5. Ceza Dairesi 2006/4182 E. , 2010/2530 K. "İçtihat Metni" Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2005 gün ve 2004/611 Esas, 2005/587 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek ge
**5. Ceza Dairesi 2006/4182 E. , 2010/2530 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2005 gün ve 2004/611 Esas, 2005/587 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin "kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez" hükmü karşısında 17 yaşındaki mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. madde dikkate alınarak sanığın kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, 5237 sayılı TCK.nun 104/2. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması ve suç tarihi itibariyle 17 yaşı içinde bulunan mağdurenin sanıktan şikayetçi olmaması nedeniyle, rızaen cinsel ilişkide bulunma eyleminin aynı Yasanın 104/1. maddesi kapsamında olup 73. maddesi gereğince de takibinin şikayete tabi olması karşısında 5237 sayılı Yasanın 7/1-2 ve 5271 sayılı Yasanın 223/8. maddeleri de gözetilerek sanık hakkında açılan davanın düşmesi yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.