yapıya zarar verme kastının olmadığını beyan ettiği, tanık Emrullah'ın kolluktaki beyanının da aynı doğrultuda olduğu dosya kapsamında, sanığın suç kastının olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/384 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.