(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4804 E. , 2008/10595 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile davalı rektörlüğe bağlı Tıp Fakültesi Hastanesi genel temizliği ve ilaçlama işi ile ilgili olarak yapılan ihal…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4804 E. , 2008/10595 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile davalı rektörlüğe bağlı Tıp Fakültesi Hastanesi genel temizliği ve ilaçlama işi ile ilgili olarak yapılan ihale sonucu aralarında 23.01.2003 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, davalı tarafından 01.04.2003 tarihinden geçerli olmak üzere davacı şirkete ödenmesi gereken SSK taban farkı artışından kaynaklanan Mayıs 2003 ayına ait 27.174.348.000 TL'nin davacı şirket tarafından usulüne uygun fatura edilmesine rağmen ödenmediği öne sürerek SSK taban farkından kaynaklanan artıştan dolayı sorumlu olmadığının tesbiti ve Nisan 2003 tarihinden istihkaktan resen mahsup edilen 27.174.348.000 TL'nin mahsup tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte lehine istirdadına karar verilmesini istemiştir. Davalı sözleşmenin 8. maddesi ve idari şartnamenin 14. maddesinde asgari ücretin artışı durumunda fiyat farkı ödeneceğinin belirtildiğini ancak dava konusu edilen talebin ise Sosyal Sigortalar Kanunun 78. maddesindeki SSK primine esas günlük alt kazancın artmasına dayalı olup sözleşmede bu hususta bir hüküm olmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine, davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 2008/4804-10595 1-Taraflar arasında düzenlenen 23.01.2003 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde; "İhalenin yapıldığı tarihten sonra asgari ücrette artış olması halinde bu artıştan doğan asgari ücret farkı ile bu farktan doğan ve yüklenici firma tarafından karşılanması gereken sosyal sigortalar primleri ile işsizlik sigortası primleri yüklenici firmanın hastanemiz temizliğinde çalıştırdığı sigortalı işçi sayısı esas alınarak hesaplanır ve bir sonraki ay faturası içinde firmaya ödenir. Ancak yüklenici firma tarafından karşılanması gereken SSK primleri 4325 Sayılı Yasaya göre hazine tarafından karşılanıyor ise ödenmez" ve idari şartnamenin 14. maddesinde "İhalenin yapıldığı tarihten sonra Asgari Ücrette artış olması halinde; bu artışdan doğan asgari ücret farkı ile bu farktan doğan ve yüklenici firma tarafından karşılanması gereken sosyal sigortalar primleri ile işsizlik primleri yüklenici firmanın hastanemiz temizliğinde çalıştırdığı sigortalı işçi sayısı esas alınarak hesaplanır ve bir sonraki ay faturası içinde firmaya ödenir. Ancak yüklenici firma tarafından karşılanması gereken SSK primleri 4325 Sayılı Yasaya göre hazine tarafından karşılanıyor ise ödenmez." yazılıdır. Bu hükümlerde sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle sonradan davacı şirket aleyhine olabilecek şekilde Asgari Ücrette artış olması ve bu artışdan dolayı davacının katlanacağı külfetlerin davalı tarafından karşılanması gerektiği vurgulanmıştır. O tarihte yürürlükte bulunan yasa hükmüne göre, davacının çalıştırdığı işçiler için ödeyeceği prim katsayısı bellidir. Oysa sözleşmenin tanziminden sonra bu prim katsayısı yasa ile artırılmış ve davacıya sözleşmenin tanzimi sırasında öngörmesi mümkün olmayan ilave bir külfet getirmiştir. Sözleşmenin az yukarıda anılan hükmü tarafların gerçek amaçlarına göre yorumlandığında yasada bir değişiklik yapılacağı ve böylece davacının çalıştırdığı işçiye göre daha fazla prim ödeyeceği öngörülmüş olsa idi davacı lehine, davalının bu farkı da ödemeyi kabul edeceği sonucuna ulaşmak mümkündür. Aksinin kabulü hayatın olağan akışına ve sözleşmenin kurulması sırasında sağlanan tarafların karşılıklı çıkar dengelerine de uygun düşmemektedir. ... Bakanlığının dosya içinde mevcut düşüncesi de bu sonuca etkili olamaz. Öyleyse davacının sözleşme yapıldıktan sonra kabul edilen yasa hükmü nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı SSK prim farklarının da davalıdan talep edebileceği kabul edilmeli ve bunun sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-Bozma şekil ve sebebine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. 2008/4804-10595 SONUÇ:Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.